Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/4315 E. , 2023/6604 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : Milli İstihbarat Teşkilatında İstihbarat Uzman Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi zararının yasal faiziyle tazminine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:
İlk derece Mahkemesince verilen karar ile istinaf Dairesince verilen kararların gerekçelerinin farklı olduğu, ilk derece Mahkemesince verilen kararda yer alan 2010 yılı KPSS sınavı ile ilgili hususların gerçeği yansıtmadığı, hakkında 2010 yılı KPSS sınavı ile ilgili hiçbir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı, yine karar içeriğinde yer aldığı şekli ile örgüt mensubu hiç kimse ile görüşmesinin ya da bağlantısının bulunmadığı, eşinin kamu görevinden çıkarılmış olmasının FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olduğunun kanıtı olamayacağı, eşi hakkında kesinleşmemiş ceza mahkumiyetine ilişkin hususların kendi dosyasında gerekçeye alınmasının hem masumiyet karinesine hem de cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, eşinin kardeşi ile ilgili iddialar ile ilgili olarak ise bu kişi ile görüşmediğinden bilgi sahibi olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı gibi açılmış bir davanın da bulunmadığı, ayrıca açılmış bir soruşturmanın bu hali ile gerekçe olarak gösterilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının istihbarat mesleğinin gereklerinden olan güvenilirlik vasfını kaybetmemesi ve devam ettirmesi mecburiyetinin olduğu, bu yönde Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ihmale gelmeyen bir sorumluluğu bulunduğu, davacı hakkında yapılan soruşturmada kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek tespitler bulunduğu, ayrıca dava konusunun davacının cezai sorumluluğundan bağımsız olarak, kamu görevinde kalmasının uygun olup olmadığına ilişkin olduğu, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen tedbirde şart olarak belirtilmemesine karşın davacı hakkında usule uygun yürütülen idari soruşturma sonucu karar verildiği, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sürecinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan: "...somut olayda tanıklar E.Ç., A.S. ve F.Ö.'in mahkememizce itibar edilen mezkur beyanlarında sanık ile ilgili anlatımlarında yer, zaman ve olay bildirdikleri, bahse konu MİT teftiş kurulu raporunda, sanığın örgütsel irtibatlarına ilişkin tespitlerin olduğu, eski bir Teşkilat mensubu olan eşinin de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında işlem gören şahıslardan olduğu ve öğrencilik döneminde FETÖ/PDY üyesi şahıslarla aynı evde kaldığı, yine sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında işlem yapılan kişiler ile FETÖ/PDY tepe yöneticilerinden R.A. ile irtibatlarının olduğu, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı, örgütün hiyerarşisinde bulunduğu,...sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin MİT'e katılmadan önce başladığı, bu hususun tanık A.S.'ın mahkememizce itibar edilen soruşturma beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık ile MİT Teşkilat sınavını kazanana kadarki süreçte iki defa örgütsel anlamda görüştüğünü, sınavı kazandıktan sonra da sanığı H.K. ile tanıştırdığı şeklindeki beyanı ile dosya kapsamında diğer tanık F.Ö.'in, MİT'e katılmadan önce örgüte ait olan Balgat'ta bulunan kurumlara hazırlık çalışma evinde kaldığı, örgüte müzahir toplantılara katıldığına yönelik beyanlarından anlaşıldığı, tanık E.Ç.'ın, sanığın kardeşi ile olan arkadaşlığı neticesinde vakıf olduğu sanığın 2010 yılı KPSS ile MİT'e atandığı ve cemaat mensubu olduğu, eşi ile ablalar denilen cemaatçiler tarafından tanıştırılarak katalog evliliği yaptığı gibi bilgileri önce ihbar sonra TEM şubede beyan ettiği, sanığın daha sonra 2012 yılında MİT'te göreve başladığı, böylece örgütün ideolojisini benimseyerek örgüte dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, ... " tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında Teşkilatın iç güvenlik ve tahkikat birimlerince yapılan araştırma, teknik tespit ve analizler ile Teftiş Kurulu Başkanlığınca yürütülen soruşturma neticesinde davacının; 2010 KPSS'de FETÖ/PDY terör örgütünün organize ederek yönlendirmesi ile kopya çeken şahıslardan olduğuna dair kayıtlara intikal etmiş bilgi bulunduğu, davacının eşinin; FETÖ/PDY bağlantıları sebebiyle kamu görevinden çıkarılan Teşkilat eski personeli olduğu, üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY kontrolündeki dershaneye devam ettiği, teşkilat eski personeli olan bir şahsın "anılanın Çin'de üniversite eğitimi aldığı dönemde FETÖ/PDY'ye ait öğrenci evinde kaldığını" beyan etmesi üzerine savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ve denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldığı, davacının eşinin kardeşinin; 01/01/2014'ten sonra Bank Asya'daki hesabının bakiyesini artıran şahıslardan olduğu hususlarına yer verilmiş ise de, davacı hakkında somut verilerle desteklenmeyen istihbari bilgiler ile davacı ile doğrudan ilgili olmayan, davacının eşi ile davacının eşinin kardeşi hakkındaki bu tespitler, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak olarak değerlendirilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.