ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ...Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/04/2013 tarihinde gece saat 03:00 sıralarında, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ve davalı ,.... idaresindeki ... plakalı araç ile bu aracın seyir yönüne doğru ışıkla yönlendirilen kavşakta U dönüşü gerçekleştiren davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı olan müteveffa sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarla neticelenen davaya konu kazanın meydana geldiği, bu kazada ağır şekilde yaralanan ve kazaya bağlı aldığı yaralar nedeniyle kaldırıldığı hastanede 09/07/2013 tarihinde vefat eden ... ın davacı ... ın eşi, diğer davacılar ... , ... (...), ... (...), ... , ... ve ... ın babaları olduğu, ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalındığı, davalı sürücünün kusuru sonucu kazanın meydana geldiği, karşı aracın trafik sigortacısı ve müteveffa sürücünün kasko sigortacısı olması hasebiyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, bu ihbar üzerine davalı sigorta tarafından 05/11/2013 tarihinde kasko poliçesi ferdi kaza teminatı kapsamında 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktara tekabül eden avukatlık ücreti ve masrafların ödenmediği, ayrıca davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğu ve ihtiyari mali mesuliyet başlığındaki teminat bedeli olan 50.000,00 TL'nin ödenmesi gerektiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacılar ... ın her biri için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın ve davacı .... için 16.000,00 TL ve diğer davacılar .... ve ... ın her biri için 9.000,00'er TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü yönünden kaza tarihinden diğer davalı sigorta şirketi yönünden ihbar tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Siorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, genel şartlar kapsamında ve 250.000,00 TL azami teminat limitiyle sınırlı olduğu, trafik sigortası kapsamında müteveffa ...’ın hak sahiplerine 06/02/2014 tarihinde 103.170,64 TL ödeme yapıldığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, öte yandan kazaya karışan davacılar desteğin idaresindeki .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde tüm oto sigorta (genişletilmiş kasko) poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının genel şartlar kapsamıyla sınırlı olduğu, davacıların başvurusu üzerine müvekkili şirketin ferdi kaza teminatı kapsamında davacılara 5.000,00 TL ödeme yaptığı, müvekkili şirket nezdinde ferdi kaza sigortası ile teminat altında olduğundan bu ödemenin yapıldığı ve yükümlülüğün tamamen yerine getirildiği, kasko sigorta poliçesi kapsamında başkaca sorumluluklarının kalmadığı, ihtiyari mali mesuliyet teminatı bakımından talep edilen 50.000,00 TL tazminat isteminin yersiz olduğu, zira İMMS poliçesinin ancak Karayolları Trafik Kanunu ile genel hükümlere göre aracın işletenin hukuki sorumluluğunu gerektiren ve poliçe kapsamında ve limitini aşmamak kaydı ile ZMMS hadlerinin üzerinde kalan kısmını temin edeceği, manevi tazminat limitinin 50.000,00 TL ile sınırlı olup 3. kişilere karşı karşı sigortalının sorumluluğunu kapsadığı, somut olayda kazaya karşı aracın sebebiyet verdiğinden kasko sigortasının davacıların iddia ettiği gibi manevi zarar taleplerini karşılamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyabı, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30/07/2013 gün ve ... esas, ... sayılı mirasçılık kararı, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta ve kasko sigorta poliçesi örnekleri, bilirkişi raporları, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; temin edilen kusur raporlarında taraflara değişik oranda kusur yüklendiği, net kusur belirlemesi yapılmadığı, bundan sebep tarafların eşit oranda kusurlu kabul edildiği, davacıların eş ve babaları olan yakınlarının vefatından dolayı ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalındığını belirterek destekten yoksunluk tazminatı talebini karşı aracın sürücüsü ile trafik sigortacısı olan davalılara, manevi tazminat istemini ise karşı aracın sürücüsü ile destek sürücünün kullandığı aracın kasko sigortacısı olan davalılara yönelttiği, ZMMS poliçesi kapsamında davacıların ödeme aldığı ve yapılan tediye tutarının davacılar için hesaplanan destekten yoksun kalma zararından fazla olduğu, davacıların davalı sigorta şirketini ibra ettiği ve bu ibranın diğer davalı sürücü ...e sirayet edeceği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin poliçe limiti dahilindeki kısmının feragat nedeniyle, fazlaya ilişkin kısmının ise esastan reddine; manevi tazminat talebi