Esas No
E. 2023/5572
Karar No
K. 2023/6473
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/5572 E.  ,  2023/6473 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/549 E., 2022/502 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının primi ödenmiş 5418 günü olduğununun, 19.07.1989 emeklilik isteminin geçerli olduğunun, 01.08.1989 tarihinden itibaren emekli maaşı almayı hak ettiğini, yersiz sağlık harcaması ve yersiz emekli maaşının borcunun bulunmadığını, 01.07.2015 tarihinden itibaren durdurulan emekli maaşlarının hakediş tarihlerden itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurumun 0618526209 4/1-b, sigortalısı ...'nın 19.07.1989 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.1983 - 19.07.1989 tarihleri arasında 2208 gün isteğe bağlı 4/1 -b, 2490 gün 4/1 -c ve 720 gün askerlik borçlanması yaparak toplam 5418 gün hizmet süresi ile 01.08.1989 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, 31.03.1956 - 31.03.1958 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığını, 4/1-c hizmetlerinde 01.04.1956 - son.09.1956 tarihleri arasında da hizmet bildirildiği, bu hizmetin askerlik borçlanması ile bildirilen hizmetin çakıştığı tespit edildiğini, 4/1 -c hizmetlerinin yeniden istendiğini 2310 gün hizmet bildirildiğini, davacının sigortalılığının yeniden düzenlendiğini, toplam hizmet süresinin 5418 günden 5238 güne düştüğünü, Mülga 1479 sayılı Kanun'a göre 5400 gün şartını yerine getirmediği için yaşlılık aylığının tekrar bağlanmadığını, isteğe bağlı sigortalılığında fazla ödemesi olmadığından dolayı bir değerlendirme de yapılamadığını davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemenin 15.02.2017 tarihli ve 2016/346 Esas, 2017/107 Karar sayılı kararıyla; Kurum'un kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca anılan dönemde davacıyı sigortalı sayan Kurum'un davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı hatanın farkına vararak sigortalılığını iptal etmesinin iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu kanaatiyle; Davanın Kabulü ile, Davacının emeklilik maaşının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, Davacının 01.08.1989 tarihinden itibaren emekli maaşının hak ettiğinin tespitine, Davacının yersiz sağlık harcaması ve yersiz emekli maaşı borcunun bulunmadığının tespitine, davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren durdurulan emekli maaşlarının hakediş tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. 1. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2018/470 Esas, 2019/8190 Karar sayılı Bozma ilamında;

2.1.Mahkemece, davacının 4/1-c kapsamında hangi işi yaptığı, davacının askerlik borçlanmasını Kuruma hangi tarihte yaptığı hususu araştırılmalı, 4/1-c hizmetleri ile askerlik çakışmasının nerden kaynaklandığı belirlenmeli, yine çakışma dışında 1479 sayılı Kanun uyarınca tahsis koşullarının irdelenmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin mevcut şekilde salt iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına aykırılık nedeniyle kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Eldeki davada, 27.09.1933 doğumlu davacıya, Kurum tarafından 19.07.1989 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.1983-19.07.1989 tarihleri arasında 2208 gün isteğe bağlı 4/1-b, 2490 gün 4/1-c ve 720 gün askerlik borçlanması yaparak toplam 5418 gün hizmet süresi ile 01.08.1989 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış iken; adı geçen davacının dosyasının incelenmesi sonucu, 31.03.1956-31.03.1958 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığı, 4/1-c hizmetlerinde 01.04.1956-son.09.1956 tarihleri arasında da hizmet bildirildiği, bildirilen bu hizmetin askerlik borçlanması ile çakıştığının tespit edilmesi üzerine, 4/1-c hizmetlerinin yeniden istenildiğinde 2310 gün hizmet bildirimi yapılması üzerine, Kurum tarafından davacının sigortalılığının yeniden düzenlendiği ve bu kapsamda toplam hizmet süresinin 5418 günden 5238 güne düşmüş olup; 4/1-c hizmet sürelerinin askerlik borçlanması ile çakışma nedeniyle Mülga 1479 sayılı Kanun'a göre 5400 gün şartını yerine getirmediği için aylık şartlarının yitirildiğinden bahisle uyuşmazlığın çıktığı anlaşılmakta ise de; 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca davacı yönünden eldeki davada iş bu şartlar da irdelenmelidir.

