16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... San. Tic. Ltd. Şti 'nin yetkilisi olduğunu, piyasadan alacaklarına karşılık birçok çek aldığını, çekleri ... Faktoringe ciro ederek karşılığında para aldığını, teminat amaçlı 2.000.000 TL lik senet imzalatıldığını, ödenmeyen 2 adet çek nedeniyle .... İcra Dairesi ... E ve .... İcra Dairesi... E sayılı dosyalardan icra takibi başlatıldığını, ancak yalnızca çek takipleriyle yetinmeyen davalı tarafın imzalanan 2.000.000TL'lik senedin 250.000TL'si açısından da .... İcra Dairesi ....E sayılı dosyadan da takip başlatıldığını, davalı ... şirketi kendisi ile faktoring sözleşmesinin imzalandığı tarihte kendisine teminat olarak verilen kambiyo senedini yasaya ve hukuka aykırı olrak icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin davalı ... A.Ş.'ye ilgili senetten dolayı borçu olmadığının tespitine, ilgili senedin takibi olan .... İcra Dairesi ....E sayılı dosyanın iptaline, ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından ödenen 250.497,33TL meblağın ödeme tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalı şirkete borçlu olmadığı ile icra dosyasına ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkememizin 03/02/2023 tarihli ara kararı ile; dava dilekçesinde .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının dayanağı olan 2.000.000 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmekle; 2.000.000 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 34.155,00TL peşin harçtan yatırılan 4.277,87 TL 'nin mahsubu sonucu eksik kaldığı anlaşılan 29.877,13 TL harcı ikmal etmesi bakımından davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilip, aksi taktirde HMK'nın 120. maddesi uyarınca davanın menfi tespit talebi bakımından açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmişse de, davacı vekili 03/02/2023 tarihli dilekçesiyle, ileride menfi tespit davasını ayrıca açma hakları saklı kaymak kaydıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen 250.497,33 TL meblağın ödeme tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının davanın geri alınmasına ilişkin beyanı kapsamında menfi tespit talepli olarak açılan dava, işbu dava dosyasından tefrik edilerek Mahkememizin... Esasına kaydedilmiş, istirdat talebine yönelik olarak yargılamaya işbu esas üzerinden devam olunmuştur.
Mahkememizce 22/03/2023 tarihli ve ... sayılı karar ile arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından 08/06/2023 tarihli 2023/743 esas ve 2023/889 karar sayılı ilamı ile "... Mahkemece tarafların yokluğunda verilen tefrik kararı ile, menfi tespit davasının istirdat davasından ayrılmasına karar verildiği, istirdat davasının da arabuluculuğa tabi olduğundan tutanak ibrazı için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça muhtıra tebliğinden önce arabuluculuğa başvurulduğu ancak görüşmelerin sonuçlanıp tutanak ibrazının 1 haftalık süre içerisinde tamamlanamadığı, ancak tutanağın 23/03/2023 tarihinde dilekçe ekinde ibraz edildiği, mahkemenin tutanak ibrazından bir gün önce yine tarafların yokluğunda dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verdiği anlaşılmıştır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından olan arabulucuya başvuru zorunluluğunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen kişilerin hak arama hürriyetini aşırı derecede zorlaştıracak şekilde yorumlanmaması gerekmektedir. Mahkemenin tarafların beyanlarını almadan yokluklarında verdiği ara kararlar ve usulü işlemlerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." şeklindeki gerekçeyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 31/01/2024 tarihli raporunda; "Davalının tutmuş olduğu yasal defter ve kayıtların uygun olduğu, Davacı ...’un yetkilisi olduğu ... ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin davalı ... A.Ş. ile olan faktoring çalışması sırasında karşılıksız çıkacak 2 çekin vadesi beklenmeden Faktoring Sözleşmesi imzalanması esnasında alınan 2.000.000 TL lik teminat senedinin risk kadar kısmının takibe konulması sonucunda ödenmek zorunda kalınan 250.497,33 TL lik tutar kadar alacağın istirdat koşullarının oluştuğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. 21/11/2012 tarih 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununun 9/2 maddesinde “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.... şeklinde hüküm bulunduğu yine buna göre 04.02.2015 tarihli Resmî Gazete ile çıkartılan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1 maddesinde; “Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan faktoring programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır.” hükmü bulunduğu faktoring şirketi olan davalının bu hükümlere göre faktoring ilişkisine uygun olarak alacağı temlik almadığı, davalı şirketin senedin teminat senedi olmadığını, davacıdan kambiyo ilişkisi çerçevesinde alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, bu haliyle davalının takibe konu senette yetkili hamil olmadığı, davalı tarafından yetkili hamili olmadığı teminat senedi ile davacı hakkında icra takibi yapılarak tahsilat sağlandığı anlaşılmakla davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile takip dosyasına ödenen bedelin istirdatına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ödenen 250.497,33 TL'nin 20/11/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
2.Alınması gereken 17.111,47-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 4.277,87-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.833,60-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 12.833,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 39.574,60-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacının yaptığı ilk masraf 179,90 TL, bilirkişi ücreti 2.500,00 TL, posta gideri 169,00 TL olmak üzere toplam 2.848,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı,
HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/03/2024 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır