4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/8743 E. , 2010/4002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 03/10/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/04/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar adlarına gelen olmadı, karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar tarafından 15/12/2008 gününde verilen ıslah dilekçesi harçsız olduğu gibi karşı tarafa da tebliğ edilmemiştir. Harcı alınmayan ıslah dilekçesinin hukuki geçerliliği bulunmadığından değerlendirmeye alınamaz ve ıslah dilekçesinde belirtilen istek yönünden inceleme yapılarak karar verilmez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, 15/12/2008 günlü ıslah dilekçesine değer verilmek suretiyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacılar tarafından 10/04/2009 gününde sunulan ıslah dilekçesine karşı davalılar vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuşsa da yerel mahkemece bu savunma değerlendirilmemiştir. Olay, 15/08/2002 günü gerçekleşmiş olup zamanaşımı savunması ile karşılanan ıslah, 10/04/2009 gününde yapılmıştır. Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi, ıslah dilekçesinin verildiği 10/04/2009 gününde geçmiş olduğundan, 10/04/2009 günlü ıslah dilekçesi ile artırılan bölümün zamanaşımı nedeniyle reddedilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c)Davalılar, olayda yaşamını yitiren desteği sırf hatır için taşıdığını savunmuşlardır. Hatır taşımacılığında yalnız yolcunun yararı söz konusu olduğu ve taşıyanın karşılıksız olarak onu taşıdığı bu gibi durumlarda Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince zararın bir bölümünün tazminat alacaklısının üzerinde bırakılması gerekir. Yerel mahkemece, olayda hatır taşıması olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
d)Dava dışı sigorta şirketi tarafından davacılara 4.000,00 TL tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödemeler herhangi bir güncelleme yapılmadan indirilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı gün ile tazminat hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği gün arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirdiği yasal faiz güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminat tutarından indirilmemiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.