Diğer taraftan, davalı Kurum alacağının belirlenmesi bakımından Mahkemece ilgili borç tahakkuk dönemi Kurumdan sorularak, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin "a" ve/veya “b” fıkralarını irdeleyerek davacının hangi kanun maddesi kapsamında sorumlu olması gerektiğinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 18.12.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/415 Karar sayılı Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.09.1933 doğumlu davacıya, Kurum tarafından 19.07.1989 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.1983-19.07.1989 tarihleri arasında 2208 gün isteğe bağlı 4/1-b, 2490 gün 4/1-c ve 720 gün askerlik borçlanması yaparak toplam 5418 gün hizmet süresi ile 01.08.1989 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış iken; adı geçen davacının dosyasının incelenmesi sonucu, 31.03.1956-31.03.1958 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığı, 4/1-c, hizmetlerinde 01.04.1956-son.09.1956 tarihleri arasında da hizmet bildirildiği, bildirilen bu hizmetin askerlik borçlanması ile çakıştığının tespit edilmesi üzerine, 4/1-c hizmetlerinin yeniden istenildiğinde 2310 gün hizmet bildirimi yapılması üzerine, Kurum tarafından davacının sigortalılığının yeniden düzenlendiği ve bu kapsamda toplam hizmet süresinin 5418 günden 5238 güne düşmüş olup; 4/1-c hizmet sürelerinin askerlik borçlanması ile çakışma nedeniyle Mülga 1479 sayılı Kanun'a göre 5400 gün şartını yerine getirmediği için aylık şartlarının yitirildiğinden bahisle uyuşmazlığın çıktığı anlaşılmakta ise de, ... Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün 27.10.2020 tarih ve 458 sayılı cevabi yazısından davacının çakışma nedeniyle iptal edilen 180 günlük sigortalılık süresince 4/1-c sigortalısı olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla 01.08.1989 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı kanaati ile davanın kabulü ile davacının emeklilik maaşının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının 01.08.1989 tarihinden itibaren emekli maaşının hak ettiğinin tespitine, davacının yersiz sağlık harcaması ve yersiz emekli maaşı borcunun bulunmadığının tespitine, davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren durdurulan emekli maaşlarının hakediş tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar vermek gerekmiş, Davanın kabulü ile; Davacının emeklilik maaşının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, Davacının 01.08.1989 tarihinden itibaren emekli maaşının hak ettiğinin tespitine, Davacının yersiz sağlık harcaması ve yersiz emekli maaşı borcunun bulunmadığının tespitine, davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren durdurulan emekli maaşlarının hakediş tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. 2. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/5296 Esas, 2021/10681 Karar sayılı Bozma ilamında;

2.1. Mahkemece, bozma sonrası davacının 4/1-c kapsamında hangi işi yaptığı, davacının askerlik borçlanmasını Kuruma hangi tarihte yaptığı hususu araştırılmış ise de; 4/1-c hizmetleri ile askerlik çakışmasının nerden kaynaklandığı belirlenmeli, yine çakışma dışında 1479 sayılı Kanun uyarınca tahsis koşullarının irdelenmesi gerektiği hususu gözetilmelidir, iş bu hususlar gözetilmeksizin mevcut şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Dairemizin 06.11.2019 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere;

Eldeki davada, 27.09.1933 doğumlu davacıya, Kurum tarafından 19.07.1989 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.1983-19.07.1989 tarihleri arasında 2208 gün isteğe bağlı 4/1-b, 2490 gün 4/1-c ve 720 gün askerlik borçlanması yaparak toplam 5418 gün hizmet süresi ile 01.08.1989 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış iken adı geçen davacının dosyasının incelenmesi sonucu, 31.03.1956-31.03.1958 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığı, 4-1-c hizmetlerinde 01.04.1956-son.09.1956 tarihleri arasında da hizmet bildirildiği, bildirilen bu hizmetin askerlik borçlanması ile çakıştığının tespit edilmesi üzerine, 4/1-c hizmetlerinin yeniden istenildiğinde 2310 gün hizmet bildirimi yapılması üzerine, Kurum tarafından davacının sigortalılığının yeniden düzenlendiği ve bu kapsamda toplam hizmet süresinin 5418 günden 5238 güne düşmüş olup; 4/1-c hizmet sürelerinin askerlik borçlanması ile çakışma nedeniyle Mülga 1479 sayılı Kanun'a göre 5400 gün şartını yerine getirmediği için aylık şartlarının yitirildiğinden bahisle uyuşmazlığın çıktığı anlaşılmakta ise de, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca davacı yönünden eldeki davada iş bu şartlar da irdelenmelidir.

