4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/12761 E. , 2023/8212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.06.2015 tarihinde davacının eşi olan desteğin sürücüsü olduğu ...plakalı aracın sigortasız olduğunu, desteğin sigortasız araç ile Kırşehir şantiyeler bölgesinde bulunan "Şifa Madencilik" şantiye sahasına ait tepeden sulama yaparak aşağı doğru seyrettiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek toprak yoldan gidişine göre yolun sağına doğru devrilerek takla atması neticesinde hayatını kaybettiğini, tek taraflı ölümlü trafik kazası nedeniyle davacının ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 97.407,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının, motor ve şase numarası da belirtilmek suretiyle Sigorta Bilgi Merkezinden sorularak araştırılması gerektiğini, eğer aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik sigorta poliçesi yok ise, davalı kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalının rücu hakkı nedeniyle davanın aracın işletenine ve ...'ne ihbarını talep ettiklerini, kazanın olay tarihi itibariyle teminat kapsamında olmadığını, kaza karayolu dışında meydana geldiğinden trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, dava konusu kazanın trafik kazası olmadığını, iş kazası olduğunu, bu sebeple Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan veya işverenden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kazada müteveffa sürücünün emniyet kemeri takmamış olduğunu, bu nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasına, müteveffa sürücünün mirasçısı olan davacı eşin sürücünün kusuruna dayanarak tazminat talep etmesi mümkün olmadığından ve alacaklı-borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve müteveffanın gerçek gelirinin ve destek miktarının tespiti gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2017 tarih, 2015/918 esas, 2017/937 karar sayılı kararı ile "...Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müteveffa sigortalının hak sahiplerinden olan davacı eş için 36.494,81 TL peşin sermaye değerli gelir bağladığı, bağlanan gelirin Şifa İnşaat'e %40 kusuru sebebiyle rücuya tabi olduğu ve Şifa İnşaat'in işveren sıfatına nazaran Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin işverenin kusuru oranında rücuya tabi kısmının tamamının istenebileceği, dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rucü edilebilecek gelirin davacı için 14.597,92 TL olduğu, rücu edilebilecek bu gelirlerin hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 68.244,97 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/63 Esas, 2018/2752 Karar sayılı kararıyla; "...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/5957 E. 2020/1922 K. sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, davacının desteğinin, ...'si bulunmayan kamyonetin sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı kazada vefat ettiği ve muris ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşılmakla; İş Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli olmadığı, görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözden kaçırılarak İş Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 68.244,97 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik ile tek taraflı kazalarda sürücü vefatlarının teminat kapsamı dışında olduğunun kabul edildiğini, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca destek şahsın kusuruna denk düşen tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, davalının işveren şirketin kusurundan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen peşin sermeye değerli gelirin tamamının hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalının araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının eşi olan desteğin sürücüsü olduğu sigortasız aracın 15.06.2015 tarihinde tek taraflı olarak karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı eşin destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423 ve 1425 inci maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Karayolu Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesi gereği, Karayolu Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinde belirtilen bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425 inci maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir.
Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile de 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartlar C.11 maddesine göre, Genel Şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanmasının, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95 inci maddesinde belirtilen "tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği" ilkesine aykırı olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 üncü maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde; “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise, Genel Şartlar A.3. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının KTK çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise; Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının teminatı dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Somut olayda, sürücü desteğin sevk ve idaresindeki araçla 15.06.2015 tarihinde kusurlu olarak yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında vefatı nedeni ile tazminat isteminde bulunulmuştur. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan zarardan davalı ... Hesabının tazminatla sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir.
Açıklanan nedenlerle; eldeki davada murisin (desteğin) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Kaza tarihi itibari ile davacının, davalı ... Hesabından tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi şimdilik gerekli görülmemiştir. VII. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.