Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkil, polis memuru olarak resmi görevini ifa ederken, 18/06/2021 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle, ağır derecede yaralanmıştır. Bahse konu kazada asli kusurlu olan şahıs kaza yerini terk ettiğinden bahisle kimliği tespit edilememiş olduğunu, Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, kazaya sebebiyet veren plakasız motosikletin tespit edilemeyen sürücüsü, 2918 K.Y.T.K yer alan sürücü kusurlarından; '47/1-a görevli memurun uyarı ve ikazlarına uymamak ve 52/1-a aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak' maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu açıkça belirtilmiş olduğunu,Müvekkil ... , Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporuna göre %17 oranında engelli sayılacağı belirtilmiş olduğunu, Müvekkil, ... doğum tarihlidir. Kaza tarihinde Konya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde ... sicil numaralı polis memuru olarak resmi görevini ifa etmekte olduğundan dolayı, yargılama sonucunda hesaplanacak olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının müvekkilin kaza tarihindeki maaş bordrolarına göre belirlenecek geliri üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca müvekkilin halen tedavisi devam ettiğinden bakıcı gideri talep etme zarureti hasıl olmuş, davamızın kabulüyle; fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak, Yargılama sonucunda müvekkil için 50 TL. geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL kalıcı iş gücü kaybı tazminatının ve 50 TL bakıcı gideri maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesi talep etmektedir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilimden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkilime usulüne uygun bir başvurusu bulunmamakta olduğunu, Resmi Gazetenin 04.12.2021 tarihli nüshasında yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında değişilik yapılmasına dair genel şartlar tebliği uyarınca sigorta şirketine tazminat başvurusunda bulunan hak sahiplerinin 2918 sayılı kanunun 99 maddesi gereğince belirtilen belgeleri eksiksiz olarak vermesi zorunludur. Davacı müvekkil Güvence Hesabınl başvurduğu zaman söz konusu belgeleri eksiksiz olarak sunmamıştır. Anılan sebepten ötürü, davacının davasının dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddi gerekmekte olduğunu, Kaza tespit tutanağında ve ifadelerde motosiklet olarak belirtilen aracın ; 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olan araçlardan olmadığı açıktır. , ... Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği, belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.Somut olayda, dosyadaki ifadelerde kazaya neden olan araç tescilsiz motosiklet olarak geçmekte ise de, dosya kapsamından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu sebeple motosikletten doğan zararlar için güvence hesabının bir sorumluluğunun olmadığı açıkça ortadadır. ... hesabının sorumluluğu olmadığı için davada husumet yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, motosikletin kusur durumunun araştırılması gerektiği, Aynı şekilde daha önceden davacıya aynı zarar nedeniyle zarar sorumluları, müvekkilim ve SGK dahil üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminat ödemelerinin de belirlenmesi durumunda bu ödemeler davacının uğradığı zararı tamamen karşılıyorsa davanın reddine, aksi takdirde ise, bu ödemelerin güncellerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesi gerekmekte olduğu, Maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata göre belirlenmesi, Müvekkilim ... ’nın sorumluluğu kusur oranı ile sınırlı olduğundan müvekkilimin mesuliyeti hasebi ile davacı tarafça ileri sürülen kusurlu halleri ve kusur oranını kabul etmediklerini,davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı, ,kesin hüküm,dava şartı, husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

I. DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ

Davanın; 18/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararların tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce davalı ... usulüne uygun olarak başvuru yapılıp yapılmadığı, dava dışı kazaya sebebiyet veren motosikletin sigorta yaptırılması zorunlu araçlardan olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücüye atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bir maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır.

II. HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI

1.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 12/12/2013 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "2918 Sayılı Yasa'nın 3. maddesinde motorlu bisiklet "Silindir hacmi 50 santimetre küpü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 Km'den az olan bisiklet" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 103. maddesine göre "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir." Yine Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.3-k maddesine göre, motorlu bisiklet kullanılmasından ileri gelen zararlar teminat dışıdır. Güvence Hesabı Genel Şartlarını 9. maddesine göre ise hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak başvurulabilir. Somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından olaya karışan mobiletin 2918 Sayılı Yasanın 3. maddesinde tanımlanan motorlu bisiklet kavramı içinde kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır.

Mahkemece davacıya çarpan mobiletin yukarıda tanımı yapılan motorlu bisiklet olup olmadığının araştırılması, bu konuda davacı delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre davalının hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir." denilmiştir.

2.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/10/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre, Güvence Hesabı trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alınmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.

Somut olayda, dosyadaki ifadelerde kazaya neden olan araç tescilsiz motosiklet olarak geçmekte ise de, dosya kapsamından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece araç üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile aracın cinsi, modeli, silindir hacmi, trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.