Diğer taraftan, davacı Kurum alacağının belirlenmesi bakımından Mahkemece ilgili borç tahakkuk dönemi Kurumdan sorularak, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin "a" ve/veya “b” fıkralarını irdeleyerek davacının hangi kanun maddesi kapsamında sorumlu olması gerektiğinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan bahisle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalılık başlangıcının gerek 1476 sayılı Kanun'un 14.09.1971 yürülük tarihi ve gerekse 4447 sayılı Kanun'un 08.09.1999 yürürlülük tarihinden önce 4/1-c kapsamında 01.05.1954 tarihinde sigortalı olma-başlama şartı ile 19.02.1989 tahsis talep tarihinde 55 yaşında olma şartını (koşulunu) sağlamakta iken; davada çekişme konusu olan 15 yıl-5400 gün prim ödeme gün sayısı (hizmet süresi) koşulunu, yukarıda yazılı (a) ila (e) bentlerinde belirtilen sürelerde de yerine getirmediğinden/ sağlamadığından; davacıya, 1476 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin yukarıda anılan hükümleri kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması mümkün bulunmamaktadır.

Davacının; gerek 31.03.1956-31.03.1958 tarihleri arası askerlik hizmetini yapmakta iken (bu dönemde 4/1-c kapsamında çalışması-sigortalı olması mümkün değilken) 01.04.1956-30.09.1956 arası 180 gün 4 Emekli Sandığına tabi sigortalı olduğuna dair ... /Aksu Boztepe İnekhanesi yetkililerince Emekli Sandığına hizmet bildiriminde bulunmasında/Şahış düzenlenen Emeklilik Fişi gönderilmesinde), gerek 31.03.1956-31.03.1958 tarihleri arası 20 aylık askerlik süresinin borçlanırken askerlik süresinin 01.04.1956-30.09.1956 tarihleri arası kısmının önceden bildirlimiş sigortalılık süresi ile çakıştığını bilmesinde; gerekse de, tahsisi talep tarihinde hizmet süresinin 5400 gün olduğunun tespitinde ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının belirlenmsinde/ kararı verilmesinde, bir bilgisi ya da dahli olmadığından, yersiz ödemelerin davacının kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmadığı açıktır. Kaldı ki, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27.01.2016 tarih ve 533054 sayılı yazısında, yersiz ödemenin Kurum hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.

Yersiz ödemeler davalı Kurum hatasından kaynaklandığından, davacının 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (b) fıkra hükümleri kapsamında sorumlu olması gerekmektedir. Hatalı işlemin tespit tarihi davalı Kurumun borç tahakkuk tarihi olmayıp hatalı işlemin davacıya bildirildiği yazının tarihi olup, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 11.02.2016 tarih ve 2186194 sayılı davacıya atfen/yönelik düzenlenen yazısında; emeklilik işlemelerinde hatalı işlem olduğu borçlanılan askerlik süresi ile 4/1-c hizmet süresinin çakıştığı 180 günün iptal edildiği ve 5400 gün şartının sağlanmadığı ve aylığın iptal edildiği davacıya bildirlmiştir. Buna göre, davacıya anılan yazı tarihiden geriye doğru 5 yıl süre olan 11.02.2011-11.02.2016 tarihler arası dönemde ödenen yaşlılık aylığı toplam tutarını- asıl borç olarak Kuruma ödenmesinden davacı sorumludur. Davacıya 11.02.2011- 11.02.2016 tarihler arası dönemde yapılan sağlık harcamalarından 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi gereği sorulu tutlmaması gerektiği kanısına varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle;

