Esas No
E. 2024/387
Karar No
K. 2024/615
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/387 Esas

KARAR NO: 2024/615

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/12/2023 (Ara Karar)

NUMARASI: 2023/189

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 03/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin "..." olarak bilinen grup şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkilin 2014 yılında davalıdan danışmanlık hizmeti aldığını, müvekkil, yine davalı şirket yetkilisinin yetkili şahıs olduğu dava dışı ... A.Ş 'den hem danışmanlık hizmeti aldığını hem de dava konusu "... " markası iş bu şirket adına kayıtlı iken, şirket ile birlikte marka dahil olacak şekilde tüm mal varlığı ile satın aldığını, ... ile müvekkil arasında haksız rekabet ve şirket devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı dava konusu "...." ibareli markayı hiçbir şekilde kullanmayacağını ayrıca sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca da İstanbul'da ticari faaliyette bulunmayacağını, sözleşmenin süresinin 31.12.2014 tarihinde bitmesine karşılık, davalı 2014 yılında bire bir aynı sektörde ticari faaliyette bulunmak amacıyla, iş bu dava konusu " ... " ibareli markanın adına tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, davalı iş bu markayı kötü niyetle tescil etmiş olup bu durumun 6769 Sayılı SMK' nın 6/9. maddesine aykırı olduğunu, davalının müvekkile ait "..." ibareli markayı google arama motorunda anahtar sözcük olarak kullanığını, bu nedenlerle davalı adına tescilli...,..., ... ibareli markaların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı adına tescilli davalı adına tescilli ... , ..., ... ibareli markanın kullanımın durdurulmasına, engellenmesine ve men'ine, davalı markasına haiz her türlü katalog,broşür,belge,resim,tabela,antetli kağıt ve reklam ürünü gibi markayı içeren ürünlere el konulmasına, ibarenin yer aldığı instagram, ... ve tüm sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve durdurulmasına, dava konusu markaların , markanın tescilli olduğu alanda ve davalı yanca, her türlü online mecrada anahtar sözcük, kaynak sözcük kullanımının durdurulmasına ve engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/10/2023 tarih ve 2023/189 Esas sayılı ara kararıyla; "İşbu davada davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü talep edildiği hususu da nazara alınarak, dava dilekçesi ve ekli belgelere göre,

HMK'nın 389 ve devamı maddeleri ile SMK'nın 159. maddesi uyarınca, markaların davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk yaşanması ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takdiren 10.000,00 TL teminat karşılığında, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ..., ..., ... sayılı marka tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına" karar verilmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:Davalı vekili itiraz dilekçesi ve duruşmadaki beyanında; müvekkil firma 1999 yılında kurulmuş olup 25 yıldan beri fuarcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilin İstanbul'da düzenlediği fuar Ticaret Bakanlığı'nca teşviki alınan tek fuar olduğunu, fuar markası fuar düzenleme markası olup, fuarda nihai tüketicilerden ziyade sektörde faaliyet veren firmaların katıldığını, son fuara da çoğunluğu yabancı uzman firmaların katıldığını, dolayısıyla tedbir koşullarının oluşmadığını, tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih ve 2023/189 Esas sayılı ara kararıyla; "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, taraf vekillerince dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, dava, davalı adına kayıtlı ...,.., ... sayılı markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, söz konusu hükümsüzlüğü talep edilen markaların davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması, bu cümleden olmak üzere, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması amacıyla verildiği, yerleşmiş istinaf uygulamalarının da (İst. BAM 16. HD., 17/11/2020 tarih, 2020/1877-2020/1919; İstanbul BAM.