3.T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 29/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "18/10/1983 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 103.maddesinde; "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Adı geçen kanunun 12/07/2013 tarihli değişiklikten yani kaza tarihinden önceki 3'üncü maddesinde ise motorlu bisiklet silindir hacmi 50 cm3'ü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklettir şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda, davacının yaralanmasına sebep olan aracın tescil belgelerine göre motor silindir hacminin 49.9 cm3, imal hızının ise saatte 45 km olduğu anlaşılmaktadır. Yani anılan aracın 2918 Sayılı Yasa uyarınca kaza tarihi itibariyle motorlu bisiklet niteliğinde bulunduğu belirgindir. Az yukarıda ifade edildiği üzere 07/06/2009 kaza tarihi itibariyle motorlu bisikletlerin sebep olduğu zararların 103'üncü madde uyarınca genel hükümlere tabi olduğu bir başka ifadeyle Güvence Hesabının sağlamış olduğu teminat kapsamı dışında bulunduğu açıktır. Buna göre, ilk derece mahkemesince, davanın, esastan reddine karar verilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur. " denilmiştir.

III. DEĞERLENDİRME VE NETİCE: (1)

Davalı vekilinin yasal süre içerisinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde kazaya karışan ve maliki tespit edilemeyen motosikletin 50 cc üzerinde olduğunun ve dolayısıyla kazaya konu aracın ZMMS yaptırılması gereken tescilli araçlardan olup olmadığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu savunması ileri sürülmüştür. (2) Mahkememizce davacı tarafından dava dilekçesinde tanık olarak bildirilen tanık ... dinlenmiş, tanığın 06/10/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında olay yerine kazadan sonra gittiğini, kazaya sebebiyet veren motosikleti görmediğini, kaza sonrasında davacının kendisine kovaladığı motosikletin beyaz renkli ve plakasız motosiklet olduğunu söylediğini ifade etmiştir. (3) Her ne kadar davacı tarafından ... isimli şahsın dinlenmesi talep edilmiş ise de davacı vekilinin tanık listesini dava dilekçesinde bildirdiği, buna rağmen Mahkememizce T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/06/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak Mahkememizin 04/04/2023 tarihli duruşmasında yine süre verildiği ancak davacı tarafından başkaca tanık bildirilmediği ve davalı tarafından Enes Alper isimli şahsın dinlenmesine muvafakat edilmediği görülmekle tanık listesinde yer alan ... isimli şahıs Mahkememizce dinlenmemiştir. (4) Mahkememizin 04/04/2023 Tarihli duruşmasının (4) ve (5) nolu ara kararları gereğince kamera kayıtları dosyamız arasına celp edilmiş, Mahkememizce dosya kapsamında toplanan tüm delillerin akabinde yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 12/12/2013 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/10/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı doğrultusunda alanında uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmış, 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazaya karışan araçla ilgili olarak 18/06/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, 02/07/2021 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı, 18/06/2021 günü 22:27 saatinde çekilmiş olan 36 saniyelik kamera görüntüler ve tanık ifadeleri incelenmiş olup dosya kapsamına göre davaya karışan araçla ilgili olarak teknik detay ve görüntü olmadığı için Elektrik Motorlu Bisiklet ( Moped) veya motosiklet olup olmadığı anlaşılamadığı ve bu kapsamda davaya konu aracın motor hacminin 50 santimetreküpün altında mı yoksa üstünde mi olup olmadığının anlaşılmadığı, kaza konusu kazaya karışan araçla ilgili olarak yeterli teknik detay olmadığı için kaza tarihinde bu tür araçlar için Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırma zorunluluğu olup olmadığı değerlendirilememiştir şeklinde kanaat bildirilmiştir. (5) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunumuzun "Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinde; "Motorlu bisiklet (Moped): Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. " şeklinde tanımlanmıştır. (6) Adı geçen kanunumuzun "Motorsuz Taşıtlar ve Motorlu Bisiklet" başlıklı 103/1. Maddesinde; "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir" denilmiştir. (7) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, Yüksek Mahkeme ilamları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre, Güvence Hesabının trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alındığı, 2918 sayılı KTK'nın 85 ve 91.maddesi gereğince motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50km den az olan bisiklet olduğunun düzenlendiği, 2918 sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörüldüğü, dosya içerisinde yer alan tüm deliller ve Mahkememizce aldırılan 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere kazaya karışan ve maliki tespit edilemeyen motosikletin 50 cc üzerinde olduğunun ve dolayısıyla kazaya konu aracın ZMMS yaptırılması gereken tescilli araçlardan olup olmadığının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5.Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 150,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024

Katip Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.