3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2023/11413 E. , 2024/1944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.02.2020 tarihli, 2019/162 Esas ve 2020/44 sayılı kararı sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, kuvvette, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin 24.01.2022 tarihli, 2020/426 Esas ve 2022/82 sayılı kararı ile kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan Bölge adliye mahmekesi Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dosya Daire'ye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle: Sanığın müsnet suçtan cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın müsnet suçu işlediği konusunda cezalandırılmasına yeter derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel ceza hukuku ilkeside gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yönünde hüküm kurulmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Dairemizin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Özellikle örgütle irtibatın ve faaliyetlerin hangi tarihe kadar devam ettiğinin saptanmasının temini bakımından kullanımında bulunan .... numaralı GSM hattının HTS dökümlerine göre, Ankara ilinde bulunan sabit hatlardan 2012-2014 yılları arasında on kez arandığı, bu aramalardan 5 tanesinin kendisi gibi askeri personel şahıslarla ardışık olduğuna dair kaydı bulunan sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı diğer yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptıkları yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek hükümden sonra gelen sanık hakkında beyanda bulunan E. MISTIK ile birlikte tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de:
Yakalandıktan sonra soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili birtakım bilgiler veren sanığın, fiili statüsünü kabul ve beyan ile pişmanlığını ifade etmesinde şüphe bulunmamakla, bu fiili duruma ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup, tartışılmasından sonra hakkında TCK'nın 221/4-2 nci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin 24.01.2022 tarihli, 2020/426 Esas ve 2022/82 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.