T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
BİRLEŞEN KONYA .ASLİYE TİCARET MAH.'nin ... E. ... K. SAYILI DOSYA
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Mahkememizin ... E. ... K. sayılı ilamı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 04/10/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderilmiş olup yukarıda yazılı sıramıza kaydı yapılarak, yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Ana dosyada davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; bahse konu çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiğini, ancak müvekkili şirketin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenmediğini ve çek üzerindeki imzaların da ... ait olmadığını, takibe konu çekin lehtar kısmının ... tarafından ... Tic. Ltd. Şti. olarak doldurulduğunu ve çeklerin ... adına imzalanmış olduğunu, daha sonra çek önce şirket adına cirolanmış daha sonra da ... tarafından ... isimli kişiye ciro edildiğini, son olarak da Konya barosuna kayıtlı olan ...-(... ) kimlik numaralı şahıs tarafından çekin cirolanmış olduğunu ve muhatap bankaya 21/03/2022 tarihinde ibraz edildiğini, daha sonra bu çekin Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasına konu edildiğini, Davalı ...'ın, takibe konu çek ile ilgili hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, Müvekkil şirketin ne lehtar ne de cirantalar ile herhangi bir şekilde alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü şayet mahkemeniz aksi kanaatte ise alacak miktarının %15 teminat tutarının yatırılması suretiyle takibin durdurulmasına, müvekkillerin mal varlıkları üzerindeki hacizlerin ve banka hesapları üzerindeki blokelerin kaldırılmasını, depo edilecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesini, davacı müvekkil şirketin Konya . İcra Dairesi ... E. dosyası üzerinden takibe konu edilen kambiyo senedine istinaden borçlu olmadıklarının tespitine ve çekin iptali ile iadesine, kötü niyetli davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Keşide tarihi 11.04.2022, seri numarası ..., lehtarı ... olan 200.000,00 TL bedelli ... ... Şubesi çekin, davalı ... tarafından müvekkilinin rızası olmadan alındığını ve doldurulduğunu, Müvekkilinin davalılara böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin, müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından doldurulmadığını, çek üzerindeki imzaların da ...'e ait olmadığını, takibe konu çekin lehtar kısmı ... tarafından kendi adına doldurulduğunu ve cirolandığını, ...'un cirosundan sonra iyi niyetli 3. kişi konumuna geçebilmek için çek önce ... adına cirolandığını, daha sonra da ... tarafından TC dahi yazılmadan cirolandığını, son olarak da Koray Şimşek tarafından ciro yapıldığını ve muhatap bankaya 11/04/2022 tarihinde ibraz edildiğini, bu nedenlerle davacı müvekkil şirkete ait Keşide tarihi 11.04.2022, seri numarası ..., lehtarı ... olan 200.000,00 TL bedelli Türkiye ... Bankası'na ait çek senedine istinaden borçlu olmadıklarının tespitine ve çekin iptali ile iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle C.Başsavcılığı nezdindeki ifadesinde takibe konu çeklerin imzalı bir şekilde muhafaza edildiğini ve imzalı çeklerin çalındığı iddiasında bulunduğunu, akabinde ise iş bu menfi tespit isteminde bulunurken imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, davacının her iki iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi konumunda olduğunu, davacının muvazaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, Davalı müvekkilinin, diğer davalılardan ... Tic. Ltd. Şirketi'nin ve yine diğer davalılardan ...'un avukatlığını yaptığını, davalı müvekkilin diğer davalı ile arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle vekalet ücreti alacağı bulunmakta olup takip ve dava konusu çeki bu nedenle kabul ettiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, tedbir talebinin kabulü halinde müvekkilin doğacak zararları nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yapılacak imza incelemesi neticesinde imzanın borçlu şirket yetkilisine ait çıkması sonucunda para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'un cevap dilekçesi özetle; kendisi ile davacı arasında hem şirket olarak hem de kar payı ortaklığı çalışmak üzere şifai olarak anlaşma yapıldığını, kendisinin davacı şirkete de, tarih ve miktarlarda havaleler yapıldığını, davacı şirket adına tamircilere, oto parçacılarına ödeme yaptığını, bunun karşılığında da davacı tarafından kendisine çek verildiğini, ... şirketinin ise eşinin adına kayıtlı olduğunu, şirket işlerinin de kendisi tarafından idare edildiğini, ancak davacı şirketin tarafına verilen kar payı vaatlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine kendisine verilen çekin aile avukatı olan ...'a, geçmiş döneme ilişkin takibini yaptığı İcra ve dava takipleri için borcunun bulunması ve aynı zamanda çekin de nakit ödeme aracı olması nedeniyle yeğenim olan ...'a, bahse konu çekin vekaleten Dakik Asansör, asaleten şahsı adına gönderdiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, tedbir talebinin kabulü halinle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yapılacak imza incelemesi neticesinde imzanın borçlu şirket yetkilisine ait çıkması sonucunda para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tic.Ltd.Şti'nin cevap dilekçesi özetle; davacı şirketin engelli bakım merkezi işletmesi ve eşi ...'un da kendisine vekaleten engelli asansörü yapan (... ) firması sahibi olması nedeniyle aralarında ticari ilişkinin bulunduğunu, eşi tarafından, kendisinin vekaleti ile işletilen ... ile davacı şirket arasında hem şirket ortaklığı hem de kar payı ortaklığı için şifahi olarak anlaşma yapıldığını, akabinde de ... tarafından davacı şirkete değişik tarih ve miktarlarda havaleler yapıldığını, bunun karşılığında ise davacı tarafından eşi ...'a çek verildiğini, ancak davacı şirketin tarafına verilen kar payı vaatlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine kendisine verilen çekin aile avukatı olan ...'a, geçmiş döneme ilişkin takibini yaptığı İcra ve dava takipleri için borcunun bulunması ve aynı zamanda çekin de nakit ödeme aracı olması nedeniyle yeğenim olan ... vasıtasıyla ...'a gönderdiklerini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile, tedbir talebinin kabulü halinle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yapılacak imza incelemesi neticesinde imzanın borçlu şirket yetkilisine ait çıkması sonucunda para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, Konya ... Genel Müdürlüğü'nden, ... Bankası A.