Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/342
Karar No
K. 2024/158
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/342 Esas
KARAR NO: 2024/158
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 09/07/2020
KARAR TARİHİ: 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketler arasında öncelikle 17/04/2020 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, sonrasında ise davalı şirketlerin yetkilileri tarafından müvekkiline bu sözleşmeye ek olarak Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlem Aracılığı Sözleşmesi de imzalatıldığını, davalı şirket yetkililerinin müvekkiline yurt dışı borsalarda oldukça cazip fırsatlar olduğu yönünde sürekli telkinde bulunduğunu, işlem yapması için teşvik edildiğini, müvekkilinin söz konusu teşvik edici söz ve beyanlara itimat ederek adına hesap açılması için sözleşmeleri imzaladığını, sözleşmelerin imzalanmasından sonra müvekkili adına ve davalı şirketler nezdinde yatırım hesapları açıldığını, bu hesaplardan 20/04/2020 tarihinde ... işlemi yapıldığını, işlem sonunda da müvekkiline ait Euro hesabından 1.000 Barrel , USD hesabından ise 2.000 Barrel satın alındığını, toplamda 9.810,00-USD ve 4.500,00-Euro ödeme yapıldığını ve bu ödemeler için de müvekkilinin ... ... Şubesi'ne bulunan hesapları kullanıldığını, müvekkilinin satın alınan ürün detayları için ... A.Ş'nin müşteri temsilcileri ile görüştüğünü, yapılan işlemin akabinde fiyatın düşmesi nedeni ile daha fazla zarar edilmemesi için pozisyon kapatılmaya çalışıldığını, fakat sistemin hata vermesi ve kapatmaya izin vermemesinden ötürü bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin zararı yaklaşık 15.000-USD civarı iken sistemden pozisyonu kapatmanın mümkün olmaması nedeni ile müşteri temsilcileri ile görüşüldüğünü, pozisyonu kapatmaya çalıştığını ve fakat sistemin bunu kabul etmediğini, kendilerinin bu fiyat aralığında pozisyon kapatmak için işlem yapmaya çalıştıklarını ve fakat başarılı olamadıklarını ifade ettiklerini, müşteri temsilcisinin müvekkiline beklemesini ve kendisine döneceğini belirttiğini ancak kendisinin de aramasına rağmen ulaşamadığını, ertesi gün pozisyonların bir kısmının kapandığı mesajının müvekkiline ulaştığını ancak kur 0,01-USD değil de -35,11-USD iken pozisyonun kapatıldığını ve müvekkilinin büyük bir zarara uğradığını, bu tutar üzerinden kapatılmanın da müvekkiline belirtilmediğini ve onayı alınmadığını, ayrıca davalıların söz konusu hatalı işlemi, müvekkilinin elde edebileceği kardan da mahkum kalmasını sebep olduğunu ve müspet zararını doğurduğunu, hatalı işlemin yapıldığı ve müvekkilin zararının doğduğu anda petrolün varil fiyatı 18,00-USD civarı iken, huzurdaki dava tarihi itibari ile 43,00-USD'ye ulaştığını, kısaca müvekkilinin bu hatalı işlem nedeni ile ayrıca %100'den fazla olmak üzere müspet zarara uğradığını belirterek dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.00-USD tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin 8 numaralı paragrafında kendisine iletilen ekstrelerden zararın asgari 80.063,40-USD ve 37.017,78-USD olduğu kuruşuna kadar yazılı olduğundan , davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının emir girişlerini bizzat kendisinin yaptığına ilişkin davalı beyanlarına cevap vermediğini, itiraz edemediğini, bu durumda davacının , fiyatlarının yükseleceği beklentisi ile ve hiçbir tavsiye dahi almadan, tamamen kendi kararı ile alım yönünde yatırım yaptığının da ispatlandığını, davacının dilekçesinin ikinci sayfasının 3 numaralı bendinde , fiyatın çok düşmesi nedeni ile daha fazla zarar edilmemesi için pozisyonu kapatmaya çalıştığını ancak sistemin kapatmaya izin vermemesinden ötürü mümkün olmadığını açıkça beyan ettiğini, davacının o andaki zararının 15.000-USD'ye ulaştığını, zararının büyümemesi için müvekkili şirket müşteri temsilcisi ile pozisyonun kapatılması konusunda fikir birliğine vardığı da kabul ettiğini , bu açık ikrar davacının " kendisinin onayı alınmadan kapatma işlemi yapıldığı" iddiasına tamamen zıt yönde ve kendisi ile çelişir bir beyan olduğunu, davacının dava dilekçesinde hem onayı olmadan pozisyonun kapanmasından doğan zararını talep ettiği hem de pozisyonun kapanmasını istediğini yazdığını, davacı yana gönderilen CD'de yer alan görüşme kaydında, kapatma talimatı verdiğini, kapatmayı kendisini de denediğini ancak sistemin izin vermediğini açıkça beyan ettiğini, davacının piyasalarının alt üst olduğu tarihi bir çöküşü sırasında , petrol fiyatlarının çok düşmesinden dolayı, daha çok kar etme gayesi ile , ilk alımlarının üzerine, aynı gün akşam saat 20.16 ile 20.30 arasında kontrat fiyatı 5,45'den 3,07'e düşerken 8 farklı deneme ile 14 kontrat daha almayı denediğini, davacının halen fiyatların çok ucuz olduğu ve yükselmesi halinde çok büyük kar elde edeceği hesabı içinde olduğunu, ancak sistemsel sıkıntının daha o zamandan baş gösterdiğini, davacının alım emirlerinin "reject-ret" açıklaması ile reddolduğunu , davacının bu işlemlere karşı da sessiz kaldığını ve cevap veremediğini, piyasa koşullarının stopların çalışması için elverişli hale geldiği saat 22.08'de davacının sistemde var olan talimatının karşılık bulduğunu ve sistemin otomatik olarak davacıya teminat tamamlama ve pozisyon kapama uyarısını 22.08'de gönderdiğini ve ardından, davacının talimatı gereği pozisyonunun 22.23'de euro hesabındaki 1000 adet için , 22.23'de -35,51 USD fiyattan ve USD hesabındaki 2000 adet için -35.11-USD fiyattan kapanabildiğini, anlaşılacağı üzere her şeyin uluslararası piyasa imkanları dahilinde ilerlediğini, davacının yakındığı hususun davacının talimatına aykırı işlem yapılması değil, pozisyonun kapanma anı/fiyatı olduğunu , müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve beyan etmiştir.

