Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/1643
Karar No
K. 2025/1260
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/1643

KARAR NO: 2025/1260

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/03/2025 Tarihli Ara Karar

NUMARASI: 2025/203 Esas

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2025

İlk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, sevk ve idaresindeki, davalı ... Şirketi'nin maliki, davalı sigorta şirketinin ZMM Sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile 23/04/2023 tarihinde müteveffanın sevk ve idaresindeki bisiklete arkadan çarpması sonucunda davacılar murisinin vefat ettiğini, sürücünün asli kusurlu olduğunun Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 28.06.2024 tarihli raporu ile tespit edildiğini, müteveffanın Aile Hekimi olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere HMK'nın107.maadesi gereği belirsiz alacak istemiyle müvekkilleri ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 500,00-TL bisiklet bedeli, 500,00-TL cenaze gideri tazminatı ile manevi tazminat olarak ... için 1.000.000,00-TL, ... için 500.000,00-TL, ... için 500.000,00-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, Türk Borçlar Kanunu'nun 76.maddesi uyarınca tedbiren geçici ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan ... ve ... Limited Şirketi'nin mal kaçırma şüphesi olduğundan mevcut delil durumuna göre, haksız fiil ispat edilmiş olduğundan davalıların mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına, aksi kanaate olunması durumunda davalıdır şerhi konulmasına, bunun da mümkün olmaması durumunda ihtiyati haciz uygulanmasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince 12/03/2025 tarihli ara karar ile; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine, ihtiyati tedbir talebinin,

HMK 389/1 gereği uyuşmazlık konusu olmadığından reddine, geçici ödeme talebinin TBK 76. Maddeye göre davacıların ekonomik durumu göz önüne alındığında takdiren reddine, karar verilmiş, davacılar vekili tarafından; trafik kazasının oluşumunda davalı sürücünün Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarına göre asli ve tam kusurlu olduğunun müteveffanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacıların desteğinin davalı sürücünün sebep olduğu trafik kazası sonucunda vefat ettiği, bu suretle yaklaşık ispat koşulunun ve geçici hukuki koruma kararı verilmesinin koşullarının somut olayda gerçekleştiği, ilk derece mahkemesinin ara kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılarak, ihtiyati haciz ve geçici ödeme yapılması taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile cenaze giderleri, bisiklet bedeli ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. (1)HMK'nın 341.maddesinde hangi kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenmiş, (a) nihai kararlara (b) ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına (c) karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz kararlarına (d) karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. İstinaf isteğine konu TBK'nın 76.maddesi kapsamında geçici ödeme yapılmasına karar verilmesi yönündeki talebin reddine ilişkin ara karar, az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, nihai karar niteliğinde olmadığından ve ayrıca, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin de bulunmadığından, istinafı kabil karar niteliğinde değildir. Bu nedenle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; istinaf edilen ara kararın bu yönüyle istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle HMK'nın 341/1 ve 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (2)İİK'nın 257.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" denmektedir. Dava konusu zarar haksız eylemden kaynaklandığından, tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. (6098 sayılı TBK. m.117). Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Görülmekte olan davada davacılar vekili tarafından ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş olup, bu aşamada kusur oranının ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyet ile bağdaşmaz. Bununla birlikte, dava dilekçesine ek olarak sunulan belgelere göre, desteğin; trafik kazası nedeniyle vefat ettiği, yine Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun müteveffanın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, hal böyle olunca da yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, talep olunan alacakların; trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle haksız fiil tarihinde yani kaza tarihinde muaccel olduğu ve talep edilen alacak kalemlerinin rehin ile temin edilmemiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz istemine ilişkin koşulların gerçekleştiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da mahkemece; ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek, amaca uygunluk, ölçülük ile tarafların hak ve menfaati ile hakkaniyet prensipleri gözetilerek aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olan şirketin ticaretini engellemeyecek tarz ve şekilde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin değerlendirilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur (- Bkn; Dairemizin 03/04/2024 gün, 2024/587Esas,2024/462 Karar sayılıilamı,17/04/2024 gün, 2024/608 Esas,2024/591 Karar sayılı ilamı, 05/12/2024 gün, 2024/2412 Esas,2024/1956 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki ara kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebi yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen KABULÜ ile, karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin 12/03/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f madde hükmü gereğince kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog