16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL ¸
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/521
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2021
NUMARASI : 2017/582 Esas - 2021/801 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve diğer davalının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı 11/02/2015 günlü trafik kazasında, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolculuk etmekte bulunan dava dışı ... isimli şahsın hayatını kaybettiği ve müvekkilinin de ağır bir biçimde yaralanarak tedavi görmek zorunda kaldığını, olayla ilgili olarak Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2015/141 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasından da anlaşılacağı üzere ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu belirlenerek, cezalandırılması cihetine gidildiğini, kazada ağır şekilde yaralanan müvekkilinin ilk tedavisini müteakip ambulans uçakla İstanbul'a götürülmesi ve özel hastanede gerçekleştirilen tedavisi nedeniyle 84.475,75-TL tedavi gideri harcaması yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca kazadan sonra müvekkilinin uzun bir süre tedavi görmesi nedeniyle işinden uzak kaldığını, çalışamadığını bu nedenle de en az 30.000,00-TL zarara uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'si tedavi gideri zararına; 1.000,00-TL'si tedavi süresi boyunca çalışılamamasından kaynaklı gelir kaybı zararına karşılılık olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen; 10.000,00-TL manevi tazminatın da davalı ...'dan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde de özetle; asıl davaya konu yargılama sırasında temin edilen ATK raporuyla trafik kazası neticesinde müvekkilinin %44 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiğini, bu durumda davacının maluliyeti nedeniyle oluşan maddi zararların da davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL maluliyet tazminatının kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, bu dava İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/84 Esasına kayıtlanması ve müteakip asıl dava ile birleştirilmesinden sonra, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 14/01/2021 günlü ıslah dilekçesi ile; tedavi giderine ilişkin istek miktarının 126.364,76-TL'ye; geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarının 4.430,18-TL'ye ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 257.996,57-TL'ye çıkartıldığı görülmüştür.Davalılar ise asıl ve birleşen davaya karşı ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve diğer davalının kullanımında bulunan ... plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 11/02/2015 günlü trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün %75 oranında asli, davacının ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacının kaza neticesinde %44 oranında maluliyete uğradığı ve yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin 6 ay bulunduğu, bu durumda davalıların SGK'nın sorumluluğu kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinden, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararından kusurları oranında sorumlu tutulmaları gerektiği, davacının talep edebileceği maddi zararların ne olduğunun da hükme esas alınmaya elverişli aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda belirlendiği, dolayısıyla davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı, ayrıca davalı araç sürücüsü bakımından temerrüt tarihi haksız fiil tarihinden başlatılmakta ise de davacı taleplerinin davalı sigorta şirketine 14/12/2015 tarihinde ulaştığı gözetildiğinde davalı sigortacı bakımından temerrüt halinin 23/12/2015 tarihinde gerçekleşeceği şeklindeki özet gerekçeyle;-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile,-Tedavi giderlerine yönelik talebin Kısmen Kabulü ile,-98.364,76-TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/02/2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,-Geçici iş göremezlikten kaynaklı talebin KABULÜ ile,-4.430,18-TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/02/2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,-Manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile,-8.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 11/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,-Birleşen İstanbul 12. ATM'nin 2020/84 E. Sayılı dosyasının KABULÜ ile,257.996,39-TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/02/2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM Sigorta Poliçesi Genel Şartları uyarınca vekil edeni sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından ve tedavi gideri zararlarından sorumlu tutulamayacağının karar yerinde gözetilmediği, ayrıca kusura ve maluliyete ilişkin tespitlerde de isabet bulunmadığı gibi davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek belirlenecek tazminatlardan düşülmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının da hatalı bulunduğu ve davacının, kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olduğundan, müterafik kusurlu sayılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bunun yapılmamış olmasının da isabetsiz olduğuna yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünün kaybedildiği, bedensel bütünlüğün bozulduğu ve maluliyet oluştuğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep edilmesi durumunda; zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranı ile davacının iyileşme süresinin ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, bu yöndeki belirlemelerin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı). Eldeki davada, kaza tarihi 11/02/2015 olup, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri esas alınması gerekirken “Çalışma Gücü ve Meslekte kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlendiği anlaşılan 14/10/2019 günlü raporun karara dayanak yapılması doğru olmadığından, davalı vekilinin bu hususu amaçlayan istinaf itirazı yerindedir.2-Bundan ayrı, kazaya neden olan aracın, işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı, 2918 sayılı KTK'nun 91.maddesi ve ZMM Sigortası Genel Şartlarının A.1. Maddesi uyarınca esasen kaza nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumlu olup, tedavi giderleri de bu zarar kapsamında ise de, 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı yasanının 59.madde maddesinde "Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... Kurumu tarafından karşılanacağı"; Kanun'un geçici 1. maddesinde de "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. Maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısının, yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü sona ermiş bulunmakta olup, sorumluluk SGK'na geçmiştir.Ancak ... Kurumu, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. SGK, belgeye dayanmayan veya belgeye dayansa bile üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları hizmetler dışında kalan sağlık hizmet bedellerinden ve hastane dışındaki refakatçi giderleri, ulaşım giderleri, yeme içme, bakıcı gideri gibi giderlerden sorumlu olmayıp, bu gibi giderler bakımından sürücünün, işletenin ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.Ne var ki, 6111 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesindeki önceki bu düzenlemede, tüm resmi ve özel sağlık kurumlarından temin edilen hizmet bedellerinin ödenme esaslarına ilişkin (SUT vs.) herhangi bir sınırlama mevcut değil ise de; 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde "kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın" ibaresinden sonra gelmek üzere; 6645 sayılı yasanın 60. maddesi ile eklenen ve 22/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren "genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde" şeklindeki Ek cümle getirilmiş olup, bu düzenleme ile ... Kurumu'nun yasa gereği olan sorumluluğu daraltılmış ise de; SGK'nın yasa gereği olan sorumluluğu kapsamını daraltan ve 22/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren bu yasal düzenleme, kaza tarihinden ve yapılan harcamaların faturaya bağlanmasından sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınamayacağı belirgindir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamında temin edilen ve doktor bilirkişinin de katılımıyla düzenlendiği anlaşılan 21/11/2020 günlü bilirkişi heyet raporunda; davacının dosyaya sunduğu özel sağlık kuruluşlarında yapılan tedavi, ameliyat ve medikal giderler ile ulaşım dahil SGK tarafından karşılanmayan faturaya bağlı belgeli tedavi gideri toplamının 96.364,76-TL olduğu, belgeye dayanmayan (-ulaşım vs) gibi harcamalar nedeniyle de 2.000,00-TL gider yapılmasının yaralanmanın niteliğine uygun olacağı bildirilmiş olup; dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerden 11/02/2015 tarihinde Rize İlinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanan davacının, önce ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığı, bu hastanece düzenlenen 11/02/2015 giriş tarihli muayene ve müşahede evrakında "trafik kazası sonrası getirilen kişinin sağ asetabulum transvers + posterior kolon kırığı olduğu ve hastanın suprakondülen femurdan iskelet traksiyonuna alındığı" şeklinde bilgi bulunduğu, daha sonra davacıyla ilgili bu hastanede ne gibi işlem yapıldığı, hastaneden çıkışına nasıl ve sebeple izin verildiği konusunda net bir bilgi olmamakla birlikte davacının, 16/02/2015 tarihinde "... Hospital" isimli özel sağlık kuruluşuna yatışının yapıldığı, bu kişinin adı geçen hastanede gerçekleştirilen ameliyat sonrasında medikal tedavisi düzenlenen hastanın, poliklinik kontrollerine gelmek suretiyle şifa ile 19/03/2015 tarihinde taburcu edildiği ve söz konusu sağlık kuruluşu tarafından gerçekleştirilen tedaviler nedeniyle düzenlendiği anlaşılan 19/03/2015 günlü fatura bedelinin KDV dahil 22.495,45-TL olduğu, yine ... Ürünler Şirketi tarafından temin edilen çeşitli medikal ürünler nedeniyle düzenlenen 19/03/2015 günlü 2.426,76-TL bedelli bir fatura daha bulunduğu, tüm bunlardan ayrı kazazede adına düzenlenen ve başka belgeli tedavi gideri ile yine ambulans ve uçak gideri bulunduğu anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davacının, geçirmiş olduğu kazadan sonra yaptığı belgeli tedavi giderlerinin az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında hangisinin veya hangilerinin SGK'nın sorumluluğu kapsamında olduğu, hangilerinin ise SGK'nın sorumluluğu dışında kalan giderlerden bulundu usulüne uygun şekilde belirlenmesi, yani ayrıştırılması gerekirken, belgeli olmalarına rağmen SGK tarafından fiilen karşılanmayan tedavi giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumluluğu yoluna gidilmesi de isabetsiz olmuştur.3-Tüm bunlardan ayrı,Bilindiği üzere, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Görülmekte olan davada davalı taraf, davacı kazazedenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu sayılmasını ileri sürmüş ve hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi heyet raporunda da davacının ve yanında oturan yolcunun (maktul) emniyet kemerlerinin takılı olmadığı, her iki emniyet kemeri bağlanma aparatında tokaların takılı bulunduğunu "olay yeri inceleme raporunda" belirtildiği, kaza tespit tutanağında da emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde işaretleme yapıldığının açıklandığı görülmüştür.Bu durumda, ilk derece mahkemesince kaza anında emniyet kemeri takmadığı anlaşılan davacının müterafik kusurlu sayılmasının gerekip gerekmediği hususunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan ve daha da önemlisi böyle bir değerlendirme yapılmamasının nedeni açıklanmadan, yani bu konuda taraflar nezdinde yasa yolu denetimine imkan verecek bir gerekçe oluşturulmadan sonuca ulaşılmış olması da doğru değildir.Sonuç itiraberiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun az yukarıda ayrı ayrı işaret edilen nedenlerle kabulü ile yetersiz inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılarak, usulüne uygun şekilde yapılması gereken tüm inceleme ve araştırmalardan sonra oluşacak duruma göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında (-usulü kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarih ve 2017/582 Esas - 2021/801 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/11/2025