TAHKİKAT,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı şirketlerin davacının onayı olmaksızın yatırım hesabında provizyon kapatma işlemi yaptıklarından bahisle oluştuğu beyan edilen zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişi ... ... ... ve ... tarafından düzenlenen 21/06/2021 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle; ''..1-Davacı yanın davalı aracı kurum ile imzalanmış olduğu tüm çerçeve sözleşmeleri kapsamında , future işlemlerinden dolayı pozisyon kapama işleminden dolayı pozisyon kapama işleminden zarar etmiş olduğu, oluşan zararın dünya petrol piyasalarında oluşan dalgalanmalarına bağlı olarak talep azalması ve arz fazlalığı nedeniyle fiyatların negatif olması,

2.Sermaye piyasası mevzuatının kapsamına giren future sözleşmeleri dahil olmak üzere her türlü türev aracın alım satımına aracılık yapılması sermaye piyasası faaliyeti kapsamına girmekte olup, bu faaliyetlerin ancak SPK'dan izin almak koşuluyla gerçekleştirildiği; Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu ve Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine İlişkin Risk Bildirim Formunun içeriğin de olduğu gibi SPK tarafından belirlenmektedir. SPK 6362 tebliğinin, III-39 sayılı "Yatırım Kuruluş ve Faaliyet Esasları Tebliğ'in 25.maddesinde ön görüldüğü üzere Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formunda yer alan hususlar arasında; Risk Bildirimi başlığının 2.maddesinde; Sermaye Piyasası işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabidir. Piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda yatırım kuruluşuna yatırdığınız paranın tümünü kaybedebileceğiniz gibi, kayıplarınız yapacağınız işlemin türüne göre yatırdığınız para tutarını dahi aşabileceği" davacı tarafından imzalanarak bilgilendirilmiş olduğu görülmüştür.

3.Tüm türev işlemlerinde (vadeli alım satım , opsiyon swap , futures vs.) kayıp riski çok büyük olabilir. Müşteri içinde bulunduğu koşullar ve finansal kaynakları ışığında bu tür yatırımların kendisi için uygun olup olmadığını iyice hesaplamalıdır.

4.Ayrıca müşterinin future pozisyon kapatma yerine getirilme zamanı üzerinde davalıların herhangi bir kontrol yetkisi yoktur. Dolayısıyla sadece yüksek sermayeye sahip deneyimli nitelikli yatırımcıların bu tür yatırımlara teşebbüs etmelidirler.

5.Tebliğ asgari unsurları belirlendiğinden, eklenen açıklama müşteri aleyhine tek taraflı hüküm içermediğinden ve uğranılan zararla da ilişkili olmadığından, tebliğ hükmünde de "formun okunup anlaşıldığına dair yazılı bir beyan almak zorunda" olunduğu belirtildiğinden müşterinin imzaladığı TÜREV ÜRÜNLERİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ ve yapılan future işlemlerinin SPK mevzuatına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

6.İnceleme ve değerlendirme bölümünde de detaylı anlatıldığı üzere davacının talebinin yerinde olmadığı, davacının davalı aracı kurumda yapmış olduğu future işlemlerinden kendisinin sorumlu olduğu, davalı aracı kurum ile davalı bankanın yapılan işlemlerde kusurlarının olmadığı yapılan işlemlerin davalının SPK mevzuatına uygun olduğu, Nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi ... ... ... ve ... tarafından düzenlenen 16/05/2022 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle; ''..1-Davacı yanın davalı aracı kurum ile imzalanmış olduğu tüm çerçeve sözleşmeleri kapsamında , future işlemlerinden dolayı pozisyon kapama işleminden zarar etmiş olduğu, oluşan zararın dünya petrol piyasalarında oluşan dalgalanmalarına bağlı olarak talep azalması ve arz fazlalığı nedeniyle fiyatların negatif olması,

2.Sermaye piyasası mevzuatının kapsamına giren future sözleşmeleri dahil olmak üzere her türlü türev aracın alım satımına aracılık yapılması sermaye piyasası faaliyeti kapsamına girmekte olup, bu faaliyetlerin ancak SPK'dan izin almak koşuluyla gerçekleştirildiği; Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu ve Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine İlişkin Risk Bildirim Formunun içeriğin de olduğu gibi SPK tarafından belirlenmektedir. SPK 6362 tebliğinin, III-39 sayılı "Yatırım Kuruluş ve Faaliyet Esasları Tebliğ'in 25.maddesinde ön görüldüğü üzere Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formunda yer alan hususlar arasında; Risk Bildirimi başlığının 2.maddesinde; Sermaye Piyasası işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabidir. Piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda yatırım kuruluşuna yatırdığınız paranın tümünü kaybedebileceğiniz gibi, kayıplarınız yapacağınız işlemin türüne göre yatırdığınız para tutarını dahi aşabileceği" davacı tarafından imzalanarak bilgilendirilmiş olduğu görülmüştür.

