10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/3668 E. , 2024/436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile fazla ödenen primlerin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.07.2008 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/430 Esas sayılı dosyasından 1268 günlük daha çalışmasının tespit edildiğini, bu çalışmasınında eklenerek bağlanan aylığın yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, ancak Kurumun yeniden 1268 günlük çalışmayı da eklemesi sonucu aylıklarının azaltıldığını ve 2.770,00 TL fazla ödeme yapıldığını iddia ederek müvekkilinin aylıklarından mahsup yoluna gidildiğini belirterek müvekkilinin aktif hizmet süresine Mahkeme kararı ile ilave edilen 1268 günü müvekkilinin emekli olduğu tarihten önceki çalışmalarından kaynaklandığı da göz önüne alınarak müvekkiline bağlanan emekli maaşının arttırılarak farklarının da müvekkiline ödenmesi talebi üzerine iş bu talebin tam tersine müvekkilinin emekli maaşının azaltılarak fazla ödendiği iddia edilen 2.770,90 TL'nin müvekkilinden talep edilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile belirlenecek olan yeni maaş miktarına göre müvekkiline emekli olduğu tarihten itibaren maaş farklarının toptan ödenmesine ve belirlenecek olan yeni maaş miktarına göre emekli maaşının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu, aylığında hata olmadığını buna göre davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, ilk bozma öncesi verdiği kararı ile davanın kabulüne, davacıya 01.01.2014 tarihi itibariyle bağlanması gereken yaşlılık aylık miktarının 1.163,84 TL olduğunun tespitine, davalı Kurumun davacıdan alacaklı bulunmadığı, yersiz ödeme yapılmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, yeni maaş miktarına göre davacının emekli olduğu tarihten itibaren oluşacak farkların davalı SGK tarafından davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1 inci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma öncesi verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, ilk bozma kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 19.06.2008 tarihli tahsis talebine göre 01.07.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya başladığı, Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2012 tarih 2011/430 Esas ve 2012/644 Karar sayılı Kararı ile davacının 1268 günlük çalışmasının tespit edildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, söz konusu sürenin eklenmesi ile davacının Ocak 2014 maaşının 952,60 TL olarak tespit edildiği ve davacı adına 2.768,17 TL fuzuli ödeme çıkartıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının Ocak 2014 maaşının 1.163,84 TL olarak belirlendiği ve Mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı Kurum tarafından davacıya bağlanan aylıkla ilgili hesaplamaya dair karşılaştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Mahkeme kararı ile davacının sigortalılık süresinden sayılan 1268 günün eklenmesinden sonra davacıya bağlanan yaşlılık aylığına ilişkin olarak Kurumun hesaplama yöntemine dair ayrıntılı döküm ve belgeleri getirtmek, buna göre Kurum işlemlerini irdeleyen karşılaştırmalı ve ayrıntılı bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir, denilerek karar ilk kez bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının toplam hizmet süresinin 6376 gün olduğu, aylık bağlama oranına %5 ekleme yapılarak davacının 01.01.2000 öncesi aylık bağlama oranı %65 olarak tespiti gerektiği, davacının tahsis talep tarihi itibariyle 53 yaşında olduğundan yaş nedeni ile herhangi bir ekleme yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının aylık bağlama oranı dikkate alınarak hesaplanan tam aylığın asgari aylığın altında kaldığı, asgari aylık miktarı dikkate alınarak davacının 2000 yılı öncesi kısmi aylığının bilirkişi tarafından hesaplandığı ve hesaplama neticesinde davacıya 01.01.2014 tarihi itibariyle bağlanması gereken aylığın 1.112,18TL olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile 01.01.2014 tarihi itibariyle 1.112,18 TL olarak aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının davalı Kuruma yersiz ödemeden kaynaklandığı iddia edilen 2.770,90 TL borçlu olmadığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir.
