Esas No
E. 2023/2023
Karar No
K. 2023/6064
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/2023 E.  ,  2023/6064 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/258 Değişik İş - 2021/259 Karar
SAYISI: 2021/İHK-10075

HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın vekalet ücretine yönelik olarak kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesi

SAYISI: K-2021/26821

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan motosikletin 28.04.2013 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda motosiklette yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 250.000 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun mevzuata aykırı düzenlendiğini, bu nedenle usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, aynı kazaya ilişkin iki farklı başvuru yapıldığını, başvuruların birleştirilmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu kapsamında olmaması nedeniyle poliçe teminatı dışında olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin davacı şikayet hakkını kullanmadığından tazminat talep edemeyeceğini, kaza ile zarar arasındaki illiyet ispatlanması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanmaması ve sürücü belgesi olmayan kişinin aracına binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacının araçta hatır için taşınması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme olması halinde tazminattan indirilmesi gerektiğini, müvekkili usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "…davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %24,2 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, zarara sebep olan aracın olay tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası olmaması nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğu, sigortasız araç sürücünün meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu, davacının zararının olay tarihi itibarıyla PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 250.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun mevzuata aykırı olduğunu, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastane tarafından düzenlenmediğini, usulüne uygun düzenlenmiş rapor ile müvekkiline başvurulmadığından geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davacı kazaya ilişkin şikayet hakkını kullanmadığından tazminat talep edemeyeceğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun mevzuata aykırı olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, davacının kaza sırasında koruyucu tertibat kullanmaması ve sürücünün yeterli ehliyete sahip olmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacı hatır için araçta taşındığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının askerlik süresinin hesaplamada dikkate alınmadığını, SGK tarafından ödeme yapılmış olması halinde tazminattan indirilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalının maluliyet raporuna itirazının yerinde olmadığı, davalının hatır taşıması ve müterafik kusuru ispata yönelik delil sunmadığı, olay iş kazası olmadığından SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasının sonuca etkili olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararının vekalet ücretine ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerinin göz önüne alınmasının yerinde olmasına, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, olayın iş kazasından kaynaklanmaması nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağına, temerrüt tarihinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş olması ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

Somut olayda; meydana gelen trafik kazasında davacının yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün de yaralandığı, bu nedenle kaza yeri terk tutanağı düzenlendiği, tutanakta sürücüye ait sürücü belgesi kısmının boş bırakıldığı, dolayısıyla motosiklet sürücünün kaza tarihinde sevk ve idaresinde olan aracı sürmeye yeterli ve geçerli bir ehliyeti olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Davacının yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün kaza sırasında idaresindeki aracı sürmeye yeterli bir ehliyetinin olmaması halinde davacının, bu durumu bildiği hâlde araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda ehliyetsiz sürücünün kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla davacının yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün kaza tarihi itibarıyla idaresindeki motosikleti sürmeye yeterli ve geçerli bir ehliyeti olup olmadığı araştırılarak; sürücünün ehliyetsiz olduğunun tespit edilmesi halinde TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında yer alan ifadelerden sürücü ile davacının arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Davacının, kaza tarihine geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının davalı yararına BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

08.05.2023 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Somut olayda davacı, olay tarihi itibarıyla geçerli bir ... poliçesi bulunmayan motosiklette yolcu olarak bulunmakta olup sigortasız motosikletin sürücüsü ile arkadaş oldukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı ile sigortasız araç sürücüsü arasındaki arkadaşlık ilişkisi dikkate alındığında davacı, motosiklet sürücüsünün sürücü belgesi olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle sayın çoğunluğun sigortasız motosikletin sürücüsünün yeterli ve geçerli bir ehliyeti olup olmadığının araştırılmasına yönelik (2) numaralı bozma bendine katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.