3.Tüm türev işlemlerinde (vadeli alım satım , opsiyon swap , futures vs.) kayıp riski çok büyük olabilir. Müşteri içinde bulunduğu koşullar ve finansal kaynakları ışığında bu tür yatırımların kendisi için uygun olup olmadığını iyice hesaplamalıdır.

4.Ayrıca müşterinin future pozisyon kapatma yerine getirilme zamanı üzerinde davalıların herhangi bir kontrol yetkisi yoktur. Dolayısıyla sadece yüksek sermayeye sahip deneyimli nitelikli yatırımcıların bu tür yatırımlara teşebbüs etmelidirler.

5.Tebliğ asgari unsurları belirlendiğinden, eklenen açıklama müşteri aleyhine tek taraflı hüküm içermediğinden ve uğranılan zararla da ilişkili olmadığından, tebliğ hükmünde de "formun okunup anlaşıldığına dair yazılı bir beyan almak zorunda" olunduğu belirtildiğinden müşterinin imzaladığı TÜREV ÜRÜNLERİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ ve yapılan future işlemlerinin SPK mevzuatına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

6.İnceleme ve değerlendirme bölümünde de detaylı anlatıldığı üzere davacının talebinin yerinde olmadığı, davacının davalı aracı kurumda yapmış olduğu future işlemlerinden kendisinin sorumlu olduğu, davalı aracı kurum ile davalı bankanın yapılan işlemlerde kusurlarının olmadığı yapılan işlemlerin davalının SPK mevzuatına uygun olduğu, Nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi Dr. ... , ... ve ... ... tarafından düzenlenen 03/04/2023 tarihli anılı bilirkişi ek raporunda özetle; ''..Sermaye piyasası uzmanı değerlendirmesi,

1.Uyuşmazlık konusu vakıada , finans tarihinde benzerine rastlanmayan ve finans kitaplarında değerlendirme konusu yapılmayan , hayatın olağan akışına aykırı olarak eksi fiyat oluşması durumunun, piyasanın işlev göremez olduğu nokta olarak, istisnai bir durumu ifade ettiği,

2.Eksi fiyat sebebiyle emrin piyasa sistemi tarafından reddedildiği hususunun, hem davacının bizzat verdiği emirler hem de davalı temsilcisinin verdiği emirler ile sabit olduğu, her iki tarafın bilgisinde olduğu,

3.Davalı aracı kurumun kendisinin işletmediği piyasanın emir sisteminde ve işleyişinde ortaya çıkan bir aksaklığın sorumluluğunun davalı aracı kuruma yüklenmesinde piyasa kuralları bakımından bir haklılık bulunamayacağı,

4.Davacı müşterinin hesabına tahakkuk ettirilen faiz tutarının ve işlemlerden doğan zararın davacının hesabına alacak kaydedilerek davacının borcunun silindiği, davacının kendi yatırdığı parayı kendi işlemleri ile kaybetmiş olduğu,

5.Davacının teminat tamamlama çağrısı yapılmadığı iddiası bakımından,

a)Davalı aracı kurumun yüklediği bilgisayar uygulamasında pop-up uyarı mesajı ile davacıya teminat tamamlama çağrısı yaptığının log kayıtlarından da görülmesi,

b)Davacının kendi işlemleri ve piyasadaki ani hareketler sonucunda birkaç saat içinde oluşan zarar sebebiyle teminat tamamlama çağrısı ile davacıya uzun bir süre tanınmasının fiilen imkansız olması,

c)Gerçekte teminat tamamlamanın eksilen teminatı tamamlama amacı taşıdığı, huzurdaki olayda eksilen teminat değil yok olan teminat ve buna ilaveten zarar oluşmuş olması sebebiyle gerçekte eksilen ve tamamlanması gereken bir teminat değil, ortaya çıkan zararın kapatılmasının söz konusu olduğu ve teminat tamamlama çağrısının (margin call'un) uygulanabilir olmadığı,

