Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/12
Karar No
K. 2024/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO: 2022/12 Esas
KARAR NO: 2024/48
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05/01/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
YAZIM TARİH: 16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı Vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket nezdinde poliçe no: ...... nakliyat blok sigorta sözleşmesi ile sigorta teminatı verilen ..... Hızlı Tüketim Ürünl. Üretim Paz. Satış ve Tic. A.Ş. tarafından (Sigortalı) gıda cinsi emtia Kütahya'da yerleşik ...... Gıda ve İhtiyaç Mad. Tic. A.Ş. unvanlı firmaya muhtelif gıda ürünü satılmış olduğunu, 21 Mayıs 2020 tarihinde konu emtia, davalıya ait ...... plakalı çekici/ frigofrik römörke (Tır) İstanbul ili Bayrampaşa ilçesinde yüklendiğini, taşınması esnasında 22.05.2020 tarihinde D-650 Karayolu, Bilecik-Eskişehir yolunda tırda alevli bir şekilde yangın çıktığını, yangın sonucu yangından kalan emtia kullanılamaz hale geldiğini ve 04.06.2020 tarihinde imha edildiğini, jandarmanın yangın olayı ile ilgili olarak ..... referans numaralı belge düzenlediğini ve yangın olayını aynı tarihli tutanak ile tutanak altına alındığını, hasar miktarının toplam 21.684,07-EUR tespit edildiğini, müşterek sigorta kapsamında müvekkili olduğu şirketin hissesine düşen 4.336,81-EUR (43.437,06-TL), 07.05.2021 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkil olduğu şirket TTK.Mad.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olarak rücu hakkına sahip olduğunu, meydana gelen hasardan alt nakliyeci sıfatıyla davalı sorumlu olduğu, sigortalının zararının tahsili için müvekkili olduğu şirket ilgili icra dosyasıyla borçlu davalıdan, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle talep etmiş olduğu, davalı bu takibe borcu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiklerini, davalının itirazı haksız ve müvekkilinin alacağına kavuşma süresini uzatmaya yönelik olduğunu belirterek, davalının haksız borç inkarı ve borca itirazı sebebiyle Mahkeme nezdinde bu davanın açılmasının zaruri olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının takibe itirazının iptaliyle %20'den aşağı olmamak üzerinde davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Davalı Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı, sigorta sözleşmesine konu rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigortalısı ...... 'a ödeme yaptığını ve TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sigortalısına halef olduğu iddiasıyla müvekkiline karşı işbu davayı ikame ettiğini,

TTK'nın 1472. maddesi ile düzenlenen halefiyet ilkesine göre riziko, sigortalının kusuru olmaksızın üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigortalısına belirlenen teminat bedelini ödeyen sigortacı, bu ifası oranında sigortalının yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişi/kişilere başvurma hakkına halef olduğunu, ancak kanun maddesinde de belirtildiği üzere, buradaki rücu hakkı, anılan rizikonun meydana gelmesinde kusuru veya ihmali olan kişi veya kişilere karşı kullanılabildiğini, davaya konu olayda davacı her ne kadar taşınan malların yanmasında müvekkilinin alt nakliyeci sıfatıyla kusurlu olduğunu ve sorumlu olduğunu iddia etmekteyse de müvekkilinin anılan olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan yangın raporunda ve eksperiz raporunda da açıkça yazdığı üzere davaya konu yangının çıkış nedeni, araç lastiğinin aniden patlaması olduğunu, araç lastiğinin ani patlaması sonucu müvekkiline ait tırda ve dorsede yangın çıktığını, bu yangın sonucu müvekkiline ait tır ve dorsesi de yandığından müvekkilinin çok büyük zarara uğrattırdığını, araç lastiğinin aniden patlaması ve bu nedenle araçta yangın çıkması müvekkili tarafından öngörülemez ve engellenemez bir durum olduğunu, yangının meydana gelmesi öngörülemez ve engellenemez nedenlerden kaynaklandığından ve müvekkilinin herhangi bir kusuru veya ihmali bulunmadığını, davacının müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, işbu nedenle anılan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporunun hukuki geçerliliği bulunmadığını, davacının talep ve iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediğini, davacı ve yetkilendirdiği eksperler tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ekspertiz raporunun da hukuki bir geçerliliği bulunmadığını, bu nedenle hasar bedeline ve yapıldığı iddia edilen ödeme tutarlarına da ayrıca itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, davacının her ne kadar müvekkiline aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de davaya konu alacak iddiası likit olmadığını ve alacağı kabul etmemekle birlikte yargılamaya muhtaç olduğunu, işbu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin de ayrıca reddini istemiştir. Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Türkiye Noterler Birliğinden davalıya ait aracın tescil bilgisi getirtilmiş, hasar dosyası getirtilmiş, .....

