8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/14053 E. , 2024/2413 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, bir nedene dayanmamaktadır. Cumhuriyet savcısının temyizi, başkasının kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümle sınırlı olup, sanık hakkında hükmolunan cezadan Türk Ceza Kanun'un 269 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İstanbul ilinde taksicilik yapan mağdur ...'nin taksisine binen sanığın 10 TL'lik yol ücretini 200 TL ile ödediği ve 190 TL para üzeri aldığı, mağdurun paranın sahte olduğunu daha sonra anladığı ve polise başvurmadığı ancak sahte parayı muhafaza ettiği, sanığın üç ay sonra yeniden ...'nin taksisine binmek istemesi üzerine mağdurun sanığı tanıyarak polise haber verdiği, kısa süre sonra olay yerine gelen polisin sanığı yakaladığı ve üzerinde yapılan aramada 1 adet daha sahte 200 TL bulduğu, sanığın sahte parayı piyasaya sürmek amacıyla para karşılığı satın aldığını kabul ettiği iddiasına ilişkindir. T.C. ... sahte banknot inceleme ve değerlendirme raporu dosyada mevcuttur.
2.Polis tarafından yakalanan sanığın üzerinde kimlik bulunmadığı, sanığın polise kimliğini ... olarak beyan ettiği ve bu kişinin T.C. Kimlik numarasını verdiği, polis memurlarının Pol-Net sisteminden yaptıkları sorgu sonucu bu kimlik bilgisiyle ilgili sordukları sorulara çelişkili cevaplar veren sanığın parmak izi incelemesi yapılacağını öğrenince gerçek kimliğini polise beyan ettiği hususunun tutanağa bağlandığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1.Mağdurun şikayeti, sanığın atılı suçu kabul etmesi, ele geçen sahte paralar ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı parada sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında başkasının kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan suç için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.10.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.