a)Davacının, askerlik süresiyle çakışan 01.04.1956-30.09.1956 tarihleri arası 180 gün hizmetin iptaline dair Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

b)Sosyal güvenlik mevzuatında askerlik süresiyle çakışan 180 gün 4/1-c zorunlu sigortalılık süresinin isteğe bağlı hizmet süresi olarak tesciline cevaz veren bir hüküm/ düzenleme bulunmmadığı, buna bağlı olarak davacının toplam 5418 gün hizmet süresi bulunduğunun tespitinin mümkün olmadığı,

c)Davacının, yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarından olan 5400 gün prim ödeme / hizmet süresi koşulunu sağlamadığından yaşlılk aylığına hak kazanamadığı,

d)Davacının yersiz sağlık harcaması ve emekli maaşı borcu bulanmadığının tespiti talebine ilişkin olarak;

1.Davacının 11.02.2011-11.02.2016 tarihleri arası dönemde yersiz ödenen yaşlılık aylıkların Kuruma geri ödenmesinden sorumlu olduğu, yersiz yaşlılık aylığına ilişkin borç bildirim belgesinin davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaen 24 ay içinde borcun ödenmesi halinde faizisiz, ödenmemesi ya da kısmen ödenmesi halinde 24 ay sonudan itibaren ödenmemiş tutara yürütülecek yasal faiz ile birlikte sorumlu olduğu,

2.Davacıya 11.02.2011-11.02.2016 tarihleri arası dönemde Kurum tarafından yapılan sağlık harcamalarından davacının sorumlu tutulmaması gerektiği ya da 11.02.2011-11.02.2016 tarihleri arası döneme ilişik sağlık harcamaları borcunununu bulunmadığı kanaati ile; Davanın kısmen kabulü ile;

Davacının Emekli Sandığı'nda geçen hizmet sürelerinden primlerini aldığı ve yıllarca kullandığı halde 01.04.1956-30.09.1956 tarihleri arası 180 gün hizmet süresini askerlik süresiyle çakışıyor diye 15 yıl sonra terkin eden davalı Kurumun işleminin iptaline ve bu sürenin hiç olmazsa isteğe bağlı hizmet süresi olarak tespiti talebi ve primi ödenmiş 5418 günü olduğunun tespiti talebinin reddine; Davacının 19.07.1989 tarihli emeklilik isteminin geçerli olduğunun tespiti talebinin reddine, Davacının 01.08.1989 tarihinden itibaren emekli maaşı almayı hakettiğinin tespiti talebinin reddine, Davacının yersiz emekli maaşı borcunun bulunmadığı tespiti talebinin reddine, Davacının yersiz sağlık harcaması borcunun bulunmadığının tespiti talebinin kabulü ile davacının davalı kuruma yersiz sağlık harcaması borcunun bulunmadığının tespitine, Davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren durdurulan emekli maaşlarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borç tahakkuk işleminin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; sağlık harcamaları yönünden de sorumlu tutulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesinin son fıkrasında; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,

a)2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,

b)4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,

c)6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,

d)8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,

e)10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır., hükmü yer almaktadır.

3.Değerlendirme

Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.

Davacının 4/1-c hizmetleri ile askerlik çakışmasının nerden kaynaklandığı hususu dosya kapsamında anlaşılmamakla; davacının fiilen yapılan askerlik sürelerinin ve 5434 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık sürelerinin celbi ile çakışmanın nedenleri araştırılmalı; yine davacının 5434 sayılı Kanun'a tabi 4/1-c sigortalılığının hangi tarihlerde ve statüde geçtiği tam olarak ortaya konulmalıdır.

Öte yandan; çakışma dönemindeki 5434 sayılı Kanun'a tabi 4/1-c sigortalılığının ilk tahsiste gözetilmediği anlaşılmakla, davacının halen geçerli bir 5434 sayılı Kanuna tabi 4/1-c sigortalılığının varlığı irdelenmeli, davacının 01.08.1989 tarihli tahsis talebine esas alınabilecek bir sigortalılığı bulunup bulunmadığı araştırılarak, tahsis koşulları da elde edilecek bu bilgiler çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.