Bankası A.Ş.'den ödeme belgesi getirtilmiş, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, taşıma işinden dolayı sigortalının uğramış olduğu zarar nedeniyle yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.

Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... (Küçükçekmece ...... İcra Dairesinin ......) Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı oldukları, 43.437,06-TL asıl alacak ve 79,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.516,79-TL alacak için icra takibi yapıldığı, icra takibinin rücuen tazminat alacağına dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 09/06/2021 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının icra takibine itirazın iptali için süresi içerisinde dava açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık taşıma işinden kaynaklanmaktadır.

Davacıya 31/03/2020 - 31/03/2021 tarihleri arası geçerli ..... nolu nakliyat blok sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ..... Tüketim Ürünleri Pazarlama Satış ve Ticaret A.Ş.'ye ait yükün davalı tarafından sigortalının müşterisine götürülmek üzere taşındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Poliçeye göre, reasürans yapısının ...... Sigorta %12, ..... Sigorta A.Ş. %38, ..... Sigorta A.Ş. %20 ve ..... Sigorta A.Ş. %30 olarak belinlendiği görülmektedir. Davacının sigortalısına ait yükün davalı tarafından taşınırken 22/05/2020 tarihinde araçta yangın çıkması sonucu yükün kullanılamaz duruma gelmesi nedeniyle ortaya çıkan zararın poliçeye göre kendi payına düşen tutarını ödediği anlaşılmaktadır.

Hasar üzerine yapılan eksper incelemesi sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda, dava dışı sigortalının araçta siyer halindeyken çıkan yangın nedeniyle zarar gören ürünleri nedeniyle 21.684,07-Avro olduğu belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre, reasürans yapısı doğrultusunda davacının sigortalısına karşı sorumluluğunun 4.336,81-Avro olduğu sonucuna varılmakla, davacının bu tutarı sigortalısına 07/05/2021 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. TCMB'nin gösterge niteliğindeki kurlara bakıldığında, davacının sigortalısına ödeme yaptığı 07/05/2021 tarihindeki avro satış kuru (10,0159-TL) üzerinden ödediği 4.336,81-Avro bedeli TL'ye çevirerek 43.437,06-TL'yi icra takibine konu etmiştir.

22/05/2020 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağıyla, ...... plakalı çekiciye ait ..... plakalı dorsenin sağ arka tekerinin tavana doğru yanmış olduğu, içinde bulunan ...... A.Ş.'ye ait kolilerin sigortasız olarak yaklaşık 5 paletin hasar görmüş olduğu, aracın emniyet şeridinde park halinde olduğu, itfaiye ekipleri tarafından yangının söndürüldüğü ve soğutma çalışmasının yapıldığı kolluk tarafından tutanak altına alınmıştır.

Ekspertiz raporunda yer alan fotoğraflarda ürünlerin yer aldığı dorsenin tavanının tamamına yaygın olarak duman izleri olduğu, bir kısım ürünlerin yangın sonucu açılan yerden dışarıya yola doğru düştükleri, araç içerisinde kalan ürünlerin dağınık vaziyette bulundukları görülmekle, eksper tarafından bir kısım ürünlerin yanarak olay yerinde kaldığı, olay yerinden toplanabilen ürünlerin başka bir araca aktarılarak sağlam hasarlı ayrımının yapılması için Gebze'de bulunan hızlı geri dönüşüm deposuna sevk edildikleri, hızlı geri dönüşüm deposunda yapılan incelemede nispeten kolisi sağlam görünen ürünler üzerinde islenme ve ıslanma emareleri bulunduğu ve ürünlerde is kokusunun alındığı rapora yansıtılmış, sigortalı kalite kontrol ilgililerince ürünlerin incelendiği, yangın ve söndürme çalışmalarında sıkılan sulardan dolayı ürünlerin nemlendiği, ıslandığı, is kokusu olduğu, gıda cinsi ürünün bu şekilde satışı, tüketimi uygun olmadığından imhaya ayrıldığı değerlendirmesinin yapıldığı belirtilmiştir.