yönünden, tarafların kusur durumu, ekonomik ve sosyal konumları, baba/eşin vefatının davacılar üzerindeki etkisine göre davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL ve diğer davacılar .... ve ... ın her biri için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü yönünden 30/04/2013 kaza tarihinden diğer davalı sigorta şirketi yönünden ihbarı takip eden 8 iş günü sonra 13/11/2013 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkillerinin desteğin ölümü sebebiyle zarar gören üçüncü kişi konumunda oldukları, olay tarihi itibariyle geçerli genel şartlara göre desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, sonradan genel şartlarda yapılan düzenlemenin ise müvekkillerini etkilemeyeceği, gerçek maddi zararlarının 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, davalı sigortanın müteveffa sürücünün %25 kusuruna yaklaşık olarak denk gelen 231.170,00 TL'yi dava aşamasında taraflarına ödediği, dava ve avukatlık masrafları adı altındaki teminat tutarı olan 5.000,00 TL'nin de davacılara ödenmesi gerektiği, ayrıca hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, yakınlarının vefatının davacılar üzerindeki etkiye ve olay tarihinden geçen süreye göre paranın satın alma gücüne nazaran manevi tazminatın tam kabulü icap ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olay tarihi itibariyle davaya konu kazaya karışan destek sürücü idaresindeki aracın şirketleri nezdinde genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı ve karşı aracın da ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacılar desteği sürücü ... ın kendi kusuruyla ölümüne sebebiyet verdiği, kasko sigortası kapsamında davacılara karşı bir mesuliyetlerinin bulunmadığı, kaldı ki davalı ... ın aracın işleteni olduğu ve nihayetinde sigorta poliçe sözleşmesinin tarafı bulunduğu, destekten yoksunluk tazminat talebinin 3. kişileri kapsadığı, sigortalının (işletenin) eyleminden sorumluluğu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölenin üçüncü kişi sayılmayacağı ve davacıların müvekkili şirketten desteklik zararı talebinde bulunmayacağı, manevi tazminat bakımından davacı yanın ekonomik ve sosyal durumlarına göre takdir olunan manevi tazminat miktarının zenginleşmeye neden olacak nitelikte fahiş miktarlarda olduğu, müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılmadığı, ihtimali kusur değerlendirmesine göre karar verildiği, olayın somutlaştırılıp ona göre kusur tayinine gidilmesi için öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiği, ayrıca hükümde bildirilen delillerinin tartılıp değerlendirilmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... süresinde istinaf yasa yoluna başvurmuş ise de ödemesi gereken nispi istinaf karar harcını yatırmadığı ve ilk derece mahkemesince verilen mühlet içerisinde harç noksanlığını gidermediği gerekçesiyle kararın davalı ... tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına dair 10/01/2023 günlü ek karar verilmiş, davalı bu ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmamıştır. İSTİNAFA CEVAP : Taraflar istinafa cevap vermemişlerdir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar, trafik kazası sonucu eş ve babaları olan ... ın vefatı sebebiyle maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek karşı aracın sürücüsü ile trafik sigortacısı ve ölenin sürücüsü olduğu aracın ihtiyari mali mesuliyet (kasko) sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin poliçe sınırları içindeki kısmının feragat nedeniyle, fazlaya ilişkin kısmının ise esastan reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ... in davacılar desteği ... ın taksirle ölümüne ve dava dışı bir kişinin de taksirle yaralanmasına neden olma suçundan TCK.'nın 85/2, 62 ve 51. maddeleri gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek 23/01/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
1.Davacıların desteği olan ... ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araçla, davalı ... in sürücüsü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araç arasında 30/04/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan ... , trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 09/07/2013 tarihinde vefat etmiştir. Davalı .... A.Ş.; hem karşı ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet (trafik sigortası) sigortacısı, hem de ölenin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın ihtiyari mali mesuliyet (genişletilmiş kasko) sigortacısıdır. Ölüm tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe limiti 250.000,00 TL, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe limiti manevi tazminat dahil 50.000,00 TL'dir.
