6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/3491 E. , 2024/348 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I.Sanık ... Hakkında Kurulan 21.02.2022 Tarihli Ek Karara Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanığın Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/74 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada 10.12.2020 tarihli celseye baro tarafından kendisine atanan zorunlu müdafii ile birlikte katılmak suretiyle haberdar olduğu müdafiine 14.12.2021 tarihli hükmün usulüne uygun şekilde tefhim edildiği Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık ve müdafiinin 08.02.2022 ve 18.02.2022 tarihlerinde temyiz ettikleri, süresinde temyiz edilmeyen hükme ilişkin temyiz talepinin reddine dair ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz isteminin reddine ilişkin 21.02.2022 tarihli ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanıklar ..., ... ve ..
Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar ... ve ... Müdafiileri İle Katılan ... Vekilince Yapılan Temyiz İstemlerinin İncelemesinde;
Sanık ... hakkında Pertek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.04.2014 tarihli ve 2013/14 Esas, 2014/12 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 106/1-1.cümle,106/2-c, 62 maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve kesinleştirme işlemlerinin yapılmadığı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 14.01.2020 tarihli ve 2015/27180 Esas, 2020/837 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... haklarında tehdit suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak; "...eylemlerin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceğinden, bu suçları niteleme ve kanıtları değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Pertek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.02.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/37 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında yağmaya teşebbüs suçundan Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği, Pertek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.05.2014 tarih ve 2014/65 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında aynı tarihli eylemleri nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açılması üzerine Pertek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarihli ve 2018/201 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile aralarında şahsi, hukuki ve fiili irtibat bulunan dosyaların Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/74 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, son olarak Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.12.2021 tarihli ve 2020/74 Esas, 2021/187 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ..., ... ve ...'un eylemlerinin bir bütün halinde nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 149/1a-c-d-h, 35, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 11 ay10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının ise mahkûmiyete konu nitelikli yağmaya teşebbüs suçun unsuru olması sebebiyle sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış olup, sanık ... hakkında Pertek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.04.2014 tarihli ve 2013/14 Esas, 2014/12 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ise de; tehdit suçunun yağmanın unsuru olduğu ve temyiz konusu fiillerin bir parçası ile ilgili olarak verilen bu hükmün incelenmesinde zaruret bulunduğu anlaşılmakla, sanık ...'un tehdit eylemine ilişkin olarak hakkında verilen 02.04.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında değerlendirilmesi olanaklı görülmüş; sanıklar haklarında kurulan hükümlerde teşebbüs hükümleri uygulanması sırasında, uygulama maddesi olan Türk Ceza Kanun'un 35. maddesinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozma istemeyi gerektirmiş, katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, "katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.