9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/4508 E. , 2023/9016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarih ve 2015/7905 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2.Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi 10.01.2017 tarihli ve 2015/428 Esas, 2017/15 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istimarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.04.2017 tarihli ve 2017/776 Esas, 2017/739 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanık uzman doktorun dinlenme taleplerinin reddedilerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğine, günümüz çocuklarının teknoloji ile cinsel içerikli filmlere çabuk eriştiği ve erken yaşta ergen olduklarından cinsel ... bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ve kabule göre de, teselsül hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ''SSÇ ...' in öz kardeşi olan yaşı küçük katılan ...'e karşı 2015 yılı ocak ve şubat aylarında öpmek, kalçalarını sıkmak, cinsel organına dokunmak suretiyle aynı suç işleme kastıyla birden fazla kez çocuğun cinsel istismarı suçunu ve yine yaşı küçük katılana karşı bu eylemlerini kimseye söylememesi için 'olanları kimseye anlatma, yoksa döverim' şeklinde vücut dokunulmazlığına yönelik olarak tehdit suçunu işlediği yaşı küçük katılan' ın ve mağdurların birbirine uygun beyanları ve SSÇ'nin iddia edilen filleri işlediğine yönelik samimi ikrarı karşısında sabittir. SSÇ suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğundan kovuşturma aşamasında hakkında Adli Tıp Kurumu'ndan iki kez rapor aldırılmış ve her iki raporda da SSÇ'nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Arz ve izah olunan nedenlerle SSÇ'nin üzerine atılı her iki suçtan cezalandırılmasına'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.04.2017 Tarihli ve 2017/776 Esas, 2017/739 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12..2023 tarihinde karar verildi.