6.Bankacı bilirkişin vardığı sonuç: İşlem anında davalı ... A.Ş'nin sistemin çalışmaması / hata vermesi nedeniyle, davalının sorumluluğunun bulunduğu, davacı yan da dava konusu işlemlerde zarar edebileceği , davalı ... tarafından başlangıçta kendisi bilgilendirilmiş olduğundan sorumluluğunun bulunduğu, her iki tarafında oluşan zarardan %50 oranında sorumlu olduğu, 34.132,31-Euro zararın davalı ... tarafından karşılanması, aynı miktar kadar zararın da davacı üzerinde bırakılması, davalı bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

7.Banka Hukukçusunun vardığı sonuç;

Davalı aracı kuruluşun, 'hafif kusurlarından dahi sorumsuz olacağına ilişkin anlaşmaların hükümsüz bulunacağı' dikkate alınarak, davacının 20/04/2020 tarihinde , saat 21:26:19'da 2 adet CLK0 future sözleşmesini -14.99-USD fiyattan satış için verdiği emrin yerine getirilememiş olmasından doğan zararından sorumlu bulunduğu, Farklı düşünülmesi ve davacının yurtdışı işlemlerin riskini bildiği, sözleşmenin 15/6.maddesi ile yurtdışı işlemlerde sistemsel aksaklıklardan kaynaklı oluşabilecek zararlardan davalının sorumlu olmayacağını kabul ettiğinin dikkate alınması halinde ise zararın davacı üzerinde bırakılması gerekeceği; Davacının sözleşme muhatabının aracı kuruluş olması nedeniyle davalı bankaya sorumluluk atfedilemeyeceği; Tespit görüş ve değerlendirmelerimizi sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi Dr. ... , ... ve ... ... tarafından düzenlenen 11/09/2023 tarihli anılı bilirkişi ek raporunda özetle; '' A-Tarafların beyan ve itirazlarının Kök Rapordaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte görülemediği; B-Sermaye piyasası uzmanının değerlendirmesinde Kök Raporda yer alan;

1.Uyuşmazlık konusu vakıada , finans tarihinde benzerine rastlanmayan ve finans kitaplarında değerlendirme konusu yapılmayan , hayatın olağan akışına aykırı olarak eksi fiyat oluşması durumunun, piyasanın işlev göremez olduğu nokta olarak, istisnai bir durumu ifade ettiği,

2.Eksi fiyat sebebiyle emrin piyasa sistemi tarafından reddedildiği hususunun, hem davacının bizzat verdiği emirler hem de davalı temsilcisinin verdiği emirler ile sabit olduğu, her iki tarafın bilgisinde olduğu,

3.Davalı aracı kurumun kendisinin işletmediği piyasanın emir sisteminde ve işleyişinde ortaya çıkan bir aksaklığın sorumluluğunun davalı aracı kuruma yüklenmesinde piyasa kuralları bakımından bir haklılık bulunamayacağı,

4.Davacı müşterinin hesabına tahakkuk ettirilen faiz tutarının ve işlemlerden doğan zararın davacının hesabına alacak kaydedilerek davacının borcunun silindiği, davacının kendi yatırdığı parayı kendi işlemleri ile kaybetmiş olduğu,

5.Davacının teminat tamamlama çağrısı yapılmadığı iddiası bakımından,

a)Davalı aracı kurumun yüklediği bilgisayar uygulamasında pop-up uyarı mesajı ile davacıya teminat tamamlama çağrısı yaptığının log kayıtlarından da görülmesi,

b)Davacının kendi işlemleri ve piyasadaki ani hareketler sonucunda birkaç saat içinde oluşan zarar sebebiyle teminat tamamlama çağrısı ile davacıya uzun bir süre tanınmasının fiilen imkansız olması,

c)Gerçekte teminat tamamlamanın eksilen teminatı tamamlama amacı taşıdığı, huzurdaki olayda eksilen teminat değil yok olan teminat ve buna ilaveten zarar oluşmuş olması sebebiyle gerçekte eksilen ve tamamlanması gereken bir teminat değil, ortaya çıkan zararın kapatılmasının söz konusu olduğu ve teminat tamamlama çağrısının (margin call'un) uygulanabilir olmadığı,