Ş Genel Müdürlüğü'nden, Türkiye ... Bankası A.Ş'den ilgili evraklar temin edilerek dosya arasına alınmış, ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor temin edilmiş ve taraflara raporun tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Davacının esas dosyadaki dava dilekçesinde özetle; davaya konu çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiğini, ancak müvekkili şirketin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenmediğini ve çek üzerindeki imzaların da ...'e ait olmadığını, takibe konu çekin lehtar kısmının ... tarafından ... . Tic. Ltd. Şti. olarak doldurulduğunu ve çeklerin ... adına imzalanmış olduğunu, davacı müvekkil şirketin Konya . İcra Dairesi ... E. dosyası üzerinden takibe konu edilen kambiyo senedine istinaden borçlu olmadığının tespitini, çekin iptali ile iadesini talep etmiş, birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesi özetle; keşide tarihi 11.04.2022, seri numarası ..., lehtarı ... olan 200.000,00 TL bedelli ... ... Şubesi çekin, davalı ... tarafından davacının rızası olmadan alındığını ve doldurulduğunu, davacının davalılara böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin, müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından doldurulmadığını, çek üzerindeki imzaların da ...'e ait olmadığını beyan ederek, keşide tarihi ... , seri numarası ..., lehtarı ... olan 200.000,00 TL bedelli Türkiye ... Bankası'na ait çek senedine istinaden borçlu olmadıklarının tespitine ve çekin iptali ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK.
677.Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir. Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... Ticaret Limited Şirketi, takip dayanağının 20/03/2022 tarihli 210.000 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'Nin ... esas sayılı dosyasındaki davaya konu çekin incelenmesinde; 11/01/2022 keşide tarihli, 2000.000,00 TL bedelli ...Ltd.Şti. tarafından ... adına düzenlendiği, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı anlaşılmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracı olup borçlu, bononun teminat olarak verildiği, bedelsiz kaldığı v.b. yönündeki iddialarını ancak yazılı ve kesin delillerle ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar, ... Esas, ... Karar sayılı kararları). Ayrıca 6102 sayılı TTK'a göre açık (boş) bono düzenlenebilir. Boş olarak düzenlenen bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddiaların da ancak yazılı delillerle ispatı mümkün olup, ispat külfeti davacı borçlu üzerindedir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehtar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir. Hamilin iyi niyetli olması durumu değiştirmemektedir.
İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 03/01/2024 tarihli raporunda, ... Bankası ... şubesine ait ... nolu 20/03/2022 keşide tarihli, 210.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası ... şubesine ait ... nolu 11/04/2022 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek üzerinde yapılan incelemeler sonucunda , çeklerdeki keşideci imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlikler saptandığının, söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacı esas dosya ve birleşen dosyadaki davaya konu ... Bankası ... şubesine ait ... nolu 20/03/2022 keşide tarihli, 210.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası ... şubesine ait ... nolu 11/04/2022 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekteki imzaların davayı ait olmadığı iddia etmiş ise de; İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 03/01/2024 tarihli raporunda, söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, davacı iddiasını ispat edemediğinden davaların ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3.Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasından açılan davanın REDDİNE,
4.Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyası açısından, davalıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, A-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.851,70 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan bakiye 3.424,10 TL'nin istek halinde ve karar kesinleşince davacıya İADESİNE,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
4.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad KAYDINA,
5.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ... vekili için (225.542,20 TL üzerinden) 35.831,33 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının istek halinde davacıya iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine, B-Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50 TL'den mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan bakiye 2.987,90 TL'nin istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
4.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan ve ilk oturuma davacı ile davalılar ... ve Koray Şimşek katılıp, davalılardan ..., ... ve ...'un katılmadığı anlaşıldığından 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.-13. maddesi gereğince 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA,
5.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ... vekili için (200.000,00 TL üzerinden) 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının istek halinde davacıya iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024
Katip Hakim