Söz konusu değerlendirme, olayın gerçekleşme şekli, olay sonrası çekilen fotoğraflar, söndürme çalışmaları ve yükün gıda ürünleri olması gözetildiğinde yerinde bulunmuştur. Yine ürünler gıda ürünü olduklarından ekspertiz raporuyla sovtaj değerleri olmadığı belirlenmiş, bu değerlendirmede yerindedir. Ekspertiz raporuyla zarar gören ürünlere ilişkin, aynı veya yakın tarihli başka ticari ilişkilere konu satışlarda aynı ürünlerin değeri üzerinden hesaplama yapılarak zarar tutarının belirlendiği görülmüş, bu hesaplama da yerinde bulunmuştur.

Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda, yangının araç lastiğinin patlaması, patlayan lastiğin sardığı cantın yerde dönüşü sırasında açığa çıkardığı kıvılcımların yanmaya neden olduğu ve tutuşan parçalanmış lastik aracın dorsesine ve tırda bulunan ambalajlı malzemelere yayılarak yangının büyüdüğü kanaati belirtilmiş, olayda yurt içi taşıma söz konu olduğu için TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, karayolu ile taşımalarda taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, zararın taşıyıcının sorumluluk sürecinde meydana geldiği, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için TTK'nin 876 maddesi hükmü uyarınca, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği nedenlerden meydana geldiğini ortaya koyması gerektiği, dosya içeriğinde bu yönde bir bulguya rastlanmadığı yönünde değerlendirme yapılarak davalının gerçekleşen hasardan dolayı sorumluluğunun bulunduğu belirlenmiştir.

TTK'nin 875 maddesine göre, taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmesinden doğan zararlardan sorumlu olduğu, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğunun dikkate alınacağı düzenlenmiştir. TTK'nin 876/1 maddesinde, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir.

Buna göre olayın gerçekleşme şekli, oluş göz önünde bulundurulduğunda taşıyıcıya ait aracın lastiğinde çıkan yangın nedeniyle taşınan yükün hasarlandığı anlaşılmakla, bilirkişi raporundaki saptama da gözetilerek lastiğin patlaması bakım ve işletme kusuru niteliğinde olduğundan davalının TTK'nin 876 maddesi gereği en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir nedenden hasarın gerçekleştiğini kanıtlayamadığından davalının gerçekleşen hasardan sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiş, bu yönüyle bilirkişi raporu yerinde bulunmuş, esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiştir.

Ek bilirkişi raporuyla, TTK'nin 882/2 maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluk sınırına ilişkin yapılan değerlendirmede sorumluluk sınırının 414.278,356-TL olduğu belirlenmekle, ekspertiz raporuyla belirlenen tutardan yüksek olduğu anlaşılmaktadır.

TTK'nin 1472 maddesinde, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalısının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin edilen bedel kadar, sigortacıya geçeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği düzenlenmiştir.

Dosya arasına getirtilen ödeme belgesine göre, ödeme yapan davacının TTK'nin 1472 maddesi uyarınca ödediği tutarı taşınan yükten dolayı ortaya çıkan zararı sorumlulardan isteyebilecektir. Dava konusu olayda gerçekleşen zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacının sigortalısına ödediği tutarı davalıdan isteyebileceği sonucuna varılmaktadır. Diğer yandan, gerçekleşen zarardan sorumluluğun ve kusur durumunun yargılama aşamasında ortaya konulmasıyla belirlenen zarar tutarı davalı açısından belirlenebilir ve bilinebilir nitelikte bir alacak olmadığı kanaatiyle davacının icra inkar istemi kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştinr.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas (Küçükçekmece ..... İcra Dairesinin ..... Esas) sayılı icra takip dosyasına itirazının 43.437,06-TL alacak yönünden İPTALİ ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile devamına, Davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,

Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,

2.Alınması gereken 2.967,18-TL karar harcından daha önce yatırılan 524,22-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.442,96‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 524,22-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 260,30‬-TL posta ve davetiye gideri, 4,00-TL dosya sarf gideri, 3.900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.223,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6.Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024 Katip ...... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.