3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/653
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI : 2018/706 Esas - 2021/789 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/04/2018 tarihinde, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu plakasız motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL daimi ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının 06/06/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 19/10/2021 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 12.163,87-TL artırarak toplam 12.263,87-TL nin tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline davadan önce başvurulduğunu ancak talep edilen eksik belgeler sunulmadığından açılan hasar dosyasında işlem yapılamadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının daimi maluliyetinin ve kusur durumunun ve buna ilişkin tazminat taleplerinin belirlenmesi için ATK İhtisas Dairesinden ve aktüerya bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan aracın davacının kullandığı motosikletle çarpışması neticesinde meydana gelen 26/04/2018 günlü trafik kazasından davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün %85 oranında, plakasız motosiklet sürücüsü davacının ise %15 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacının % 0 oranında maluliyete uğradığı, yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin de 9 aya kadar uzayabileceğinin dosya kapsamından temin edilen bilirkişi raporlarıyla belirlendiği ..'' gerekçesiyle; a-Davanın KISMEN KABULÜNE,b-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,c-Davacının 12.163,87 TL geçici iş göremezlik tazminatın talebinin kabulü ile, 19/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin 14/12/2021 tarihli UYAP üzerinden sunduğu dilekçesi ile, 14/12/2021 tarihli duruşmada hüküm kısmında sehven 12.163,87 TL yazıldığı belirtilerek, bu tutarın gerekçeli kararda 12.263,87 TL şeklinde yazılmasının talep edilmesi üzerine mahkemece 13/01/2022 tarihli tashih şerhi ile; hükmün 12.263,87-TL olarak tashihine karar verilmiştir.Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin geçirdiği kaza sonrasında bacağındaki platinlerin günlük yaşamını etkilediği, iş bulmakta zorlandığı, mağduriyetinin devam ettiği, hukuka aykırı olarak kalıcı sakatlık oranının %0 olarak belirlenmiş olması nedeniyle verilen kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davacının ıslaha konu talebinin zamanaşımına uğradığı, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının hatalı olduğu, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiği, ZMM Sigortası Genel Şartları gereğince geçici iş göremezlik dönem zararından müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu usulüne uygun şekilde araştırılmadan karar verilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu, reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmediği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi (geçici ve sürekli iş göremezlik) tazminat istemine ilişkindir. (1)Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla ilgili bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurdur. Somut olayda; davacı taraf, kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı sigorta şirketi ise kusur belirlemesinde davacı tarafın kusurunun eksik belirlendiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda görüşüne başvurulan ATK-Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 13/03/2020 günlü raporda; davacı sürücü ... İdaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay yeri olan kavşak mahalline yaklaşması sebebiyle hızını tedbir alabileceği asgari hadde düşürmesi ve solundaki şeritte seyir halinde iken şeridine giren otomobile karşı zamanında etkin fren ve uygun direksiyon manevrası alarak kazaya engel olmaya çalışması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyerek seyrini sürdürdüğü sırada meydana gelen olayda, alt düzeyde tali (%15), ... plakalı araç sürücünün idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, seyir şeridine hitaplı şerit değiştirme yasağını belirtir düz şerit çizgisinin varlığını dikkate alarak şeridini muhafaza etmesi ve şerit değiştirme eylemini yolun uygun yerinde doğru bir zamanda kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş şerit değiştirme manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapmadan, bu şeridin müsait olduğuna emin olmadan, nizamlara aykırı bir şekilde sağındaki şeride geçiş yaptığı sırada kazaya sebebiyet verdiği olayda asli (%85) kusurlu olacağı sonucuna varıldığı ve mahkemece bu kusur raporunun hükme esas alındığı görülmüş olup, ATK-Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış olup, bu husustaki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.(2)Haksız fiil sorumluluğunda, zararın meydana gelmesinde, zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda, davacı motosiklet sürücüsünün, kaza anında kask takıp takmadığı dosyadaki bilgi ve belgeler ile ifadelerden anlaşılamamakla birlikte, davacının yaralanmasının niteliğine göre (-sağ tibia önde 7-8 adet ekimoz, sağ ayak medial malleolde abrazyon, sol elde abrazyonlar- bacakta ağrı- sağ tibia orta bölümde kırık-sağ kurus grafisinde sağ tibia fibula şaftında (üst orta bileşkede) parçalı kırıklar-) kask takmamasının sonuca bir etkisi olmadığı gibi diğer koruyucu ekipman yönünden yasal zorunlululukta söz konusu olmadığından ve davacıya kazanın oluşumunda kusur izafe edildiği de dikkate alındığında ayrıca müterafik kusur atfedilmemiş olmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut olmadığından, bununla birlikte davalı tarafça müterafik kusur hususunda her hangi bir ispatta da bulunulmamış olduğundan, davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.(3)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı)Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; talep konusu davada kaza tarihi 26/04/2018 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğu konusunda duraksamamak gerekir.Hal böyle olunca, mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek düzenlendiği anlaşılan, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikteki 26/03/2021 günlü raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin maluliyetin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde olmadığından davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.(4)01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nın hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nın sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı). Bu durumda, SGK'nın sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nın 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nın 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı gibi, SGK'dan temin edilen 29/10/2018 günlü cevabi yazıya göre, davacının sigortalı çalışan olmadığı anlaşılmakla, bu durumda kendisine geçici iş göremezlik ödemesi yapılmasının mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır.(5)Zaman aşımı yönünden yapılan incelemede; 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.Dava konusu olayda trafik kazası 26/04/2018 tarihinde meydana gelmiş, görülmekte olan dava ise 03/08/2018 tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi ise 19/10/2021 tarihinde sunulmuş olup kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 ve 66/1-e maddeleri uyarınca öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olup, davanın kısmi dava olarak açıldığı gözönünde tutulduğunda ıslah tarihinde davanın zamanaşımına uğramamış olması nedeniyle bu husustaki davalı taraf vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.(6)Davalı vekili istinaf dilekçesinde reddedilen miktar yönünden mahkemece vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek reddedilen miktar için vekalet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 3.500,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece davacının daimi maluliyet talebinin reddine karar verilmiştir. O halde mahkemece kendisini vekille temsil eden davalı lehine 3.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsiz ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılması, reddedilen kısım için davalı lehine 3.500,00-TL vekalet ücret takdir edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda bentler halinde açıklanan nedenlerle reddine, sadece 6 nolu bentte açıklanan nedenle kısmen kabulüne, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2018/706 Esas, 2021/789 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun (6) nolu bentte açıklanan nedenler dışında reddine, yukarıda (6) nolu bentte açıklanan nedenle kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2)a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2018/706 Esas, 2021/789 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davanın KISMEN KABULÜNE, b/Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,c/Davacının 12.263,87-TL geçici iş göremezlik tazminatın talebinin kabulü ile, 19/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,d/Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 837,74-TL harçtan peşin alınan 35,90-TL+100,00-TL tamamlama harcı toplamı 135,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 701,84-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,e/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir ve tayin olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,f/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 3.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, g/Davacı tarafından yapılan 1.300,00-TL bilirkişi ücreti, 1.382,00-TL adli tıp kurumu rapor ücreti ve 2.358,90-TL posta ve tebligat giderinin toplamı olan 5.040,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 3.921,68-TL ile 77,00-TL ilk harç ve masraflar, 314,00-TL keşif harcı, 100,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.412,68-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,3/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/11/2025