4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı ...'den alacaklarının tahsili için başlattıkları İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... , ... ve ... Esas sayılı icra takipleri nedeniyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün... talimat sayılı dosyasında yapılan hacizlerde davalının borcu karşılayacak malı tespit edilmediğini belirterek, davalının , İzmir Bornova 2. Bölge, ... mahallesi ... Ada, 1 parselde bulunan 6/20 arsa paylı zemin asma kat 1 nolu işyerini 4/20 arsa paylı 1. Kat 2. Nolu işyerini ve 6/20 arsa paylı 2. Kat. 3 nolu işyerini alacaklarını zarara uğratmak amacıyla 8/10/2008 tarihinde önce davalı ... ...'ye; ...'nin 8/6/2009 tarihinde bu paylarını ...'a; ...'ın da 18/6/2009 tarihinde ...'a satış suretiyle devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; Haksız davanın reddini talep etmişlerdir. KANITLAR:- Bilirkişi raporunda özetle;
Mahkememizce davacının alacağının dayanağı olan çeklere ilişkin borcun doğum tarihinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi heyetinden davacı defterleri incelenmek suretiyle rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi heyet raporunda, davacı şirketin sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olmakla birlikte kapanış (ibraz) tasdikleri yönünden de gerekli onaya sahip olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu bu ticari ilişki çerçevesinde davalı ... in davacıya muhtelif çekler keşide ettiği, davalının borcunu ödemediği ve verdiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalının adına kayıtlı taşınmaları mal kaçırmak maksadıyla yakını ve tanıdıkları diğer davalılara devrettiği belirtilmek suretiyle davacı tarafça tasarrufun iptali davası açılmış olup 2007 yılına ait davacının ticari defterlerinde kapanış maddesinin bulunmadığı, 2008 yılı ticari defterlerinin ise ana hesap bazında yazdırıldığı ve detayının olmadığı, bu nedenle davacının ticari defterlerindeki her iki yılın kayıtlarında borç alacak tespiti yapılamadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar bilirkişiler ticari ilişkinin kaydi doğum tarihini 15/08/2017 tarihini olarak belirtmiş iseler de raporlara göre kayıtlarda önceki yıllarda devir işleminin bulunduğu ama 2006 yılına ait ticari defterlerinin ibraz edilmediği, ayrıca 2007 yılına ait ticari defterlerde kapanış maddesinin bulunmadığı 2008 yılı ticari defterlerinin ise ana hesap bazında yazıldığı ve detayının olmadığı ve bu nedenle HER İKİ YILIN TİCARİ DEFTERLERİNDE BORÇ ALACAK TESPİTİ YAPILAMADIĞI, DAVACI DEFTERLERİNİN TTK VE VUK UYARINCA USULÜNE UYGUN TUTULMADIĞI VE DELİL OLARAK DAYANILAMAYACAĞI, tasarrufun iptal davasında borcun doğum tarihinin belirlenmesi İİK 277 uyarınca açılan tasarrufun iptalinin görülebilmesi için görülebilirlik şartlarından biridir kanaatine varılmıştır. -Erzincan İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir. -İstanbul .... İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir. -İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir. -Bornova Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE
Mahkememizce verilen 30/05/2015 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 10/03/2015 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile "Tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Somut olayda taşınmazı borçludan satın alan davalı ...’e yapılan tebligat usulüne uygun olmadığı gibi bu tebligat nedeni ile posta görevlisi hakkında ceza davası açıldığı ve sanık olarak alınan ifadesinde de suçunu ikrar ettiği anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması doğru bulunmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş olup Mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen 14/11/2017 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararı, Yargıtay .... H.D.’nin 23/11/2020 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı ilamı " Dava,
İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir. Somut olayda davacının dayandığı icra takip dosyalarında borcun kaynağı olarak 20/11/2008 tarihi ile 05/10/2009 tarihlerini kapsayan dönemde düzenlenmiş olan çekler gösterilmiş olup, iptali istenilen tasarruf ise 08/10/2008 tarihlidir. Bu nedenle davacının alacağının tasarruf tarihinden sonra doğduğu görülmektedir. Ancak uygulamada daha önceki tarihli hukuki veya ticari bir ilişki nedeniyle sonraki tarihli senet veya çeklerin düzenlendiği de bir vakıadır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda her ne kadar davacının tuttuğu ticari defterlerin kapanış tarihlerinin olmaması nedeniyle lehine delil olma özelliğinin bulunmadığı bildirilmiş ise de aynı bilirkişi raporunda davacı alacaklı ile borçlu davalı arasındaki ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce 15/08/2007 tarihinde başladığı bildirilmiş, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturalar da bu hususu teyit etmiştir. Bu durumda davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile bozularak Mahkememizin 2021/28 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş olup Mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen 23/12/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 14/11/2022 tarih ve... ve ... Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; bilirkişiler her ne kadar borcun doğum tarihini 15.08.2007 olarak belirtmişler ise de, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olmadığı, bu nedenle delil olma vasıfları ve niteliklerinin bulunmadığı, borcun doğum tarihi net ve doğru olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava;
İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir. Bu husus, dava şartı olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava şartı gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda her ne kadar davacının tuttuğu ticari defterlerin kapanış tarihlerinin olmaması nedeniyle lehine delil olma özelliğinin bulunmadığı bildirilmiş ise de aynı bilirkişi raporunda davacı alacaklı ile borçlu davalı arasındaki ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce 15/08/2007 tarihinde başladığının bildirildiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların da bu hususu teyit ettiği belirtilerek, bu durumda davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gereğine değinilmesine karşın mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen, yine davacının usulüne uygun tutulmayan defterlerine delil olarak dayanması ve lehine sonuç çıkarılmasının TTK ve usul hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar davacının ticari defterleri kapanış tasdikleri olmaması nedeniyle usulüne uygun değil ise de, ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce 15.08.2007 tarihinde başladığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların da bu hususu teyit ettiği ve ticari defterleri desteklediği anlaşılmış olup, bozma ilamında da bu husus belirtilerek davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabulü ile davanın esasına girilmesi gerekirken, aynı gerekçe ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun, yani buna dair dava şartının gerçekleştiğinin kabulü ile davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile bozularak yukarıda belirtilen esas numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamından önce Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önce 15.08.2007 tarihinde başladığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların da bu hususu teyit ettiği ve ticari defterleri desteklediği anlaşıldığından davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabulü davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1)... Hakkındaki davanın reddine ilişkin verilen Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmakla bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına B-1)Davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davaların kabulü ile dava konusu taşınmazların işlem tarihi itibariyle belirlenen toplam piyasa değeri 268.870,00 TL' nin (İstanbul .... İcra Müd. ..., ... ve ... sayılı takip dosyalarındaki alacak ve feri leriyle sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ...dan alınarak davacıya verilmesine
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.366,51 TL nispi harçtan peşin alınan 3.172,50 TL harcın ve 4.013,21 TL harcın düşülmesi ile kalan 11.180,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacının yatırmış olduğu 15,60 TL başvurma harcı, 3.172,50 TL peşin harç ve 4.013,21 TL peşin harç toplamı olan 7.201,31 TL'nin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu 644,90 TL'si tebligat-posta gideri, 2.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri ve keşif mahkeme yolluğu 65,00 TL olmak üzere toplam 2.709,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 42.330,50 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacının yokluğunda davalıların yüzüne karşı tebliğden itibaren 15 gün süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)