Esas No
E. 2022/15299
Karar No
K. 2023/6929
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/15299 E.  ,  2023/6929 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2473 E., 2022/1602 K.

HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/Davanın usulden reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/694 E., 2021/532 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın iadesi talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Kararın yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının desteğinin hayatını kaybettiği kazada, kazanın poliçenin düzenlenmesinden ve sigorta genel şartlarının değişmesinden sonra meydana geldiğini, davanın kaza neticesinde tazminat alıp almayacağına ilişkin hukuki ihtilaftan ibaret olduğunu, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi ve netice itibariyle Yargıtay'ın da yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereğince davanın reddine karar verdiğini, işbu dilekçeleri ekinde Karayolları Trafik Kanunu'nun ve ... genel şartlarında yapılan değişikliklerin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararını mahkemeye tekrar sunduklarını, buna göre davanın reddine gerekçe gösterilen Genel Şartlar ve Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, söz konusu durumun tam da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375(1)a ve ğ fıkralarına tekabül ettiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği yargılamanın iadesine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacılar tarafından ölümlü trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talepli eldeki davanın açıldığı, mahkemenin 15.06.2017 tarihli ilamı ile 2918 sayılı yasanın 92/1-g mad gereğince dava şartı tamamlanmadığından HMK 114/2 ve 115/2 mad gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulen reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 31.12.2018 tarih, 2017/1999 Esas ve 2018/1931 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2. maddesi uyarınca, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacıların davasının reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın bu kez Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderildiği, bu arada davacı vekilinin de 20.10.2020 tarihli dilekçesi ile mahkemeye Yargıtay'a gönderilmek üzere 09.10.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararını sunduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarih, 2019/2205 Esas ve 2020/6115 Karar tarihli ilamı ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği, böylece kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarih, 2019/2205 Esas ve 2020/6115 Karar tarihli ilamı ile kesinleştiği, her ne kadar davacı vekili 23.11.2020 tarihli yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde; Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi kararını dikkate almadığını ve HMK md.375/f.1-(a) ve (ğ) bendinde belirtilen sebeplere dayanarak yargılamanın iadesi kararı verilmesini talep etmişse de 6100 sayılı Kanun'un md.375/f.1-(a)'da belirtilen Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması şartının dosyada oluşmadığı, başka bir deyişle Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmesi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/19841 E., 2020/6786 K. Sayılı 01/07/2020 tarihli emsal nitelikli içtihadı uyarınca iptal kararının kesinleşmemiş tüm davaları da etkileyeceği, eldeki davanın da Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarih, 2019/2205 Esas ve 2020/6115 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, ayrıca Yargıtay 17 .Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarihli kararının davacılar vekilinin sunduğu 09.10.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra olması ve eldeki davanın da Yargıtay kararı ile kesinleşmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun'un md.375/f.1-(ğ)'de belirtilen yasal şartın da oluşmaması nedenleriyle Mahkememizce davacıların Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/1-c ve 379/2 fıkraları uyarınca, ileri sürülen yargılamanın iadesi taleplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazaya ilişkin tazminat taleplerinin reddedildiği, temyiz başvuruları sonucu verilen onama kararının Anayasa Mahkemesinin iptal kararını dikkate alarak vermiş olduğuna dair kabulün hatalı olduğunu, poliçenin 05.07.2015 tarihinde imzalandığını, yasal değişikliğin 27.04.2016 tarihinde yapıldığını, kazanın ise 30.04.2016 tarihinde meydana geldiğini, red kararının Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınmadan verilmesi nedeni ile yargılamanın iadesine ilişkin taleplerinin reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92. maddeleri ile ilgili olarak vermiş olduğu iptal kararının bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden henüz kesinleşmeyen uyuşmazlıklar bakımından uygulanması olanaklı ise de yargılamanın iadesi talep edilen kesinleşen hüküm bakımından uygulanmasına olanak bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/1-c ve 379/2 fıkraları uyarınca ileri sürülen yargılamanın iadesi taleplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmaması sebebiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen tazminat davasına yönelik yargılamanın iadesi talebine ilişkin olup, yargılamanın iadesi talebinin reddi kararının hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kesinleşmemiş davaları etkileyeceği, davacının ise kesinleşen davası için yargılamanın iadesini talep ettiği, bu hali ile yargılamanın iadesini gerektiren kanunda sayılan hâllerden birinin varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog