Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/1008
Karar No
K. 2023/3970
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/1008 E.  ,  2023/3970 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/1008
Karar No: 2023/3970
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Enerji Orman Ürünleri Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü Mengen Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla bildirilen Gökçesu Orman İşletme Şefliği sınırlarındaki 879,099m²'lik alanda maden işletme (Galeri ağzı) izni ile ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla bildirilen 1.499,083m²'lik alanda maden alt yapı tesis izninin iptaline yönelik işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu izinlerin ilk defa iptal edildiği tarihte Yönetmeliğin 11. maddesinin yürürlükte bulunan (f) fıkrasında yer alan "Orman idaresine ödenmesi gereken arazi izin bedelinin veya ek devlet hakkının idarelerden kaynaklanan nedenlerden hariç olmak üzere ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi" yönündeki hüküm gereği iptal edildiğinin anlaşıldığı, söz konusu izin iptallerinin daha sonra kaldırılarak izinlerin devamına karar verildiği, Yönetmeliğin 11. maddesinin (f) fıkrasında yer alan hükmün 19/04/2015 tarih ve 29331 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle kaldırıldığı, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte Yönetmelikte ek devlet hakkı ödenmemesi nedeniyle iznin iptal edileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, izinlerin iptali yönündeki Olurlarda izin lehtarının ödeme planına uymaması ve ödemelerini zamanında ödemediğinden dolayı iznin iptal edildiği belirtildiği, izin iptallerinin tebliğine ilişkin işlemlerde ise ek devlet hakkında yapılan ödeme planına ve taahhütnüme hükümlerine uyulmaması nedeniyle izinlerin iptal edildiğinin belirtildiği, bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Yönetmeliğin 11. maddesinde ek devlet hakkının ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi durumunda iptal edileceğine yönelik hükmün yürürlükte bulunmadığı gibi Yönetmeliğin 11. maddesinde "Taahhüt senedi hükümlerine uyulmaması veya rehabilitasyon projesine uygun çalışılmadığının orman idaresince tespiti halinde eksikliklerin altı ay içerisinde giderilmesi için ruhsat sahibi yazılı olarak uyarılır. Bu süre sonunda eksiklikler giderilmediği, taahhüt senedine ve rehabilitasyon projesine uygunluk sağlanmadığı takdirde verilmiş olan izin iptal edilir." düzenlemelerine yer verilmesine karşın davacıya bu yönde herhangi bir bildirimde bulunulmadığından yani Yönetmeliğin 11. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükteki halinde belirtilen usullere uygun olarak izin iptalleri gerçekleşmediğinden dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirket tarafından bu ek Devlet hakkı bedellerinin ödenmesi gerekirken ödeme yapılmadığının anlaşıldığı, taahhütlerin verildiği tarihte arazi izin bedelinin ödenmemesi ve ek Devlet hakkının ödenmemesinin iptal gerekçeleri arasında sayıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.Kesin olarak, 19/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Davacı tarafından, Gökçesu Orman İşletme Şefliği sınırlarındaki 879,099m²'lik alanda maden işletme (Galeri ağzı) izni ile1.499,083m²'lik alanda maden alt yapı tesis izninin iptaline yönelik işlemin iptali istenilmiş, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Yönetmeliğin 11. maddesinde ek devlet hakkının ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi durumunda iptal edileceğine yönelik hüküm yürürlükte bulunmadığı gibi Yönetmeliğin 11. maddesinde kapsamında davacıya bu yönde herhangi bir bildirimde bulunulmadığından yani Yönetmeliğin 11. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükteki halinde belirtilen usullere uygun olarak izin iptalleri gerçekleşmediğinden dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf istemi ise reddedilmiştir.

18.04.2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanunu'nun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 11. maddesinde, "–(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya hammadde üretim izin belgesine dayalı olarak verilen maden arama, işletme, tesis ve altyapı tesis izinleri

a)Hak sahibinin vazgeçmesi,

b)Ruhsatın iptali, .... f) Orman idaresine ödenmesi gereken arazi izin bedelinin veya ek devlet hakkının idarelerden kaynaklanan nedenlerden hariç olmak üzere ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi..." düzenlemesine yer verilmiş, 19.04.2015 tarih ve 29331 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, "(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. (2) Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.

Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesi ile zaman bakımından uygulama konusunda Türk Ceza Kanunu’na yapılan atıf sebebiyle, idari yaptırımlara uygulanacak kanun hükmünün tespiti noktasında, işlendiği zamanın hukuk normları uyarınca suç sayılan bir fiil, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Lehe düzenleme ilkesi, idari yaptırımlar bakımından geçerli olmakla birlikte, idari yaptırım niteliğine haiz olmayan işlemler yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Olayda, Bolu ili, Mengen ilçesi Gökçesu Beldesinde davacı şirket adına ... nolu ruhsat sahasında Bolu Orman Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı Oluru ile maden tesisi ve maden altyapı tesisi izni verildiği, yine ... tarih ve ... sayılı Olur ile maden işletme(Galeri ağzı) izni verildiği, izin kapsamında davacı tarafından ödenmesi gereken 2005-2009 yıllarına ait ek Devlet hakkının ödenmemesinden dolayı icra takibi başlatılarak izinlerin ... tarih ve ... ve ... sayılı olurlarla iptal edildiği, daha sonra davacı tarafından ödenmesi gereken bedellerin güncellenmesi ve ödeme planına göre bedelleri ödemeyi taahhüt etmesi nedeniyle davalı idarece izin iptallerinin ... tarih ve ... ve ... sayılı olurlar ile iptal edilerek izinlerin devamına karar verildiği, devamında davacı şirketin ödeme planına uymaması ve ödemelerini zamanında yapmadığından bahisle verilen izinlerin ... tarih ve ... ve ... sayılı Olurlar ile iptal edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı fiilinin sübuta erdiği hususunda tartışma bulunmamaktadır.

Bu kapsamda, idari yaptırım niteliğinde olmayan maden alt yapı tesis izninin iptaline ilişkin işlem yönünden fiilin işlendiği tarihteki düzenlemelerin dikkate alınması gerekmekte olup, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Yönetmeliğin 11. maddesinde ek devlet hakkının ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi durumunda iptal edileceğine yönelik hükmün yürürlükte olmadığı gerekçesi ile verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, izin iptallerinin tebliğine ilişkin işlemlerde ek devlet hakkında yapılan ödeme planına ve taahhütnüme hükümlerine uyulmaması nedeniyle izinlerin iptal edildiği belirtildiğinden, Mahkemece, Yönetmeliğin 11. maddesinde "Taahhüt senedi hükümlerine uyulmaması veya rehabilitasyon projesine uygun çalışılmadığının orman idaresince tespiti halinde eksikliklerin altı ay içerisinde giderilmesi için ruhsat sahibi yazılı olarak uyarılır. Bu süre sonunda eksiklikler giderilmediği, taahhüt senedine ve rehabilitasyon projesine uygunluk sağlanmadığı takdirde verilmiş olan izin iptal edilir." düzenlemelerine yer verilmesine karşın davacıya bu yönde herhangi bir bildirimde bulunulmadığından yani Yönetmeliğin 11. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükteki halinde belirtilen usullere uygun olarak izin iptalleri gerçekleşmediğinden dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine de yer verilmiş ise de, davacı hakkında ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibi başlatılmış olması ve davacı tarafından ödeme planına uyulmadığı dikkate alındığında, davacıya ayrıca süre verilmemiş olmasının işlemi kusurlandırıcı nitelikte olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Bu durumda, hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işleme karşı açılan davada, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline dair karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.