16.HD. 07/12/2018 tarih, 2018/3590Esas, 2018/2636 Karar) aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından davanın niteliği ve mevcut delil durumuna göre tedbire itirazın reddine " karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemece tedbir kararına ilişkin itirazlarımızı içeriksel olarak değerlendirme altına almaksızın, İhtiyati tedbir kararının geçici hukuki koruma sağlamasına ilişkin düzenlemelere ve hükümsüzlüğü talep edilen markaların üçüncü kişilere devrine ilişkin her hangi bir yasal dayanağı bulunmayan bir varsayım üzerinden itirazlarımızın reddine karar verildiğini,... Türkçesi ile “...” kelimesi kozmetik sektöründe Türkiye'de ve tüm dünyada kullanılan jenerik bir kelime olduğunu, “Güzellik” veya “Kozmetik” gibi ibareler bu alandaki fuarlarda çok yaygın bir şekilde kullanılmakta olup yalnızca Türkiye'de resmi olarak TOBB 2023 fuar takviminde yer alan ve adında “...” geçen 11 adet, 2024 fuar takviminde ise 6 farklı fuar bulunduğunu,Markaların benzerliğinden söz edilebilmesi için, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin, asli unsurlarının ayniyeti veya üst düzeydeki benzerliğinin, ilgili kamu algısının, somut olay koşullarının, marka içeriği kelime ve şekil unsurlarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, Bu çerçevede marka isimlerinin bir bütün olarak değerlendirilmeleri gerektiğini, iki marka içerisinde yazılı ... ibaresinin ortak olmasından bahisle markaların benzerliğinden bahsedilemeyeceğini, çünkü müvekkil firmaya ait marka ile davalı firmanın markasında geçen “...” sözcüğü, sektör belirtme amacı taşıyan, tek başına ayırt ediciliği düşük ve yenilemek gerekir ise evrensel kullanımlı bir ibare olduğunu, Türk Patent Enstitüsü nezdinde araştırıldığında “...” kelimesinin içerisinde yer aldığı tam 1039 adet marka bulunduğunu, müvekkil firmada tek başına ayırıcı bir özelliği bulunmayan ... kelimesinin yanına fuar organizasyonlarının gerçekleştiği İstanbul'u da yanına alarak markasını tescil ettirdiğini, dolayısıyla belirtilen tüm bu hususlar kapsamında, müvekkil firmaya ait markaların davacı firmaya ait marka ile bir iltibas tehlikesi bulunmadığını,Müvekkil firmanın sahibi ve yetkilisi ... sektörde dünya çapında bilinen tanınan bir kişi olduğunu, müvekkil firma sözleşme ile getirilen rekabet yasağı süresine uygun şekilde 3 yıl boyunca doğrudan veya dolaylı şekilde bir fuar düzenlemediğini, ancak bu süre sonunda sektörden gelen yoğun ısrarlara istinaden ve bir taraftan da ülkeye döviz kazandırıcı bir faaliyet gösterme amacıyla müvekkil firma yeniden fuar organizasyon işlerine başladığını,Davacının “markaların son tüketici ve sektör nezdinde karıştırılmasına” ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, tarafların bu markalar ile hitap ettiği kişi ve kurumların son tüketici denilecek halk veya normal gerçek kişiler olmadığını, tarafların hitap ettiği kitlenin kozmetik sektöründe faaliyet gösteren çoğunlukla kozmetik sanayi ve ticaretiyle uğraşan firma ve kişiler olduğunu,Mahkemece tedbir kararına ilişkin teminat bedelinin düşüklüğü ile ilgili talep ve itirazlarımızın da değerlendirilmediğini, 10.000.-TL gibi çok düşük bir teminat bedeli ile tedbir kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, satışı engellenen markaların değeri üzerinden %20’sinden az olmayacak şekilde bir teminat belirlenmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE

Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalının itirazının reddi kararının istinafıdır.Dava dilekçesindeki talep üzerine mahkemece, "İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takdiren 10.000,00 TL teminat karşılığında, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ..., ..., ... sayılı marka tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına" karar verilmiş, davalı vekilinin tedbire itirazı ise duruşmalı inceleme sonucunda reddedilmiş, bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle (ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile) sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yargılama sırasında davaya konu markanın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde taraf teşkilinin yeniden sağlanmasının gerekeceği, bunun da yargılamayı uzatacağı ve tarafların hakkını elde etmesini güçleştirebileceği, davalı tarafa ait markanın tescil kaydı üzerinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir koyulmasının davalı tarafın marka kullanımını ve ticari hayatını etkilemeyeceği, kaldı ki markanın devri için haklı bir gerekçe sunmaları halinde ihtiyati tedbir kararının yeniden gözden geçirilebileceği, mahkemece takdir edilen teminat miktarında da usule aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.