4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/9045 E. , 2010/4353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 29/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Yeni Şafak gazetesinin 01.03.2007 günlü sayısında “...'e reklam şantajı yaptı mı?” başlığı altında yayımlanan gerçek dışı haberin okuyucuyu yanıltacak nitelikte olduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalı gazete ise, dava konusu haberde davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir söz yer almadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının kamuoyunda tanınan ve bilinen kişilerden olması nedeni ile sahibi olduğu televizyon kanalını nasıl kurduğu, mal varlığı gibi konuların özellikle dürüstlük ve yolsuzluklara karşı söylemlerinden dolayı ilgi uyandırmasının doğal olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu haberde yer alan yazının diğer bölümleri davacının kişilik haklarına saldırı içermiyorsa da, “...'e reklam şantajı yaptı mı?” biçimindeki anlatım bölümü suç yükleme (isnadı) niteliğindedir. Suç yükleme niteliğindeki bir haberin daha önce başka bir yerde yayınlanmış olması, davalı yanın eylemini hukuka uygun duruma getirmez. Davalı yan, davacıya yüklediği suçun gerçekliğine yönelik herhangi bir kanıt da sunmamış olduğundan, dava konusu haberin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/04/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 14/04/2010