4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/8692 E. , 2023/7413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ata mazot kaçakçılığında kullanıldığı iddiası ile el konulduğunu, ceza yargılamasında ise nakil vasıtası atın iadesine karar verildiğini ancak iadenin gerçekleşmediğini iddia ederek oluşan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; ilgili idarelerin olayda bir kusur ya da sorumlulukları olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.04.2015 tarih ve 2015/181 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararıyla; davacıya ait ata el konulmasında davalı idarenin bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 02.1020217 tarih ve 2015/11586 Esas, 2017/5207 Karar sayılı ilamıyla "...Davacı, sanık olarak yargılandığı ceza dosyası kapsamında alınan 08/09/2001 tarihli kolluk ifadesinde açıkça eylemini kabul etmiş, atı ile taşıdığı mazotun İran sınırında bir şahıstan kaçak yollarla temin edildiğini ve amacının bu mazotu köyde satmak olduğunu kabul etmiş; ne var ki, ceza davasında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine ve el konulan atın davacıya iadesine karar verildiğine göre atı iade edilmeyen davacıya bir miktar tazminat ödenmelidir. Mahkemece davanın reddine gerekçe olarak alınan davacı ikrarı ancak hükmedilecek tazminattan hakimce takdir edilecek oranda bir indirim sebebi olabilir.
Şu halde; davacının zarar kapsamı belirlenerek hükmedilecek tazminat miktarından davacının müterafik (bölüşük) kusuru da gözetilerek BK.43 (TBK.51) maddesi gereğince uygun miktarda indirim yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ceza mahkemesinin kesinleşen iade kararı gözardı edilerek istemin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 14.05.2018 tarih ve 2017/679 Esas, 2018/374 Karar sayılı ilamıyla; alınan bilirkişi raporuna dayanılarak "davanın kısmen kabulü ile 4.147,22 TL'nin dava tarihi olan 09/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.03.2021 tarih ve 2020/3240 Esas, 2021/1190 Karar sayılı ilamıyla, "...Şu halde; yalnızca asıl alacağa el koyma tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken 818 sayılı Borçlar Kanunu m.104/son maddesi ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 121/son) hükmüne aykırı olarak faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde asıl alacak ile işlemiş faiz toplamına yeniden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda gerek maddi, gerekse manevi tazminat istemlerinin reddedilen bölümleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10 ve 13. m). Mahkemece, yukarıda gösterilen ilkeye aykırı olarak davalılar yararına madi ve manevi tazminat istemleri yönünden tek vekalet ücreti tayini suretiyle eksik avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, gelen yazı cevapları, bilirkişi raporları, ceza dosyası kapsamı ve Yargıtay ilamları hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; ilk davanın açıldığı sulh hukuk mahkemesince el konulan ve yapılan araştırmalara göre doğru şekilde belirlendiği anlaşılan atların el koyma tarihi olan 07.09.2001 tarihi itibariyle değerinin toplam 2.545,00 TL olarak belirlendiği, zamanaşımı nedeniyle düşürülen ceza mahkemesi dosyasında sanık olarak yargılanan davacının kolluk ifadesinde açıkça eylemini kabul ettiği, atı ile taşıdığı mazotun İran sınırında bir şahıstan kaçak yollarla temin edildiğini ve amacının bu mazotu köyde satmak olduğunu kabul etmiş olduğu anlaşıldığından belirlenen tazminat miktarından davacının anlatılan sebeplerle bölüşük (müterafik) kusuru da gözetilerek takdiren yüzde elli oranında indirim yapılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1.272,5 TL olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen alacağa Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda el koyma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Diğer taraftan her ne kadar davacı tarafından atlara el konulması nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da manevi tazminata ilişkin yasal şartların oluşmadığı değerlendirilmiş olup Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği..." gerekçesiyle "...Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, 1.272,5 TL nin el koyma tarihi 07.09.2001 den itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı idareye husumet düşmeyeceğini, mevcut davada her ne kadar indirime gidilmişse de davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı yararına kazanç kaybı hesabı yapıldığı takdirde zorunlu giderlerin de dikkate alınması gerektiğini, lehe hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, kabul ve ret oranlarına göre hesaplansa da maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Van Gümrük Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; davacının suçunun sabit olduğunu, tazminat verilmesinin hatalı olduğunu, takdir edilen tazminatın faizi ile birlikte davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait ata kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda atın davacıya iade edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen iadenin gerçekleşmediği gerekçesiyle oluşan zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 nci maddesi.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; zarar miktarını belirleyen ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir olmasına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalılardan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.