Esas No
E. 2023/3612
Karar No
K. 2024/1976
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2023/3612 E.  ,  2024/1976 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/932 E., 2022/1965 K.

Mağdur çocukların zorunlu vekillerinin 09.02.2021 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılması gerektiğini beyan etmeleri karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma talebi sorularak katılma konusunda bir karar verilmesi gerekli ise de; zorunlu vekillin hükmü temyiz etmiş olmakla katılma iradesini açıklamış sayılacağından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mağdur çocuklar ..., ..., ..., ...'un davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av....'in de katılanlar vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;

A. Sanık ...

Hakkında Çocukları Dilencilikte Araç Olarak Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Olarak; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2.Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli kararı ile sanık ... hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli kararı ile katılanlar vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan dolayı verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan mağdurlar vekilinin temyiz istemi; sanık ... yönünden atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, sanığın cezalandırılmasının gerektiğine, sanık ... yönünden ise verilen cezanın miktar olarak az olduğuna, sanığın lehe olan kanun hükümlerinden yararlandırılmaması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz istemi, üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kesin ve somut delil olmadan, tanığın soyut beyanlarına göre hükmün kurulduğuna, toplanan delillerin hukuka aykırı olduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesince Mahkemece bir değerlendirme yapılması gerektiğine, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmasının hatalı olduğuna, lehine olan kanun hükümlerinden yararlandırılmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay; sanıkların suç tarihi itibariyle 14, 13, 11 ve 9 yaşlarında olan mağdur çocukları dilencilik yaparken aracı olarak kullandıkları iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ...'nın sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ...'ın ise üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında çocukları dilencilikte araç olarak kullanma dolayı verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine, "sanık ...'ın içerisinde kendi öz oğlu yaşı küçük ... da olacak şekilde ..., ... ve ... isimli küçük mağdurları dilenmeleri amacıyla olay tarihinde kamyoneti ile Bakırköy ilçesinde bir sokağa bıraktığı dilendirdiği ve böylelikle çocukları dilencilikte araç olarak kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği belirlenmekle atılı suçtan cezalandırılmasına yoluna gidilmiş, sanık hakkında aleyhe istinaf gözetildiğinde, olay günü birden fazla çocuğu dilendirdiği belirlenmekle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesinin tatbiki ile cezasında arttırım yapılması" suretiyle sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Çocukları Dilencilikte Araç Olarak Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Olarak; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak;

1.Sanık savunması ile kolluk kuvvetleri tarafından tutulan 03.03.2020 tarihli olay tutanağı içeriği, tanık beyanı ve tüm dava dosyası kapsamından, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve Mahkemece sanık hakkında verilen cezada; yasal ve yerinde gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ve devamı maddelerinde düzenlenen yasal ve takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla katılanlar vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Çocukları Dilencilikte Araç Olarak Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Olarak; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli kararında sanık ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi. .

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.