C-Bankacı bilirkişin vardığı sonuç: İşlem anında davalı ... A.Ş'nin sistemin çalışmaması / hata vermesi nedeniyle, davalının sorumluluğunun bulunduğu, davacı yan da dava konusu işlemlerde zarar edebileceği , davalı ... tarafından başlangıçta kendisi bilgilendirilmiş olduğundan sorumluluğunun bulunduğu, her iki tarafında oluşan zarardan %50 oranında sorumlu olduğu, 34.132,31-Euro zararın davalı ... tarafından karşılanması,[3 adet kontrata konu petrolün satılması halinde %50 müterafik kusura göre , davalı yatırım şirketi üzerinde kalan zarar 27.229,66-Eur olarak hesaplanmıştır.] , aynı miktar kadar zararın da davacı üzerinde bırakılması , davalı bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

6.Banka Hukukçusunun vardığı sonuç; sözleşmeye uygun teminat tamamlama çağrısının yapıl(a)madığı; buna karşılık sistemin çalışmayışına bağlı olarak yapılamayan ilk işlemin davalının 'teminat tamamlama çağrısı' değil, davacının saat 18:26:19 (... saati ile 21:26:19)'da verilen satış emri olduğu; satış emri (short pozisyon kapama) yerine getirilmiş olsaydı zararın bu noktada kesileceği; sözleşmenin (md.15/6) sistemsel aksaklıklarda davalı şirket açısından sorumluluk öngörülmediği, makul olanın, davacının zararının sözleşmenin davalı tarafa sorumluluk atfetmemesi , davacının bu sözleşmeyi tacir sıfatıyla imzalamış olması, sistemin çalışmasının davalının sorumluluğunda bulunması ile en azından paylaşılması gerekliliği ve bu noktada bankacı bilirkişinin görüşüne iştirak edildiği; Tespit görüş ve değerlendirmelerimizi sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.

Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı ile davalı ..... A.Ş arasında 17/04/2020 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerçeve Sözleşmesi ve yine aynı tarihte Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlem Aracılığı Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça, diğer davalı nezdinde bulunan hesaplardaki paralar kullanılarak bu sözleşmelerdeki esaslar kapsamında yatırım işlemleri yapıldığı, davacı vekilince, dava dilekçesinin konu kısmında belirtildiği üzere davalılarca onay alınmaksızın provizyon kapatma işlemi yapıldığından bahisle davacı zararı doğduğu beyan edilerek işbu davanın ikame edildiği, mahkememizce, yapılan işlemlerin tespiti, tarafların kusur durumu ve varsa zararın tespiti amacıyla raporlar alındığı, 2 kişilik heyetten alınan raporlar ile yapılan işlemlerin uzmanlık alanı olması nedeniyle tespitleri mahkememizce değerlendirilen 3 lü heyetteki SPK uzmanı raporunda , davaya konu olayda zararın dünya petrol piyasalarında oluşan dalgalanmaya bağlı olarak talep azalması ve arz fazlalığı nedeniyle fiyatların negatif olmasından kaynaklandığı, davacının yapacağı işlemlerin riski konusunda bilgilendirildiği, müşterinin future pozisyon kapatma yerine getirilme zamanı üzerinde davalıların herhangi bir kontrol yetkisi bulunmadığı, yapılan işlemlerin SPK mevzuatına uygun olduğu, davacının, saat 18:26:19 (... saati ile 21:26:19)’da 2 adet CLK0 future sözleşmesini -14.99 USD (eksi 14.99 USD) fiyattan satmak (...pozisyon) için emir verdiği, ancak verdiği emir sistem tarafından “Business Rule Violation – İş Yapma Kuralı İhlali” açıklaması ile reddedildiği; saat 18:26:37’de davalı aracı kurum (Hüseyin adlı kişinin) emri vermesi ile tekrar edilse de sonucun değişmediği, sistemin (stopların) çalışır hale gelmesi ile de davacıya 20.04.2020 saat 19:08:11 (... saati ile 22:08:11)’de, otomatik olarak ekran uyarısı (pop-up) olarak Teminat Tamamlama

