4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/1683 E. , 2023/7120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile sigortalı olan aracın 26.07.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttım dilekçesi ile dava değerini 211.627,08 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından 25.12.2018 tarihinde ödeme yapıldığını ve yapılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranın çok yüksek olup gerçeği yansıtmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından %100 kusura göre ödeme yapıldığından ayrıca kusur incelemesine gerek görülmediği, davacının kaza nedeniyle %15 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi ile belirlendiği, alınan bilirkişi raporundan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 211.627,08 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 25.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiğini, usulüne uygun sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı ve başkaca sorumluluğunun olmadığını, %1,8 teknik faiz esas alınarak davacının zararının belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kaza tarihinde çocuk yaşta olduğunu, dosyaya sunulan raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, Yargıtay uygulamalarına göre progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesinde isabetsizlik olmadığı, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiğini, usulüne uygun sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı ve başkaca sorumluluğunun olmadığını, davacının zararının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli belge ile başvuru yapılmış olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararının karşılanmamış olduğunun tespit edilmiş olmasına, davacının emniyet kemeri takmadığının somut delillerle ispat edilememiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 26.07.2018 tarihinde meydana gelmiştir.
Ayrıca Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 06.02.2020 tarihli raporun 1 yıl süreli olarak düzenlendiği ve trafik kazası sonrası davacının vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %5 olarak hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde onunu kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı dosya arasına alınarak (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.