Dava açıldıktan bir gün sonra davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası teminat limitinden davacı tarafa 06/02/2014 tarihinde 103.170,64 TL ödeme yapılmıştır. Davalı şirket tarafından sunulan aktuer raporuna göre davacı eş ... için 82.799,06 TL, davacı çocuk ... (... ) için 3.925,29 TL, davacı çocuk ... için 5.856,77 TL, davacı çocuk ... için 2.918,03 TL ve davacı çocuk ... için 7.671,49 TL pay ayrılmış, davacı çocuk ... (... ) için pay ayrılmamış, davacı çocuk ... dikkate alınmamıştır.
Yargılama devam ederken yine davalı sigorta şirketi tarafından 28/11/2016 tarihinde yapılan toplam 147.872,92 (Bu miktarın 110.122,00 TL kısmı tazminata mahsuben yapılmıştır) ödeme nedeniyle davacılar tarafından davalı sigorta şirketi trafik sigortası bakımından ibra edilmiş ve yine trafik sigortası bakımından davadan feragat edilmiştir. 110.122,00 TL tazminatın hangi davacı için ne miktar olduğu konusunda dava dosyasında bir bilgi bulunmamaktadır. Bu şekilde davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası poliçe teminat limitinden toplam 213.292,64 TL ödenmiş, geriye 36.707,36 TL limit kalmıştır.
Davacılar vekili, trafik sigortası kapsamında yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat ettiğini beyan etmekle birlikte, 14/02/2017 tarihli duruşmada feragatin kapsamı konusunda açıklamada bulunmuş, feragatin trafik sigorta poliçesine ilişkin olduğu, poliçe limitini aşan kısım yönünden maddi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Bu beyana göre davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi nedeniyle bir sorumluluğu kalmadığı gibi, davalı araç sürüsü ve işleten ... de poliçe limiti kadar maddi tazminat sorumluluğundan kurtulmuştur.
İlk derece mahkemesince hangi aracın trafik ışık ihlali yaptığı tespit edilemediğinden davacıların yakını ölen sürücü ile davalı sürücüye %50 oranında kusur izafe edilmiş, tazminat bilirkişisinin 07/06/2020 tarihli ek 2. raporuna atıf yapılarak davacıların toplam zararının 151.029,48 TL olduğu, trafik sigortası ve karşı araç sürücüsünden bu miktarın yarısı olan 75.514,74 TL'nin talep edilebileceği, trafik sigortacısı tarafından bu meblağın üzerinde ödeme yapıldığı, davacıların bakiye destek zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle trafik sigorta limiti üzerinde kalan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi ek 1. ve 2. raporunda destek ... in geliri hesaplanırken, ... Odası yazısına atıf yapılarak desteğe ait 10 tezgahın sadece birinde ve o da 6 gün olmak üzere çalışabileceği, bu durumda aylık net kazancının 1.650,00 TL olabileceği ve bu miktarın asgari ücretin 1,9455 katı olduğu şeklinde değerlendirme yapılarak, kâr miktarı üzerinden tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, desteğin rapor tarihine kadar bilinen geliri ile rapor tarihinden sonra farazi gelirinin daha net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir.
