8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
----sayılı YETKİSİZLİK KARARI ile Mahkememize tevzii edilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının, davalı taraftan olan alacağını tahsil etmek için öncelikle ------- yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, ilgili ihtarname davalı tarafa 22.11.2021 tarihinde tebliğ olduğunu, ancak ilgili ihtarnameye rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını, ihtarnameye cevap verilmemesi ve alacağın tahsil edilememesi nedeni ile davalı taraf ile arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı alacak sebebi ile, davacı tarafından keşide edilmiş olan faturalar ve cari hesap ilişkisi içerisinde fazladan yapılan ödemeleri gösterir havale dekontları ile birlikte ------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davacıya, ----- şantiyesinde davalı tarafa muhtelif elektrik işleri yaptırıldığını, davalı tarafça yapılan işler karşılığı fatura edilerek, davacıya gönderildiğini, daha sonra davalı taraf ile davacı arasında mevcut işlerde meydana gelen bir takım sorun ve aksaklıklar sebebi ile çalışmanın sonlandırıldığını, işlerin devam edileceği düşünülerek yapılan avans niteliğinde ödemeler ve iade faturasından kaynaklanan alacakların davalı tarafın uhdesinde kaldığını, davalı taraftan olan alacak miktarının 148.415,00.-TL olarak gerçekleştiğini, bu durum icra dosyasındaki faturalar ve dekontlar sabit olduğunu, davalı tarafın tek amacı ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak olduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile icra takibinin devamına, ticari faizi ile birlikte; davanın kabulüne, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; yetki uyuşmazlığının giderilmesini, davacının davayı kısmi dava olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığını, güncel ----- göre; bu şekilde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu talepler, kısmi dava olarak kabul edilmekte olduğunu, 15.12.2021 tarihli kaza tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere; davacıya ait aracın sürücüsü kusuru ile bir kazaya sebep olduğunu, sürücü, 2918 Sayılı KTK'nun 56. Maddesinde düzenlenen takip mesafesine uyma kuralını ihlal ettiğini, bu nedenle de kazaya sebep olduğunu ve kaza neticesinde araçta ciddi bir hasar meydana geldiğini, kazada davacı şirketin sahip olduğu aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkil şirket, davacının talepleri karşılığında gerekli inceleme ve araştırmaları yaptırdığını, akabinde davacıya 210.000 TL ödeme yapıldığını, nitelikli hesaplamalar sonucu ödemenin yapıldığını, bu ödemeyi az bulan ve kabul etmeyen davacı, kötü niyetli olduğunu, davacıyla her durumda anlaşma imkanı sunulduğunu, aracın yetkili servise yönlendirilmesi için gerekli çabayı sarf ettiğini, ancak davacı tarafın ısrarla afaki taleplerinin olduğunu, bu halde de kendileriyle anlaşma imkanı kalmadığını belirterek öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın değerlendirilmesine ve karara bağlanmasına, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Makine mühendisi, sigorta uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişilerden alınan 20/12/2023 tarihli ortak raporlarında özetle; Davacı adına kayıtlı ----Plakalı ticari tanker (araç) sürücüsü ---- %100 (yüzde yüz) Asli Ve Tam Kusur olduğunu, dava dışı----plakalı ticari çekici ve bu çekiciye bağlı ---- plakalı ------- sürücüsü ---- kusursuz olduğunu, dosya kapsamından davaya konu aracın onarılıp onarılmadığının anlaşılamadığını, Oluşan kaza sebebiyle -----plakalı araçta oluşan hasarın iskontosuz olarak; 500.967,25 TL 4 KDV olarak toplam 591.141,35 TL olabileceğini,Davalı sigorta şirketinin 22.04.2022 tarihinde, davacıya 210.000,00 TL ödeme yaptığını,Dava konusu “çarpma/çarpışma” olayının kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu,Davalı sigortacının 591.141,35 TL tutarındaki hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğunu,Davalı sigortacı tarafından sigortalıya daha önce ödenen 210.000,00 TL'nin mahsubu ile sonuçta davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat sorumluluğunun 381.141,35 TL olduğu,Dava dosyasından, 50.000 TL'lik sigorta bedeli üzerinden kasko poliçesi ile teminat altına alınan “Kasa” ile ilgili herhangi bir onarım işleminin yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, tankerin depo kısmında yırtık meydana geldiğini, dava dilekçesinde açıklayıcı bilgi ve belge de sunulmadığından sigortacılık mevzuatı hususta herhangi bir değerlendirme yapılamadığını beyan ve rapor etmişlerdir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, davalı sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacı sigortalıya ait ------ plaka sayılı araçta meydana gelen bakiye hasar bedelinin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda 15.12.2021 tarihinde ---plakalı araç ile ----- plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında mahkememizce yaptırılan incelemede alınan rapor gereği sürücülerin kusur durumu ve oluşan zarar dikkate alındığında KDV dahil 591.141,35 TL hasar bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 22.04.2022 tarihinde davacıya 210.000,00 TL ödeme yapıldığı ve dava konusu çarpma/çarpışma nedeniyle kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu ve davalının hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu anlaşılmış, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra 381.141,35 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile;
1.381.141,35 TL hasar bedelinin kaza tarihi olan 15.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 26.035,77 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç ile 6.491,86 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 19.382,51 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç ile 6.491,86 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.6853,26 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 214,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00 (2.500,00*3) TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.714,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 59.171,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8.Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile --------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024