11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/12780 E. , 2012/7423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2006/104-2010/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Nissan Otomotiv A.Ş."nin bayiliğini yaptığını, davalının dava dışı Warranty firmasını tavsiye etmesi üzerine Nissan marka 2. el araçlara ilişkin uzatılmış garanti sigortası yaptırılması kararı alındığını, bu kapsamda Warranty firması ile işbirliği sözleşmesi imzalandığını, Warranty firmasının sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu ikinci el Nissan marka otomobillere ilişkin garanti riskini, Axa-Oyak ile aralarındaki Yönetim Anlaşması doğrultusunda Axa Oyak'a sigorta ettirdiğini, sigorta poliçelerinde sigorta ettirenin Warranty, sigortalının muhtelif müşteriler olarak gösterildiğini, 01.04.2003 tarihinden 01.05.2004 tarihine kadar yönetim anlaşması çerçevesinde, müvekkili şirketin müşterileri lehine yaptıkları 2. El Uzatılmış Garanti Sigortası kapsamında meydana gelen hasarların müvekkil şirket tarafından giderilerek düzenlenen hasar giderim faturalarının sigorta kapsamında müvekkiline ödenmesi suretiyle nizasız uygulandığını, ancak bu tarihten sonraki hasar bedellerinin ödenmediğini, Axa Oyak Sigorta A.Ş. ve Warranty aleyhine Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4166 esas sayılı dosyasında başlattıkları takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta ettiren konumundaki Warranty’nin TTK'nun 1295. maddesi uyarınca primleri sigortacı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ne ödemediği için Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun halen başlamadığını, Warranty'ye yapılan ödemelerin Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ne yapılmış gibi bir sonuç doğmayacağını, müvekkili tarafından sigortalıya gönderilen yazıların TTK'nun 1295. maddesindeki haklardan feragat niteliğinde olmadığını, 17.09.2004 tarihli ihtarname ile tüm poliçelerin iptal edilmiş bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu tarihten sonra meydana gelen hasarların teminat altında olmayacağını,
TTK'nun 1449. maddesi gereği müvekkili şirketin sigorta ettirenden olan alacağını, sigortalının tazminat alacağından takas etme hakkı bulunduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Warranty ile Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasında imzalanan Yönetim Antlaşması'nda primlerin sigortacı tarafından tahsil edileceği kararlaştırılmış ise de, Nissan marka araçlarla ilgili olarak sigorta primlerinin Warranty tarafından tahsil edilerek, tamir masraflarının bu paradan karşılanması ve kalan miktarın Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ne ödenmesi şeklinde bir uygulamanın tercih edildiği, sözkonusu şirketler arasındaki yazışmalarda davalı ... şirketinin borçlu olunan tutarlarla geri alınacak olan hasar bedelleri arasında mahsup işlemi yapılmasını bir kuvertür notu verilmesi ve önceki dönem kuvertür notlarının geçerliliğinin kabul edilmesi şartına bağladığı, talebin dayanağının Yönetim Antlaşması'nın 3.4 maddesindeki Warranty'nin sigorta poliçelerinin reasürans şirketleri aracılığıyla sigortalanmasını sağlayacağına ilişkin hüküm olduğu, 25.000 USD'lik ödemenin Aralık 2003'te vadesi gelen poliçelere ilişkin olduğu, davacı tarafından dosyaya 31.08.2003 tarihinden sonraki dönem için verilmiş bir kuvertür notunun mevcut olmadığı, Warranty'nin sigorta şirketi ile imzalamış olduğu sözleşme gereğince ve talep edilmesine rağmen reasürör desteğini sağlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı ile, poliçelerde sigorta ettiren durumunda olan dava dışı Warranty A.Ş. arasında imzalanan Yönetim Antlaşması gereğince, dava dışı firma tarafından sigorta ettirilen poliçelerden dolayı, bu firmanın sigorta primlerini tahsil ettiği, hasar bedellerini davacının ve benzer durumda olan firmaların müşterilerine ödediği ve tarafından toplanan sigorta primlerini, gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra davalıya intikal ettirdiği davalı defterleri de incelenmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuyla saptanmış bulunmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kısım koşulları yerine getirilmemiş olsa dahi davalıyla dava dışı Warranty ve Warranty ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler işlerlik kazanmış bulunduğundan kuvertür verilmemiş olması davacının tazminat istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece, emsal alınan ilamda kuvertür notlarının verilip verilmediğinin araştırılmasının belirtilmesi nedeniyle 31.03.2003 tarihinden sonra verilmiş bir kuvertür notunun bulunmaması davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, ilamda anılan hususlarda gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle, bu konuların araştırılmasına değinilmiştir. İlam içeriği de nazara alınarak inceleme yapılan işbu davada ise yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmelerin işlerlik kazandığı, davalı ... şirketinin defterleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı Warranty firmasıyla mahsuplaşmaların yapılarak anılan firmadan yapılan ödemelerin defterlere işlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kuvertür koşulunun gerçekleşmediğine dayalı gerekçesine itibar olunamaz.
Mahkemece, Dairemizin emsal bozma ilamında sözü edilen 25.000 USD'lik ödemenin dava dışı firmanın 31.12.2003 tarihinden önceki borçlarına karşılık yapıldığı saptandığına göre, anılan ödemenin bu tarihten önce düzenlenen poliçelere istinaden kısmi bir prim ödemesi olduğunun kabulü, 31.12.2003 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından ise, davalı, dava dışı firmaya prim tahsil yetkisi vermiş bulunduğundan ve davacı da Warranty firmasının düzenlettirdiği poliçelere istinaden kendi müşterilerine ödeme yaptığından, poliçe düzenlendikten sonra ödeme yapılmış olması halinde, davacının yaptığı bu ödemelerin prim karşılığı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar nazara alınarak davaya bakılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.