Esas No
E. 2010/2386
Karar No
K. 2010/2825
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/2386 E.  ,  2010/2825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2006/266-2008/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davalının, kendisine tahsis edilen arsa üzerine yaptıracağı binanın projesini hazırlatıp belediyeye başvurarak inşaat iznini aldığını, daha sonra belediyece yapılan kontrollerde inşaatın projesine uygun olmadığı gerekçesiyle 08.10.2001 tarihli encümen kararı ile inşaatın durdurulup kooperatifin (5.000) YTL para cezası ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin de 24.04.2003 tarihli genel kurul toplantısında davalının inşaatının yıkılmasına ve anılan para cezasının davalı tarafından ödenmesine karar verdiğini ileri sürerek, davalının yaptığı binanın ve istinat duvarının yıkılmasına, (5.000) YTL.'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu cezanın sadece müvekkilinden istenmesinin eşitlik ilkesineaykırı olduğunu, yıkım kararının ise ancak belediye encümenince verilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu para cezası hakkında Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesi' ne ve Aydın 1.İdare Mahkemesi' ne yapılan itirazların süre yönünden reddedildiği, 24.04.2003 tarihli genel kurul kararlarının iptali için açılan davanın da reddedilip kesinleştiği, davalının toplam 5 ortaklık payını 20.07.2007 ve 23.11.2007 tarihlerinde 3.kişilere devrederek ortaklığının sona erdiği, 3194 sayılı İmar Kanunu' nun 32.maddesi uyarınca davacı inşaatında tespit edilen imara aykırılğın sadece yıkım yoluyla giderilebiceği, ancak salt imara aykırılık iddiasının idari yargı yerini ilgilendireceği ve bu iddiayla açılan davanın görev yönünden reddinin gerektiği, para cezasının uygulandığı tarihte davalının yönetim kurulu başkanı olduğu ve bu cezaya karşı gerekli yasal yollara başvuru süresini kaçırarak kooperatifi zarara uğrattığı, dolayısıyla Kooperatifler Kanunu' nun 62 ve anasözleşmenin 48.maddesi uyarınca kendi kusuruyla neden olduğu zarardan sorumlu bulunduğu, anılan cezanın davacı kooperatif tarafından 17.11.2003 tarihinde belediyeye ödendiği gerekçesiyle davacının yıkım talebi yönünden davanın idari yargı görev alanına girdiğinden mahkemenin görevsizliğine, tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile (5.000) YTL.'nın 17.11.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava, davacı kooperatifin ortağı bulunan davalı tarafından yapılan inşaatın yıkılması ve kooperatifçe ödenen idari para cezasının, bu cezanın sorumlusu olan davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yıkım istemi yönünden davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

Oysa davacı kooperatifçe ortağı bulunan davalıya karşı, kendisine isabet eden arsa üzerinde ortak sıfatıyla yaptığı inşaatın yıkılması istemiyle 1163 sayılı Koop. K.’na ve anasözleşmeye dayanarak dava açılması mümkün olup, kooperatifle ortağı arasındaki işbu davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği tabiidir. Nitekim işbu davanın davalısı tarafından davacı kooperatif aleyhine 24.04.2003 tarihli genel kurulda alınan yıkım kararının iptali istemiyle açılan dava da aynı yer mahkemesince görülüp reddedilmiş ve Dairemiz’ce de onanmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davacının yıkım (kal) istemi yönünden de işin esasının incelenmesine girişilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu idari para cezasından bizzat davalı ortağın sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3.Ancak, HUMK.’nun 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan birisi müddeabihi 3. kişiyi temlik ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddeabihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.

Somut uyuşmazlıkta da davalı tarafından davacı kooperatif nezdindeki tüm hisseleri dava sırasında 3. kişilere devredildiğine ve davacı kooperatifçe de bu devir işlemi benimsenip kabul edildiğine göre, mahkemece “kal istemi yönünden” HUMK.’nun 186. maddesi uyarınca işlem yapılması gereklidir. Nitekim mahkemece de bu yönde işlemlere girişilip davanın devralan 3. kişilere ihbarı yoluna gidilmişse de davacının anılan yasa hükmüne uygun şekilde beyanı alınmamıştır.

O halde mahkemece, “kal istemi yönünden” davacının anılan maddede açıklanan şekilde beyanının alınması ve böylece re’sen pasif dava ehliyeti açıklığa kavuşturulduktan sonra, işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 3194 sayılı İmar Kanunu K3194 md.32
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog