8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/12473 E. , 2024/2258 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve temyizin vekalet ücretine yönelik olduğunun yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gaziantep 3.
Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarih, 2015/331 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 30.01.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
C. Sanığın denetim süresi içinde 24.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziantep 18.
Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.07.2019 tarihli ve 2019/183 Esas, 2019/505 Karar sayılı kararının ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/537 Esas, 2021/738 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2021/3352 Esas, 2022/3195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraatına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre;
Olay günü Sanık ...'un abisi olan ...'un polise müracaat ederek kardeşi sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığını, evde bulunan ses sistemi içerisinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan ettiği ve evdeki ses sitem içerisinde olan paketlenmiş halde metamfetamin maddesi olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddeyi emniyet görevlilerine teslim ettiği, tanık H.D.'nin emniyet görevlilerine teslim ettiği maddeye ilişkin olarak Kayseri Kriminal Müdürlüğünün 29.06.2015 tarihli raporda ele geçirilen maddenin metamfetamin uyuşturucu maddesini içerdiği tespit olunmuştur. Sanık hakkında her ne kadar uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; Sanık aşamalarda alınan savunma ve beyanlarında 4-5 yıldır uyuşturucu madde kullandığını, evde ele geçirilen metemfetamin maddesinin kendisine ait olmadığını, abisiyle tarla parası meselesinden dolayı tartıştığını, bu nedenle abisinin evde bulup kendisinin sattığını iddia ettiği uyuşturucu maddeyle alakası olmadığını, içici olduğunu, beyan etmiştir.
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kardeşi olan tanık H.D.'nin beyanı dışında başka delilin bulunmadığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair olay tarihi ve öncesi fiziki ve teknik takibin olmaması, kardeşinin beyanı dışında başka bir ihbarın olmaması, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair fiili bir durumun tespit edilememiş olması, sanıkta satışa hazır halde uyuşturucu madde ele geçirilmemiş olması ve ayrıca sanık ... ile müştekileri ... ve Havva Doruk arasındaki silahla tehdit ve basit yaralama suçlarından açılan derdest dava olmasıyla aralarındaki bu husumette gözetilerek sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunun soyut, mesnetsiz iddiadan ibaret olduğu anlaşılmakla sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 24.12.2017 tarihli eyleminin ihbarı ile hüküm açıklanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında kardeşi tarafından sanığa ait olduğu iddia edilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını belirtmesi, sanığın huzurda yapmış olduğu savunmasında kendisinin torbacı şahıstan uyuşturucu madde alarak kullanmış olduğununa ilişkin soyut beyanı, sanığa ait olduğu ileri sürülen uyuşturucu maddenin sanık tarafından torbacı şahıstan alındığına dair bir tespitin bulunmayışı, uyuşturucu madde paketlerinde parmak izi araştırması yapılmamış olması, sanığın uyuşturucu madde kullanımına dair 5271 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca bir araştırmanın yapılmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair soyut beyanının mahkumiyete esas alınamayacağı anlaşılmakla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülerek sanığın beraatine, ilk derece mahkemesi hükmünün bu şekilde düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyizinin kapsamı beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik olup, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede: 1136 sayılı Kanun'un 168 inci maddenin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2021/3352 Esas, 2022/3195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İstinaf mahkemesince verilen hükmün beraate ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 5.500,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi, suretiyle, İstinaf Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.