. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 30.04.2022 tarihinde saat 01:15'te ... , ...'a ait ... plakalı araç ile Konya İli ... İlçesi Yeni İstanbul Yolu'nda seyir halinde iken önünde ...'a ait ... plakalı araç ile seyreden ... kontrolsüz bir şekilde ve sinyal vermeden orta şeritten sağ şeride geçmiş ve ... 'ın ... plakalı araca sol arkadan çarpmasına sebep olduğunu, çarpma neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini ve aracı 70 gün boyunca kullanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000 TL (Belirsiz Alacak - 1.000 TL tazmin edilmeyen hasar bedeli ve 1.000 TL değer kaybından ibaret) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL (Belirsiz Alacak) davaya konu aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle huzurda görülmekte olan dava zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00TL olduğunu, bu nedenlerle zamanaşımına uğramış davanın reddini, zarar meblağının belirlendiği iddia edilmesine rağmen belirsiz alacak davası açıldığı müşahede edildiğinden davanın usulden reddini, değer kaybı tazminatı açısında arabuluculuk şartı yerine getirilmeden ve sigorta şirketine başvuru yapılmadan ikame davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı ve hasar tazminatı taleplerinin cevap dilekçelerinde belirttikleri ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde kabul anlamına gelmemek kaydı ile araç hasarı ve değer kaybı yönünden yukarıda belirttikleri gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, talebin kabulü halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; Kendisinin sürücü belgesini aldığı tarihten bu güne kadar ailesinin mobil araçla yapmış olduğu gıda maddesi pazarlamacılığında çalıştığı için köy yolları, yayla yolları, mezra yolları, kasaba yolları, ilçe yolları, tek şeritli yol, bölünmüş yol ve otobanlarda binlerce km yolda sürücülük yapan, muhtelif kazalar yaşayan ve tanıklığını yapan ve hala araçla şehirler arası soğuk pazarlama yapan tecrübeli bir sürücü olduğunu, davacı ... mülkiyeti kendine ait olan sürücüsü ... olan ... plakalı ... markalı aracı ile 30.04.2022 günü mülkiyeti Annem ... a ait olan ... plakalı aracı kendisinin kullandığı bir anda İstanbul yolu valilik ek binası önündeki TEDES kameralarının hemen altında kameraları 3-5 metre geçince kameraların kör noktasında arkadan çarpmalı (Arkadan vuran araç davacı tarafın aracıdır) yaşanmış olan trafik kazasında kendisinin kusurlu olduğunu iddia ederek kayıplarını ve zararlarını tazmin etmek üzere söz konusu davayı açmış durumda olduğunu, kendisinin aracına arkadan çarpan aracın mülkiyeti her ne kadar ... olsa da kazanın faili sürücü ... olduğunu, ... prefabrik ev imalatı yapan bu aracı da satıp paraya çevirme amaçlı iş karşılığı takas olarak aldığını ancak paraya çeviremeden kendisinin arkadan çarparak aracın ağır hasar alınmasına sebep olduğunu, kaza raporunda açıkça aracını hızlı kullandığından hız kontrol kameralarına bakarken kendisinin aracına arkadan çarptığını beyan ettiğini, bu nedenlerle davacı tarafın sürücüsü ... kaza tutanağında kendi hatası ile aracına arkadan çarptığını beyan ettiğini, dava dilekçelerindeki beyanlarının tamamen yalan, yanlış uydurma hayal ürünü olduğunu, aracıyla en az 600 metre mesafe öncesinden sağ şeritten güvenli ve tedbirli bir şekilde seyir halindeyken aracına doğrudan arkadan çarptığını, aracının aniden şerit değiştirme ve ani fren yapması söz konusu olmadığını, şerit değiştirmeye ve ani fren yapmayı gerektirecek bir durumda olmadığını çünkü normal şartlarda sağ şeritten ve şeridine uygun hızla gittiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle;
Davacı ... Mülkiyeti kendine ait olan sürücüsü ... olan ... plakalı ... markalı aracı ile 30.04.2022 günü mülkiyeti bana ait olan sürücüsü oğlum ... olan ... plakalı aracımla arkadan çarpmalı (Arkadan vuran araç davacı tarafın aracıdır) yaşanmış olan trafik kazasında araçlarının kusurlu olduğunu iddia ederek kayıplarını ve zararlarını telafi etmek üzere söz konusu davayı açmış durumda olduğunu, aracına arkadan carpan aracın mülkiyeti her ne kadar ... olsada Kazanın faili sürücü ... olduğunu, ... prefabrik ev imalatı yapan bu aracı da satıp paraya çevirme amaçlı İş karşılığı takas olarak almış ancak paraya çeviremeden arabasına arkadan çarparak aracın ağır hasar almasına sebep olduğunu, aracına arkadan çarpan sürücü kendisinin %100 suçlu olduğunu bilmekte ve bu durumu “kaza raporunda açıkça aracını hızlı kullandığından hız kontrol kameralarına bakarken benim aracıma arkadan çarptığını beyan atmektedir.” sürücü kendi dalgınlığından aracına arkadan çarptığını bu cihetle %100 kusurlu olduğunu beyan ettiğini, bu nedenlerle davacı tarafın sürücüsü kaza tutanağında kendi hatası ile aracına arkadan çarptığını beyan ettiğini, dava dilekçelerindeki beyanlarının tamamen yalan, yanlış uydurma hayal ürünleri olduğunu, aracının sürücüsü sağ şeritten güvenli ve tedbirli bir şekilde seyir halindeyken aracına doğrudan arkadan çarptığını, aracının aniden şerit değiştirme ve ani fren yapması söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I. DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 30/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararlarının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise 30/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği herhangi bir maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep etmesinin mümkün olup olmadığı hususunda olduğu görüldü.
II. HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMI (1) T.C
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 24/06/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, Kadıköy . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla ... 4721 sayılı TMK'nin 405/1. maddesi gereğince kısıtlanıp, ... vasi tayin edildiği, eldeki davada da vasi Mustafa tarafından davacı Kadriye adına vesayeten davacı vekiline vekaletname verildiği ve davanın bu şekilde açıldığı, ancak eldeki dava için vesayet makamından alınmış husumete izin kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, TMK'nin 462/8. maddesi uyarınca eldeki dava için vesayet makamından "husumete izin" kararı alınması ve anılan usuli işlem tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, bahsedilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. (2)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında; "Söz konusu olay nedeniyle tutulan trafik kaza tespit tutanağında; davacınıntrafik ışık ve işaretlerine uymam kuralını ihlal ettiği davalı sürücünün ise hız sınırı ve alkollü araç kullanma kuralını ihlal ettiğinin tutanağa bağlandığı. İDM tarafından aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda davacının kusursuz davalı sürücü Gökhan'nın %100 kusurlu olduğunun rapor edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Trafik kaza tespit tutanağı dosyadan aldırılan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. (Nitekim Yargıtay . HD'nin ... esas ... , ... esas ... Karar sayılı emsal ilamları)"
Bu halde mahkemece, İTÜ, Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır." denilmiştir. (3) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/01/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup, temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Davacı vekili, işbu davada müvekkili adına 09/03/1981 tarihinde davalı bankaya yatırılan 1.500,00 TL'nin alım gücü üzerinden bugünkü karşılığını talep etmiştir. Bu haliyle dava, HMK'nın 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olup, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemez. Bu durumda, mahkemenin 19/06/2015 tarihli davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak esasa yönelik temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir." denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE: (1)AKTİF HUSUMET EHLİYETİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davacıya ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde davacının T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin 26/02/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla kısıtlandığı ve vasi olarak ...'ın atandığı anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 24/06/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı gereğince davacı vekilinin iş bu dava için 4721 sayılı Kanunun 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/08/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı husumete izin kararı alınarak aktif husumet ehliyetine yönelik dava şartı eksikliği giderilmiştir. (2) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) 30/04/2022 Tarihli Kaza Tespit Tutanağının İncelenmesinde: Kazanın maddi hasarlı olarak meydana gelmesi sebebiyle kaza tespit tutanağının taraflar arasında tutulduğu anlaşılmıştır. (b) 10/06/2022 Tarihli ve Davacı Tarafından Dava Öncesinde Alınan Uzman Görüşü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce adli trafik bilirkişinden 10/06/2022 tarihli Uzman Görüşü Raporunun alındığı, alınan raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 42/2-b ve 56/a-4 maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. (c) Mahkememizce Aldırılan 07/12/2022 Tarihli Adli Trafik Bilirkişi Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Dosya içerisinde yer alan 30/04/2022 tarihli kaza tespit tutanağının kazanın taraflar arasında tutulduğu anlaşılmakla Mahkememizce öncelikle mahallinde keşif icra edilmiş ve akabinde T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmış, 07/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/1-c maddelesinde yer alan kuralı ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. (ç) Karayolları Fen Heyetinin 04/12/2023 Tarihli Heyet Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce aldırılan 07/12/2022 tarihli Adli Trafik Bilirkişi raporu ile davacı tarafından kaza öncesinde aldırılan 10/06/2022 tarihli Uzman Görüşü Kusur Raporu arasında açık çelişki olduğu anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı emsal alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden rapor aldırılmış, 04/12/2023 tarihli heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. 04/12/2023 tarihli Karayolları Fen Heyeti bilirkişi raporunun 10/06/2022 Tarihli Uzman Görüşü Kusur Raporu ile Mahkememizce aldırılan 07/12/2022 Tarihli Adli Trafik Bilirkişi kusur raporu arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olması, söz konusu raporun kaza sonrasına ilişkin kamera kayıtları ve fotoğrafları değerlendirilerek hazırlanması, kazaya karışan araçlarda meydana gelen hasar yerleri ve heyet raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları, kaza sonrasına ait fotoğraf ve video kayıtları, kazaya karışan araçlarda meydana gelen hasar yerleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından 30/04/2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle eldeki dava açılmış ise de Karayolları Fen Heyetinden rapor aldırılmış, 04/12/2023 tarihli heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmekle davacının davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (4) KANUN YOLU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı tarafından eldeki dava 3.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/01/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak kanun yolu açık olarak hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Davacı davasının REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 80,70TL nin mahsubu ile 346,90TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... şirketine verilmesine,
6.Davalı ... tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7.6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Katip ... Hakim ...