Çağrısı (...) gönderildiği, teminat tamamlama çağrısının, hesap henüz ciddi seviyede artıda iken oluşabilecek zararı karşılamak için aranan bir yükümlülük olduğu ancak somut olayda, sözleşmenin 7.6/(i) maddesi uyarınca teminat kullanım oranının %80 seviyesine ulaşması halinde yapılması gereken ilk teminat tamamlama çağrısının, sistemin çalışmamasına bağlı olarak 22:08:11’den önce yapılamadığı, devamında sözleşmenin 7.6/(ii) maddesi uyarınca yapılması gereken ikinci teminat tamamlama çağrısının ise yapılmadığı, çok geçmeden davacının long pozisyonlarının saat 19:23:19 (... saati ile 22:23:19)’da, ve 19:27:55 (... saati ile 22:27:55)’de üç sözleşmenin her birinin eksi 35,51 USD, eksi 35,11 USD ve eksi 35,12 USD fiyatlardan satışı ile kapatıldığı, sistemin çalışmayışına bağlı olarak yapılamayan ilk işlemin davalının ‘teminat tamamlama çağrısı’ değil, davacının short pozisyon kapama talimatı olduğu, sözleşmenin 15/6. Maddesine göre sistemsel aksaklıklardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı hususlarının belirlendiği, böylece davaya konu olayın dünyada meydana gelen ve piyasalarca öngörülmesi mümkün olmayan petrol fiyatlanmalarındaki dalgalanmalar nedeniyle petrol ürünlerine yönelik arzın fazla talebin ise az olmasından dolayı fiyatın eksilere düşmesinden ve bu sebeple davacı emirlerinin girildiği anda piyasada karşılık bulmamasından kaynaklandığı, davacının girdiği emirlerin piyasada alıcısı ve karşılığı bulunmaması nedeniyle sistemde kabul görmemesinde davalı tarafın bir kusuru bulunmadığı, zira davalı tarafın future pozisyon kapatma işleminin yerine getirilme zamanı üzerinde kontrol yetkisi bulunmadığı, teminat tamamlama çağrısı yönünden ise aslında bu çağrının eksilen teminatı tamamlama amacı taşıdığı, somut olayda eksilen değil yok olan bir teminatın bulunduğu ve olayda teminat tamamlama çağrısının uygulanabilir olmadığı, yine Yurt Dışı Piyasalarda Alım Satım İşlem Aracılığı Sözleşmesinin 5. Maddesi uyarınca davacının risklerden haberdar olduğu, 7.3 maddesi uyarınca ani fiyat değişikliklerinden doğacak kar veya zararın davacının sorumlu olduğu, 9.5 maddesince emir iletilirken doğabilecek sorunlardan davalı ...'ın sorumlu olmayacağı, 15.6 uyarınca sistemsel aksaklık ve bozukluklardan ...'ın sorumlu tutulamayacağı, kaldı ki davalı ... A.Ş ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme de bulunmadığı, davacının risklerini bilerek yaptığı işlemler sonucu ve Dünya piyasalarındaki beklenmeyen fiyat dalgalanması nedeniyle zarar ettiği, olayda davalılara yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Davacı tarafından yatırılan 1.172,20-TL peşin harç ve 10.148-TL tamamlama harcından alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 10.892,60-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, dava tarihindeki kur üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 33.683,74-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

5.Yargılama giderlerinden sayılan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.