Esas No
E. 2021/20636
Karar No
K. 2023/7535
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/20636 E.  ,  2023/7535 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/417 Esas-2021/583 Karar

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE

MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/113 Esas-2020/291

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ...’un davalı idare bünyesinde çalışırken idarenin görevli sürücüsü olan diğer davalının sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, olayda müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, davalı sürücünün ve idarenin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkillerinin murisinin vefat etmeden önce kamu görevine ek olarak aynı zamanda arıcılık faaliyeti yapıp 2015 yılında arıcılık faaliyetinden de 18.000 TL gelir elde ettiğini, murisin gelir durumunun belirlenmesinde bu hususun nazara alınması gerektiğini, olay nedeni ile müvekkillerinin desteklerini kaybettiklerini ve manen yıprandıklarını ileri sürerek müvekkili ... için 80.000 TL manevi, 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müvekkili ... için 40.000 TL manevi, 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müvekkili ... için 40.000 TL manevi, 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamada taleplerini artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kamu görevlisi olan davalı sürücünün kusuru nedeni ile yine kamu görevlisi olan müteveffanın mirasçıları tarafından açıldığını, dava bakımından adli yargının görevli olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, olayda müvekkili idarenin kusuru olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve gerekli tedbirleri aldığını, olayda müteveffanın müterafık kusurunun bulunduğunu, aynı araçta ve ön tarafta bulunan diğer kişilerin yaralanmış ancak ölmemiş olmasına rağmen arkada oturan müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeni ile vefat ettiğini, tazminat hesabında bu durumun BK 52 maddesi bağlamında nazara alınması gerektiğini, davacılara SGK tarafından sağlanan ödemelerin ve bağlanan maaşların nazara alınması gerektiğini, davacılara müteveffanın üyesi olduğu Türk Tarım Orman Sendikası tarafından ödeme yapıldığını, bu yararların zarar toplamından indirilmesi gerektiğini, müteveffanın arıcılık faaliyetinden elde edilen gelirinin ispatı gerektiğini ve bu gelirin müteveffadan sonra arıların mevcut olması nedeni ile davacılar tarafından elde edilmeye devam ettiğini, bu nedenle müteveffanın arıcılık faaliyetinin sonlanması nedeniyle davacıların zararlarının söz konusu olmadığını, davacı ... için müteveffanın bakım sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların desteğinin emniyet kemeri takıp takmadığına dair dosyada somut bir delil olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu; aktüer hesap uzmanından aldırılan bilirkişi raporunun bilimsel verilere ve denetime uygun olduğu, kusur durumu, olayın meydana geliş şekli ölenin yaşı, geride kalanların yaşı, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, murisin kazadan sonra hastanede tedavi görmesi bu süreçte eşi ve çocuklarının murisin iyileşip iyileşemeyeceği yönünde umudu beklentisi yaşadığı elem ve kederleri dikkate alınarak manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 370.975,92 TL, ... için 58.251,13 TL ve ... için 3.730,21 TL olmak üzere toplam 432.957,26 TL'nin kaza tarihi olan 06.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL ve ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 06.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazada araç şoförü ...'in beyanlarında kazaya araçtaki teknik bir sorunun yol açmadığının beyan edildiğini, aracın bakımlarının tam ve zamanında yapıldığına dair servis bakım belgesinin de dosyada mevcut olduğunu, müvekkili kurumun yaşanan olayda kusursuz olduğunu, tazminat konusu olayda müteveffa Birol'un emniyet kemerinin takılı olmamasından dolayı müterafik kusurunun bulunduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, kazaya sebebiyet veren dış unsurların da göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini, dava konusu olayda olaya neden olan başıboş köpek durumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, bu hususa ilişkin olarak herhangi bir inceleme, araştırma veya keşif yapılmaksızın tamamen davacı tarafın beyanlarının dikkate alınarak hüküm tesisi yoluna gidildiğini, davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, olayın meydana geldiği tarih vs gibi durumların dikkate alınmadan fahiş miktarda bir tazminat hesaplaması yapıldığını, söz konusu rapora itirazın da dikkate alınmaksızın hatalı hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alındığını, hüküm kurulurken de faiz başlangıcı olarak kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini ancak davacıların hangi tarihten itibaren müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarının net olarak ortaya konularak o yönde hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106 ncı maddesinde genel ve katma bütçeli kuruluşlara, il özel idareleri ve belediyelere ve kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı bu kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri gereği işleten sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabileceği, davacıların desteği yolcu konumunda olduğundan tarafların kusur durumunun aralarında iç ilişkide etkili olduğu somut olayda müteselsil sorumluluğa dayanan işbu davada yeniden kusur raporu alınmasının gerekmediği, kaza tespit tutanağına göre, araçta bulunanların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı belirsiz olarak işaretlendiği, davacılar için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu olduğu gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kurumun maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme:

1.Davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... için temyize konu edilen ve hüküm altına alınan tutar 3.730,21 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Davalı vekilinin davacılar ... ve davacı ... yönünden yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, araçta yolcu olarak bulunan desteğin kazanın oluşumunda kusuru olmadığı, emniyet kemerinin kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği, hükmedilen manevi tazminatın kazanın oluşu, kusur durumu dikkate alındığında hak ve nasafete uygun olduğundan karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin davacılar ... ve davacı ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ... ve davacı ... Atuf yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog