Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/4120
Karar No
K. 2023/3373
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/4120 E.  ,  2023/3373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/4120
Karar No: 2023/3373
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı

(… Başkanlığı)

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacının iş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi üzerine çalıştığı şirket tarafından ek ödeme ve iyi niyet ödemesi adı altında yapılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi için yaptığı düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği hükmüne yer verildiği, olayda davacının şikayet başvurusuna davalı idarece 25/05/2019 tarihinde verilen cevabın kesin nitelikte olmadığı dikkate alındığında, 27/06/2019 tarihinde yapılan ikinci başvurusunun zımnen reddi üzerine 29/08/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından davacıya yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan ödemenin ücret niteliğinde olmadığı ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulduğu dikkate alındığında, söz konusu ek ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılması açık bir vergilendirme hatası olduğundan tevkif edilen verginin tecil faiziyle iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde tecil faizinin uygulanacağının düzenlendiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ve tevkif edilen verginin tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davada süreaşımı bulunduğu, davacı tarafından yapılan ikinci başvurunun dava açma süresini ihya etmeyeceği, olayda vergilendirme ve hesap hatası bulunmadığı, davacıya yapılan ödemelerin içeriği ve mahiyeti ortaya konulmadan tevkif edilen verginin iadesine hükmedildiği, ödemelerin davacının işsiz kalmasının karşılığı olarak değil ikale sözleşmesinde belirtildiği üzere geçmiş dönemlerdeki bazı hak ve alacakları ile rekabet yasağının karşılığı olduğu, davacının malvarlığında azalma meydana gelmediği, işverence hesaplanıp ödenen tutarın davacıya iade edilemeyeceği, lehlerine verilmiş yargı kararlarının bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış olup, 117. maddesinde “Hesap hataları” ve 118. maddesinde de “Vergilendirme hataları” tahdidi olarak sayılmıştır.

Aynı Kanunun “Düzeltme Talebi” başlıklı 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddedilenlerin şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına başvurabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen kanun hükümlerine göre, uyuşmazlığa konu olan vergilendirme işleminde, 213 sayılı Kanun'da belirtilen nitelikte vergi hatasının bulunması durumunda düzeltme ve şikâyet yolu ile uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasının mümkün olabileceği açıktır.

Bu kurallara göre düzeltme yolu; vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikâyet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenmesi gerekir.

Dosyanın incelenmesinden; ... Limited Şirketinde çalışmaktayken iş akdi 24/04/2017 tarihinde sona erdirilen davacıya, ikale sözleşmesi uyarınca kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak, brüt 641.788,00-TL ek ödeme ile brüt 424.764,00-TL iyi niyet ödemesi (gönüllü ayrılma paketi, 8 aylık brüt maaş karşılığı) yapılmasının kararlaştırıldığı ve işveren tarafından, söz konusu tutarların gelir vergisi kesintisine tabi tutalarak tahakkuk eden verginin beyan edilip ödendiği, davacı tarafından, ikale sözleşmesi kapsamında ek ödeme ve iyi niyet ödemesi (gönüllü ayrılma paketi) adı altında ödenen tutarın gelir vergisine tabi olmadığından bahisle yapılan gelir (stopaj) vergisi iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi üzerine de şikayet yolu ile Gelir İdaresi Başkanlığına 30/04/2019 ve 27/06/2018 tarihli dilekçelerle başvurulduğu, ancak anılan başvuru üzerine iade yapılmaması nedeniyle düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.

Davacı tarafından tevkif edilip ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yaptığı başvuru, düzeltme ve şikayet başvurusuna konu edilebilecek nitelikte olmaması nedeniyle uyuşmazlık hakkında, 213 sayılı Kanun'un yukarıda sözü edilen 122. ve 124. maddeleri hükümleri uygulanamayacağı açık olup temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog