Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/547
Karar No
K. 2024/121
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/547 Esas
KARAR NO: 2024/121
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/08/2019
KARAR TARİHİ: 27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Dava dilekçesinde davacı vekili özetle: " Müvekkil şirkete 19,02.2019 ve 20.02.2019 tarihinde elektrik enerjisi verilmemiştir. Müvekkil şirket aylık ortalama 400.000,00-500,000,00 tl civarında ciro elde etmektedir. Elektrik kesintisi nedeniyle işlerin aksaması sonucu müvekkil şirketin ticari itibarı zedelenmiştir. Dava şartı arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak anlaşma sağlanamamıştır. Maddi zararın tazmini için ayrıca ...'a dilekçe yazılmıştır. -fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla yapılacak tahkikat neticesinde uğranılan maddi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ve şirketin uğradığı ticari itibar kaybı ve zedelenmesi sebebiyle 5.000,00 TI. manevi tazminatın kesintinin başladığı tarih olan 19.02.2019'dan itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.

CEVAP;

Cevap dilekçesinde davalı vekili özetle; "dava dilekçesinde iddia edildiği üzere elektriğin müvekkili şirket tarafından kesilmesi söz konusu olmadığını, 19.02.2019 tarihinde dava konusu adresi etkileyen bir arıza meydana geldiğini ve arızanın yani elektrik kesintisinin aynı gün saat 06:34-12:11 arası yaklaşık 330 dk (5,5 saat) sürdüğü kayıtlardan tespit edildiğini, yani dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 2 gün sürmediğini, 21.12.2012 tarihli ... Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği hükümleri gereği müvekkili dağıtım şirketinin kesinti yer ve zamanları kayıt altına alınmakta;

17.madde gereği tedarik sürekliliği kalitesi göstergeleri EPDK’na periyodik olarak sunulmakta ve kurumca denetlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin yönetmelik hükümlerine aykırı bir eylemi söz konusu olmadığını, dava konusu iddialarla ilgili olarak müvekkili şirketin kesinti yer ve zamanına ilişkin tuttuğu kayıtların esas olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, tazminat yükümlülüğü de doğmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ... yönünden açıklamalar bulunduğundan, müvekkili şirket tarafından yapılmış bir kesinti de söz konusu olmadığından, ileride müvekkili şirket aleyhine bir karar verilmesi ihtimaline binaen davanın ...A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, arz ve izah edilen hususlar ve re’sen takdir edilecek nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizde görülmekte olan işbu dava 19/02/2019 tarihinde gerçekleşen elektrik kesintisinden kaynaklı olarak, işlerin durması nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen maddi zararın tazmini ve şirketin uğradığı itibar kaybı için manevi tazminat talebidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/862 E 2023/992 K sayılı ilamında özetle; "Uyuşmazlık, elektrik kesintisi ve voltaj düşüklüğü sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sözleşmede davacı, davalı şirketlerin edimini (elektrik verme hizmetini) gereği gibi ifa etmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürmektedir.

2.Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine alır.

3.İfa, borçlanılan edimin tam ve doğru bir şekilde yerine getirilmesi, alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir.

4.Borçlar hukukunun temel kavramlarından olan sözleşmelerin amacı ise, edimlerin karşılıklı olarak ifa edilmesidir. Birbirlerine karşı yükümlülükler üstlenerek borç ilişkisine giren tarafların, karşı tarafın edimini ifa edeceğine olan güvenleri kapsamında sözleşme kurulduğundan, ahde vefa ilkesi gereğince taahhüt ettikleri edimleri ifa etmesi gereklidir.

5.Borcun tam ve doğru şekilde ifasına, “borcun gereği gibi ifası” denilmektedir. Borcun gereği gibi ifası, borçlanılan edimin, ifa tarz ve unsurlarına yani ifanın taraflarına, yer ve zamanına, miktar ve niteliğine uygun olarak eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesidir. Bu şart ve unsurlara uygun olmayan bir ifa, ifa olarak tanımlanamayacağı için “borcun ifa edilmemesi” söz konusu olacaktır.

6.Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) “Borçların Ödenmemesinin Neticeleri”ne ilişkin ikinci faslının 96 ila 100 üncü maddeleri arasında “Borcun ifa edilmemesi” hükümleri düzenlenmiştir.

7.818 sayılı Kanun'un bahsi geçen 96 ncı maddesine göre; “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur”.

8.Alacaklının bu kapsamda borçludan isteyeceği tazminat, müspet zarar, yani onun borcun sözleşmeye uygun şekilde ifasından beklediği menfaattir. Borçlu, ifanın kendi kusuru olmaksızın imkansızlaşmış olduğunu ispat etmedikçe, alacaklının bu yüzden uğradığı zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

9.Somut olayda uygulanması gereken Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Hizmet Kalitesi" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, ilgili mevzuat uyarınca bölgesinde bulunan tüm müşterilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin yeterli, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sunacak şekilde hizmet verir.";

10.Aynı Yönetmelik'in "Elektrik Kesintileri" başlıklı 12 nci maddesinde; " Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 51 inci maddesinde tanımlanan mücbir sebepler veya lisansında yer alan özel mücbir sebepler ya da programlı kesintiler dışında dağıtım sistemini, kendisinden hizmet alanlara kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sağlayacak durumda tutmakla yükümlüdür. Müşteriler, programlı kesintiler hakkında dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından, kesintiden en az kırksekiz saat önce yazılı, işitsel veya görsel basın yayın kuruluşları aracılığıyla bilgilendirilir." hükümleri yer almaktadır.

3.Değerlendirme

Mahkemece; dağıtım sistemini, kendisinden hizmet alan davacı şirkete kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sağlayacak durumda tutmayan davalı şirketlerin, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan hizmet verme borcunu gereği gibi ifa etmedikleri, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu oldukları, davacının zararın artmaması için gerekli önlemleri almaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu yönündeki kararlarına yönelik olarak taraflarca ileri sürülen temyiz sebepleri, Dairemizce reddedilmiş ve 03.03.2020 tarihli bozma ilamı ile davacının tazminat talebine ilişkin olarak davalı ... yönünden de karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkemece; bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma ilamlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönler hakkında yeniden inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, tarafların karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

Mahkememizce 2019/280 Esas numarası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Söz konusu hükmün istinaf edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/1516 E 2021/1992 K sayılı ilamı ile; "Elektrik Dağıtım Yönetmeliğinin 21.maddesinde "Dağıtım şirketi; lisansı kapsamındaki dağıtım bölgesinde elektriğin dağıtım sistemine girişinden tüketim noktalarına iletilmesine kadar olan tüm aşamalarda, enerji akışının gerçek zamanlı olarak izlenmesi, sisteme ilişkin ihbarların alınması ve sonuçlandırılması ve koruyucu bakım onarım hizmetlerinin planlanması ile uygulanması konularında gerekli iletişim alt yapısını kurmakla yükümlüdür." hükmü gereği, davalı ...'ın enerji akışı sırasında akışı izleme ve koruyucu bakım ve onarım hizmeti sağlamakla görevli olduğu açıktır.Bu durumda kusurlu eylemlerinden kesintinin meydana geldiği ileri sürülmekle davalı yönetmelik gereği sorumludur,

Buna göre, iddia edilen kesintinin yönetmelik gereği dağıtım şirketinden kesintinin yer ve zaman bilgileri sorularak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiş ve yukarıdaki esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiştir.

02/08/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: " Kesintinin meydana geldiği ileri sürülmekle davalı yönetmelik gereği sorumludur Bu na göre iddia edilen kesintinin yönetmelik gereği dağıtım şirketinden kesintinin yer ve zaman bilgileri sunularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir denildiği. Buna istinaden ... tartihli ve ... ayılı yazıya cevaben (...'ın Hukuk Müşavirliğine yazdığı25.06.2019 tarih 28857 sayılı yazıda ; söz konusu adresi etkileyen arızanın yaklaşık 330 “5.5 saat “ dakika sürdüğü tespit edilmiştir.) 12 saati geçmediği ve de EPDK'nın belirlemiş olduğu sınırlar içerisinde kaldığı için davacının tazminini istediği zararın karşılanma yükümlülüğü olmadığı Ancak Davacı dilekçesinde ; “Müvekkil şirkette 19.02.2019 tarihinde faaliyet devam etmekteyken hiçbir bildirimde bulunulmadan elektrikler kesilmiştir. Bunun üzerine şirket yetkilisi ve çalışanları “alo ... çağrı merkezi"ni aramışlar ve sorunun çözümünü talep etmişlerdir. ...yetkilileri sorunla ilgili çözüm sağlanacağını ve ekip gönderileceğini beyan etmişlerdir. Ancak müvekkil şirkette mesai bitim saati olan 19:00'a kadar hiçbir ekip gönderilmemiştir.Öğleden sonra kesilen elektrik nedeniyle mesai bitimine kadar şirkette faaliyet durmuştur. 20.02.2019 tarihinde durum yeniden... çağrı merkezi'ne bildirilmesine ve sorunun çözüleceği cevabi alınmasına rağmen mesai başlangıcından bitimine kadar yine elektrik enerjisi verilmemiş ve faaliyet durmuştur.” Davacının ;yukarıdaki İddiasının Sayın mahkemece kabulü hainde Dağıtim Şirketi Ticari Kalite Tablosu ; Ticari kalite kod numarasına göre sanayi abonesini de kapsayan “diğer aboneler kullanıcı başına tazminat miktarı 100 Türk Lirasıdır.” Yukarıda ki davacı iddiasının kabulü halinde 12 saati aşan elektrik kesintisi için ...Tic. Ltd. Şti. ödenmesi gereken Ticari Kalite Tablosu gereği tazminatın hesabı için : ... Ltd. Şti. Ne ait 19.02.2020 tarihi ile 20.02.2019 tarihlerindeki SGK Prim Tahakkuk Fişleri ve Sigortalı Hizmet Listesinin celbi gerekmektedir. Sayın Mahkemece de gerek duyulması halinde İstenilen tahakkuk fişleri ile Sigortalı hizmet listesinin teminine müteakip davacının talebi olan 1.5 günlük 5.5 saat * 8 saat 7 13.5 saatlik zarar miktarı ; belirlenecek çalışan sayısının 100 TL ile çarpılmasıyfa hesaplanacak olup Davacının ;maddi ve manevi tazminat talebi ile sair taleplerini..." rapor edilmiştir.

23/12/2022 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile BAM kararı doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde tespit edilen hususlar topluca değerlendirildiğinde; Davacının elektrik kesintisinin 1,5 gün olduğunu ileri sürmesine karşın bu durumu ispatlayan bilgi ve belgelerin dosyaya sunulu olmadığı, BAM Kararı doğrultusunda, mahkeme tarafından ...A.Ş.'ye müzekkere yazılarak kesinti süresinin sorulmuş olduğu, gelen cevaba göre kesintinin 19.02.2019 tarihinde saat 14:55 de başladığını 'de son bulduğu yani kesintinin 5,5 saat (330 dakika) olarak EPDK tarafından yayımlanan - Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin 18.maddesi uyarınca bildirimsiz kesintilerde tazminat ödemesi ancak 8 saati aşan kesintiler için söz konusu olduğu, 5,5 saatlik kesintinin esas alınması halinde yönetmelikte belirlenen 8 saat Ssınırını aşmadığından yönetmelik uyarınca tazminat hesaplanmasının söz konusu olmayacağı dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden davacının elektrik kesintisi nedeniyle herhangi makinesinin veya teçhizatının zarar gördüğünü ileri sürmediğinden EPDK tarafından yayımlanan Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin 26.maddesi uyarınca belirlenen 10 günlük sürede de bir başvurusu olmadığı, Davacı yanın, elektrik kesintisi nedeniyle makinelerinin çalışamadığını, üretimin durduğunu ve bunun sonucu olarak hasılat ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürdüğü, mahkeme tarafından davacının eylemi nedeniyle davalının zarar gördüğü ve tazmin etmesi gerektiği sonucuna varılması halinde davacının kazanç kaybının 3.526,06 TL olduğu.. " rapor edilmiştir.

03/06/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: " Davacının elektrik kesintisinin 1,5 gün olduğunu ileri sürmesine karşın bu durumu ispatlayan bilgi ve belgelerin dosyaya sunulu olmadığı, BAM Kararı doğrultusunda, mahkeme tarafından ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak kesinti süresinin sorulmuş olduğu, gelen cevaba göre kesintinin 19.02.2019 tarihinde saat 14:55 de başladığını aynı gün 20:25'de son bulduğu yani kesintinin 5,5 saat (330 dakika) olarak gerçekleştiği, EPDK tarafından yayımlanan - Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin 18.maddesi uyarınca bildirimsiz kesintilerde tazminat ödemesi alçak gerilimde 48 saati aşan kesintiler için söz konusu olduğu, 5,5 saatlik kesintinin esas alınması halinde yönetmelikte belirlenen 48 saat sınırını aşmadığından yönetmelik uyarınca tazminat hesaplanmasının söz konusu olmayacağı, dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden davacının elektrik kes nedeniyle herhangi makinesinin veya teçhizatının zarar gördüğünü ileri sürmediğinden EPDK tarafından yayımlanan Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin 26.maddesi uyarınca belirlenen 10 günlük sürede de bir başvurusu olmadığı, davacı yanın, elektrik kesintisi nedeniyle makinelerinin çalışamadığını, üretimin durduğunu ve bunun sonucu olarak hasılat ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürdüğü, mahkeme tarafından davacının eylemi nedeniyle davalının zarar gördüğü ve tazmin etmesi gerektiği sonucuna varılması halinde davacının kazanç kaybının 3.526,06 TL olduğu, EPDK tarafından gönderilen yazıya göre aralıklı olarak 19.02.2019 ve 20.02.2019 tarihlerindeki kesintisi süresinin mesai ve fazla mesai saatleri dikkate alındığında, davacı şirkete ait trafo merkezinde meydana gelen kesinti süresinin 10,74 saat olduğu, bu sürenin esas alınması halinde davacının kazanç kaybının 6.885,44 TL olduğu.." rapor edilmiştir. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/1516 E 2021/1992 K sayılı kaldırma ilamında da belirtildiği üzere davalının da enerji akışı sırasında akışı izleme ve koruyucu bakım ve onarım hizmeti sağlamakla görevli olduğu ve kusurlu eylemlerinden dolayı uğranılan zararı gidermekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Alınan son bilirkişi raporunda EPDK tarafından gönderilen yazıya göre aralıklı olarak 19.02.2019 ve 20.02.2019 tarihlerindeki kesintisi süresinin mesai ve fazla mesai saatleri dikkate alındığında, davacı şirkete ait trafo merkezinde meydana gelen kesinti süresinin 10,74 saat olduğu, bu sürenin esas alınması halinde davacının kazanç kaybının 6.885,44 TL olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda 19/02/2019 ve 20/02/2019 tarihlerinde toplam 10,74 saat kesinti yaşanmış olması, davacının tacir olması ve elektriğinin kesintiye uğraması nedeniyle kazanç kaybının oluşacağı anlaşılmış olmakla davacı tarafından davasının ıslah edilmemiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58/1. maddesinde; "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Bilindiği üzere herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Somut olayda kişilik hakkının zedelendiğinin ispat yükü davacı taraf üzerinde olmasına rağmen elektrik kesintisi yaşanması sebebiyle davacı şirketin kişilik hakkının zedelendiğine ilişkin herhangi bir kanıt getirilememiştir. Bu sebeple kişilik hakkının zedelendiğinin ispat edilememiş olması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

2.Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.000-₺ akdi tazminatın 19/02/2019 tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacının manevi tazminat talebinin reddine,

4.Maddi tazminat yönünden; -Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar harcından, 170,78TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 256,82 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 660,00TL'sinden davacı tarafın, 660,00TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 44,40TL başvuru harcı, 170,78TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Manevi tazminat yönünden; -427,60TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından sarf edilen 7.125,00 TL bilirkişi ücreti, 224,00 TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 7.349,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesap edilen 3.674,50 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

7.Davalı tarafından sarf edilen 5.625,00TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesap edilen 2.812,50 TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

8.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.