C. 2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma sonrası verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, ikinci bozma kararında; bozma sonrasında davacıya bağlanan yaşlılık aylığına ilişkin olarak Kurumun hesaplama yöntemine dair ayrıntılı döküm ve belgelerin getirtildiği ve dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda davacının toplam hizmet süresinin 6376 gün olduğu, aylık bağlama oranına %5 ekleme yapılarak davacının 01.01.2000 öncesi aylık bağlama oranı %65 olarak tespiti gerektiği, davacının tahsis talep tarihi itibariyle 53 yaşında olduğundan yaş nedeni ile herhangi bir ekleme yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının aylık bağlama oranı dikkate alınarak hesaplanan tam aylığın asgari aylığın altında kaldığı, asgari aylık miktarı dikkate alınarak davacının 2000 yılı öncesi kısmi aylığının bilirkişi tarafından hesaplandığı ve hesaplama neticesinde davacıya 01.01.2014 tarihi itibariyle bağlanması gereken aylığın 1.112,18TL olduğu, davacının davalı Kuruma yersiz ödemeden kaynaklandığı iddia edilen 2.770,90 TL borçlu olmadığı değerlendirilmiş ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı Kurum tarafından davacıya bağlanan aylıkla ilgili hesaplamaya dair karşılaştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, Kurum işlemlerini irdeleyen karşılaştırmalı ve ayrıntılı bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Şeklinde ikinci kez karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen son kararı ile alınan 18.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hususların ayrıntılarının yukarıda belirtildiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın bozma ilamı doğrultusunda davalı Kurum tarafından davacıya bağlanan aylıkla ilgili hesaplamanın da karşılaştırılması suretiyle yapıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, hizmet tespiti sonucu ilave gün ve kazançların 03.02.2014 tarihinde aylık değişiklik işlemlerine esas alması ile davalı kurum tarafından sonraki hesaplanan aylığın doğru olduğu, aylığın asgari aylıktan az olması nedeni 506 sayılı Kanun'un geçici 89 uncu madde uyarınca asgari aylık tutarını 521,81 TL’nin zamlandırılarak getirilmesine ilişkin asıl aylık hesaplama işlemlerinin yerinde olduğu, doğru aylığın düzeltilen aylık olduğu, günlerin artmasına rağmen aylığın azalmasının 2000 öncesi asgari aylık korumasının, 2000-2008 arası dönem asgari aylık korumasından fazla olduğu, salt toplam günün 2000 sonrasına eklenmesinin bu nedenle aylıklarda azalmaya neden olacağı anlaşılmaktadır. Yine sigortalılıkla ilgili işlemleri yapma görevi işverene, bu yükümlülüklerle ilgili işlemlerin denetim ve gözetim görevi de kuruma aittir. Bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi kapsamında Kurum hatası kabul edilmesi gerektiğinden 5 yıllık süreden önce ödenmiş tutarlardan fazla ödeme tutarı olan 440,68 TL ile 26,60 TL eksik hesaplanan tutar nedeni ile toplam 471,28 TL den sorumlu kabul edilmeyeceği, borç tutarının 2.768,17 TL-471,28 TL=2.296,89 TL olacağı, yine bu kapsamda 24 ay faiz yürütülemeyeceğinden 03/02/2014+24 ay=03/02/2016 tarihine kadar yasal faiz istenemeyecek olup, yasal faiz tutarı olan 2,73 TL’den de davacının sorumlu tutulmayacağının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlere davanın kısmen kabulüne, a) Davalı Kurum tarafından tahakkuk edilen borçtan davacının 471,28 TL asıl ve 2,73 TL faiz miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b) Davalı Kurum tarafından hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının yerinde olduğunun tespiti ile bu yöndeki talebin reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkında bağlanan aylığın hatalı olarak hesaplandığını ve eksik ödendiğini, buna göre davanın kabulü yerine kısmen reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulü yerine, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve mevzuata uygun olduğunu buna göre davanın tümden reddi gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığı miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile bağlanan aylık miktarının hatalı olup, olmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davacının talebinin kurum işleminden sonra ve işlem iptaline yönelmiş olması karşısında, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde, ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.