Bu bakımdan desteğin gelirinin somut ve ispata yarar delillerle sübuta ermediği dikkate alınarak, desteğin açık ve kapalı olmak üzere toplam 10 adet pazar yeri tahsisi bulunduğu iddia edilmekle, tahsis sahiplerinin ölümü üzerine bu tahsislerin kendiliğinden son bulup bulmadığı veya yasal mirasçılarına geçip geçmediği konusu üzerinde durularak, yasal mirasçılarına geçtiğinin veya geçmesine engel bir hal bulunmadığının tespit edilmesi halinde pazar tezgahının kiraya verilmesinden dolayı kira gelirinde bir azalma olmayacağından davacıların kiralanan pazar yeri tahsislerinden dolayı bir zararlarının olmadığı, yasal mirasçılarına geçmeden son bulması halinde ise destek yaşasa idi pazar yeri tahsis süresi sonuna kadar kira geliri kaybı olacağından kiradan kaynaklanan olası vergiler ve harç gibi giderler düşülerek kira kaybı zararının belirlenmesi, kiraya verilmeyen yerler için ise satıştan kaynaklanan kâr değil, yaptığı işe harcayacağı bedensel emek ve mesaisinden kaynaklanan günlük kazancının, diğer bir anlatımla kendisi yerine bir başkasının çalışması halinde ona ödenecek günlük ücretin tespiti ile zarar hesabında bu miktarın esas alınmak suretiyle yapılması gereklidir.
Desteğin ve davacı mirasçılarının miras yoluyla pazar yerlerini işletmeleri halinde miras yoluşla geçen yerlere münhasır tüm ticari defter ve vergi kayıtlarının getirilerek desteğin yaptığı işin büyüklüğüne göre aralarında semt pazarcılığı işletmeciliğinden anlayan bilirkişi kurulu marifetiyle, semt pazarcılığı işi için işletmeye dışarıdan üçüncü bir kişinin görevlendirilmesi halinde bu kişiye ödenecek ücretin olay tarihi olan 2013 yılından bu güne kadar her yıl ayrı olacak şekilde aylık gelirinin tespiti yapılarak, davalı sigorta şirketi tarafından 28/11/2016 tarihinde yapılan 110.122,00 TL tazminat ödemesinin hangi davacı için ne miktarda olduğunun gerek davacılardan ve gerek davalı sigorta şirketinden sorularak, dosyanın yeniden aktuer bilirkişiye tevdii ile ilk olarak hangi davacının olay tarihi itibariyle destek zararının bulunduğu, hangi davacının destek zararı bulunmadığı, ikinci olarak tespit edilecek gelire göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 06/02/2014 tarihinde 103.170,64 TL ödemenin, ödeme tarihindeki veri ve koşullar ile desteğin o tarihe kadar bilinen geliri itibariyle her bir davacı adına yapılan ödemenin o davacının destek zararını karşılayıp karşılamadığı, karşılamıyor ise 28/11/2016 tarihinde yapılan ikinci ödeme tarihi itibariyle toplam ödemenin, ödeme tarihindeki veri ve koşullar ile desteğin o tarihe kadar bilinen geliri itibariyle her bir davacı adına yapılan ödemenin o davacının destek zararını karşılayıp karşılamadığı, karşılamıyor ise hüküm tarihine yakın destek zararlarının ne olacağı konusunda mütalaa alınarak, trafik sigorta poliçe limiti üstünde kalan destek zararın davalı sürücü ve işleten olan ... den , olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre davacıların desteğinin sürücüsü olduğu ve aynı zamanda davacı ... (... ) ... ın işleteni ve sigortalısı olduğu aracın ihtiyari mali mali sorumluluk sigortacısından destek zararı talebinde bulunabileceklerse davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Yine ilk derece mahkemesince, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre davacı ... (... ) ... ın işleteni ve sigortalısı olduğu ve tüm davacıların eş ve babaları olan ölenin sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle o aracın ihtiyari mali mali sorumluluk sigortacısından manevi tazminat talep edip edemeyecekleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin (maddi olayda olduğu gibi hüküm kurmaya elverişli tazminat raporu alınmadan) toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Hüküm kurmaya elverişli olmayan tazminat bilirkişisi raporları dikkate alınmak suretiyle eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin maddi tazminata yönelen istinaf istemi ile davalı ... A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelen istinaf istemi ile davalı .... A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ....Karar sayılı, 22/02/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4.Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5.Davacılar ve davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, başvuru sırasında peşin ödenen 80,70 TL istinaf karar harcının davacılara; 685,00 TL istinaf karar harcının ise davalı ....Sigorta A.Ş.'ye isteği halinde iadesine,
6.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7.İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin ....takip sayılı dosyasına icranın geri bırakılması kararı için yatırılan teminatın iadesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 03/04/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.