8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/667 E. , 2024/2211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açıldığı, Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 21.05.2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin son hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 360,00 TL ve 60,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.01.2022 tarihli ve 2021/25027 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/9270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/9270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un önödemeyi düzenleyen 75. maddesinin, 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değiştirilerek uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların önödeme kapsamına alınması karşısında, 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde tanımlanan suçun bu kapsamda kaldığı ve karar tarihi itibariyle 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin yürürlükte olduğu gözetilmeden, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi değiştirilerek uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödeme kapsamına alınmış olmakla, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki suç için öngörülen ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezası olmakla, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu cihetle Mahkemece, hükümlüye karar tarihinden önce yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.