8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/3932 E. , 2024/2545 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2020 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
3.Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak sanıklar ..., ... ve ... haklarında ayrı ayrı parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis cezası, 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; delil yetersizliğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik araştırmayla karar verildiğine, suç kastının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
1.Dava konusu olay, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma yürütülen sanıklar hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.06.2020 tarihinde verilen ve İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 15.06.2020 tarihinde onaylanan arama kararına göre, sanık ...'in ikametgah adresinde yapılan aramada 1 adet 50,00 TL'lik sahte banknot, ayrıca sanıklar ... ve ... tarafından birlikte ev/işyeri (home ofis) tarzında kullanılan yerde yapılan aramada 39 adet sahte 50,00 TL'lik sahte banknotların ele geçirildiği belirlenmiştir.
2.... İstanbul Şubesince düzenlenen 29.06.2020 tarihli rapor ile suça konu sahte banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, "...sanıklar ..., ..., ..., Enver Gürlek ve ...’un inkara yönelik beyanlarda bulundukları, suça konu paraların sahteliğinin ilk bakışta ve hemen anlaşılabilecek olması ve paraların işyerinde tahta bir kutu içinde ve vitrinde teşhir edilmesi karşısında tedavül kastının bulunduğuna dair delil de olmaması nedeni ile sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla,
CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verildiği " gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesince, istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "...Sanıklar ..., ..., ...'in atılı suçu işlediklerine ilişkin dosyada bulunan delillerin hükümlülüklerine yeter nitelikte bulunduğu, ayrıca T.C. ... raporu ile mahkememizce de gözlemlendiği üzere suça konu paraların sahte olduğu, aldatma (iğfal, sürüm) kabiliyetinin bulunduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduklarının ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamaycağı ancak uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca anlaşılacağının tespit edilmesi karşısında bu üç sanığın suçlarının sabit olduğu ve parada sahtecilik suçundan mahkumiyetleri yerine, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi hükmünün bu yönüyle kaldırılarak sanıklar ..., ..., ...'in eylemlerine uyan TCK'nın 197/1 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar vermek gerekmiş.." belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların savunmaları, kolluk tutanakları, ... raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanık ...'in evinde ve ayrıca ..., ... ve ...'in birlikte kullandıkları ev/işyerinde (home ofis) sahte para muhafaza eden sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2021/817 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.