11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/2452 E. , 2010/2871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2006/603 - 2008/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, yönetim kurulu kararı ile müvekkili ve diğer bir üye arasında tartışma ve kavga meydana geldiği bunun da İç Tüzüğün 21. Maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle müvekkiline 22.12.2006 ile 05.01.2007 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 15 gün iş vermeme cezası verildiğini, kavga olayının meydana gelmediğini, müvekkilinin önceki yönetimde görev yaptığı ve yeni yönetime muhalif olduğu için bu cezanın verildiğini ileri sürerek, 15 günlük iş vermeme cezasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin istihdam ettiği kahyanın işyerinde araç okuması yaptığı sırada davacının müdahale ederek iş düzenini bozduğunu, kahyanın üzerine yürüdüğünü ve kahyaya zarar vermesinin diğer çalışanlarca önlendiğini, davacıya bu nedenle içtüzüğe uygun olarak ceza verildiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun ihraç dışındaki kararlarının iptali için mahkemeye başvurulamayacağı, ancak verilen kararın davacının çalışma hakkına ilişkin bir karar olması sebebi ile dava açılabileceği, iç tüzüğe göre ceza verilebilmesi için kooperatif içinde tartışma ve kavga olması gerektiği, dava konusu olayda davacı ile kahya ... arasında tartışma çıktığı, tartışma çok büyümeden diğer kooperatif üyeleri tarafından engellendiği, yönetim kurulu tarafından alınan 15 günlük iş vermeme cezasının iç tüzüğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 1163 sayılı Yasa’dan kaynaklanmakta olup, gerek yasada gerekse de davalı kooperatifin anasözleşmesinde genel kurulun ve yönetim kurulunun hangi hususlarda yetkili olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Anılan organların yasadan almadığı bir yetkiyi kullanmaları mümkün değildir. Her ne kadar yönetim kurulu, kooperatifin dirlik ve düzenini sağlama görev ve yetkisine sahip ise de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının bir nedenle başka birisi ile tartışmasına dayalı olarak davacıya ceza uygulanması doğru olmadığı gibi davacının şahsını ilgilendiren yönetim kurulunun bu kararı üzerine işbu davayı açmasının da mümkün bulunması karşısında mahkemece davanın kabulü yerine davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.