Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/2146
Karar No
K. 2023/3764
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2146 E.  ,  2023/3764 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/2146
Karar No: 2023/3764
DAVACI: …

Dernekleri Federasyonu

VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU : 01/03/2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemidir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin; Anayasanın 45 ve 56. maddelerine aykırı bir düzenleme olduğu, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanların madencilik faaliyetlerine açılması sonucunu doğuracağı ileri sürülmüştür. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi uyarınca, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği, nitekim Danıştay Sekizinci Dairesinin daha önce de bu yönde kararının bulunduğu öne sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı savunulmaktadır.

Esasa ilişkin ise, Anayasanın 124. maddesi uyarınca yönetmelik çıkarma yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, yeni ekonomik ve sosyal gelişmeler ile birlikte ülkenin artan enerji ihtiyacının öncelikle yerli kaynaklardan karşılanması ve bu yöndeki faaliyetlerin zeytinlik alanlarda kayıp yaşanmadan, dengeli bir biçimde sürdürülmesi amacıyla dava konusu Yönetmeliğin yayınlandığı öne sürülmüştür.

Zeytinlik sahaların düzenleme altına alındığı 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 1939 yılında zamanın şartları dahilinde yurt çapında bulunan yabani zeytinlerin aşılattırılması ve bu suretle zeytin ve zeytinyağı üretiminin arttırılarak ülke ekonomisine katkı sağlamasını temin ve teşvik maksadıyla hazırlandığı, enerji kaynaklarına duyulan ülke gereksiniminin de kamu yararına haiz olduğu, enerji kaynaklarının günlük yaşamın ve üretimin en önemli yapı taşı olduğu, enerjinin kesintisiz, güvenilir ve en uygun şekilde temini ve bu faaliyetlerin uygun fiyatlarla sağlanabilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Dava konusu düzenlemenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna aykırı olmadığı, düzenlemede zeytin alanlarının daraltılması değil zeytin ağaçlarının taşınmasının söz konusu olduğu, zeytin ağaçlarının taşınmasının zeytin sahasının daraltılması anlamına gelmediği, sahanın taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise madencilik faaliyeti bitiminde sahanın rehabilite edilerek eski hale getirileceğinin taahhüt edilmesinin zorunlu olduğu ve böylelikle zeytin alanlarının daraltılmasının önüne geçildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü.

Bakılan davada; uyuşmazlık her ne kadar 18.12.2020 tarih ve 2020/62 sayılı Danıştay Başkanlık Kurulu kararı ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu' nun 19/09/2022 tarih ve E:2022/772 sayılı kararı gereği 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince birlikte yapılan toplantıda görüşülerek 02/11/2022 tarih ve 2022/2146 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması istemi kabul edilmiş ise de; bu karara yapılan itiraz sonucu Danıştay İdari Dava Dairesi Kurulu 08/05/2023 tarih ve YD. İtiraz No:2023/257 sayılı kararla davacı federasyonun dava konusu düzenleyici işleme karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar vermiştir. Bununla birlikte Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarihli ve 2023/33 sayılı kararı ile zeytincilik ile ilgili mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünün Dairemizin görev alanında olduğuna karar verildiğinden işin esasına geçilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesinde, federasyonların, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulacağı; her federasyonun bir tüzüğünün bulunacağı hükmüne yer verilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, üst kuruluşun, derneklerin oluşturduğu tüzel kişiliği bulunan federasyonları ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonları ifade edeceği belirtilmiştir.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde iptal davası; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları ileri sürülen idari işlemlerin iptalleri amacıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.

Danıştay içtihatlarında, yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan ve en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin ayrı ayrı dava açabilecekleri düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunmadığı, yalnızca doğrudan federasyonun kendi tüzel kişiliğini ilgilendiren veya kendi üyesi olan derneklerin ortak menfaatini ihlal eden düzenlemelere karşı dava açma ehliyeti bulunduğu kabul edilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı Federasyon tarafından, zeytinliklerin yok olmasına neden olacağından bahisle dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı Federasyonun, kendisine ve üyesi derneklere uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu düzenleyici işleme karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

5.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 13/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog