44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/549
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/07/2019
NUMARASI: 2018/1106 E. - 2019/648 K.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında 1 adet 2016 model ... tescil plaka nolu ,,, marka kanal kazıcı ve yükleyici, tipi:
HMK 102b supra, şasi seri no: ..., motor no: ... finansal kiralama yoluyla davalıya teslim edildiğini, davalının sözleşmeden doğan borcunu ödemediğini, borcun ödenmesi için noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın kabulü ile sözleşmeye konu malların müvekkiline aynen iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davanın KABULÜ ile 02/02/2016 tarihli, ... sözleşme numaralı Finansal Kurumlar Birliği tarafından 02/02/2016 tarihli, ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile sözleşmeye konu malların davacıya aynen iadesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı istinaf dilekçesinde özetle; 6361 sayılı kanunun 30 maddesinin 1. Fıkrasında sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi hallerinin tahdidi olarak sözleşmenin süresinin dolması, kiracının iflası, ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi hallerinde kendiliğinden sona erdiğini, dava konusu olayda 6361 sayılı kanunda açıklanan nedenlerden hiçbirinin gerçekleşmediğini, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesinin söz konusu olmadığını, 6361 sayılı kanunun 31. Maddesinin 1. Fıkra hükmüne göre temerrüd durumunda kiracıya 60 veya 30 günlük bir süre verilmesi gerektiğini, ancak feshe ilişkin ihtarnamenin kendi taraflarına tebliğ edilmediğini , kanun hükmü ile getirilen sürelerin ancak tebliğ ile başlayacağını davacı şirketin feshe ilişkin ihtarnameyi taraflarına tebliğ etmeden dava açtığını, mahkemenin eksik incelemesi sonucu davanın kabulüne karar verildiğini ve sözleşmeye konu makinenin elinden alındığını, en baştan açılmasına müsaade edilmeyecek bir davanın aleyhine sonuçlandığını, kararın bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının, 28.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın yapılan tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmadıklarını ve hiçbir duruşmaya da iştirak etmediklerini, cevap dilekçesi vermeyen davalının, sonradan gerçek anlamda savunma niteliği taşıyan vakıa iddiaları öne sürmesinin de mümkün olmadığını, davalının bu iddiaları inkâr kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve aynı zamanda savunmanın genişletilmesi anlamına geldiğini, bu sebeple davalının istinaf dilekçesindeki iddialarına ilişkin olarak yalnızca kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapılabileceğini, keza davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların hiçbir mesnedinini bulunmadığını, bununla birlikte 6361 sayılı Kanun'un 33. Maddesine göre; ''...Kiracının bu Kanunda belirtilen süreler içinde borcunu ödememesinden dolayı kiralayan tarafından noter aracılığıyla kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı Kanunun 68/b maddesi hükümleri'' uygulandığını, atıf yapılan 68/b maddesinde sözleşmede belirtilen adresin değiştirilmesinin ancak krediyi kullandıran tarafa bildirim yapılması halinde hüküm doğuracağını, yeni adres bu şekilde bildirilmediği takdirde ihtarın eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağının açıkça belirtildiğini, Yargıtay içtihatlarında da 6361 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, finansal kiralama konusu malın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasında 02/02/2016 tarihli, 119097 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi düzenlendiği sözleşmeye konu malların, kiralayan davacı tarafından davalı kiracıya teslim edildiği, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre kira borcunun süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle davalıya ihtarname keşide edilerek verilen süre içerisinde borcun ödenmediği ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı, fesih ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini bu nedenle sözleşmenin feshinin yasaya uygun olmadığını beyanla istinaf talebinde bulunmuştur. 6361 sayılı Kanunun 33/1 maddesinde; Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. Aynı maddenin 4. Fıkrasında ise ; "Kiracının bu Kanunda belirtilen süreler içinde borcunu ödememesinden dolayı kiralayan tarafından noter aracılığıyla kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı Kanunun 68/b maddesi hükümleri uygulanır" denilmiştir.
İİK 68/b maddesinde ise; " .. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesi mevcuttur. Keza, somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 02/02/2016 tarihli, 119097 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesinin 34.maddesinde; " Kiracı ve kefillerin işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve kiralayan tarafından kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için işbu sözleşmede isim ve unvanların yanında belirtilmiş adresleri kanuni yerleşim yeri ittihaz ettiklerini bu adresin yasal yerleşim yeri olduğunu, ileride diğer bir mahalli kanuni yerleşim yeri ittihaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal noter aracılığıyla kiralayana bildirmeyi, bildirmedikleri takdirde sözleşmede yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını beyan ederler'' şeklinde tebligatlarla ilgili düzenleme yapıldığı görülmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/91-K. 2023/3569,T. 7.6.2023" .. taraflar arasında düzenlenen..sözleşmesinin 46. maddesinde "Müşteri ve kefiller yukarıda sözü edilen hususların yerine getirilmesi için aşağıdaki adreslerinin, kanuni ikametgah kabul edildiğini beyan ve sözü geçen yere yapılacak tebliğlerin şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ederler... ilk ikametgaha yapılacak tebliğlere Müşteri ve kefillerin itiraz hakkı olmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Bu durumda, alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği ve tebliğ edilemese dahi sözleşmedeki adrese gönderilmesiyle kefilin borcunun muaccel hale geldiği göz önüne alınarak kefiller yönünden de temerrüt tarihi ve oranının ... ihtarnamesinin davalı kefillerin adreslerine ulaştığı tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır." Dosya kapsamına göre, davalıya Beyoğlu ... Noterliğinden 18.09.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları teslimi yönünde ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalının sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı ancak adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebliğ edilemediği, davalının sözleşmedeki adresinin aynı zamanda kayıtlı mernis adresi olduğu , bu nedenle yasa ve sözleşme sözleşme hükümlerine göre, davacı tarafından keşide edilen fesih ve temerrüt ihtarnamesinin kiracının sözleşmedeki adresine gönderildiği tebliğ edilemese dahi sözleşmedeki adrese gönderilen tebligatın geçerli olduğu, davalı tarafından davacıya yeni adresini bildirme yükümlüğünün yerine getirildiğine dair iddia ve ispat bulunmadığı , o halde ihtarname ile borcun muaccel hale geldiği ve temerrüt halinin gerçekleştiği, ödeme yapıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, verilen 60 günlük sürenin dolduğu tarihi itibariyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, fesih tarihinden itibaren kiralama konusu malların iadesinin sağlanmadığı, 6361 Sayılı Kanununun 23. Maddesi uyarınca mülkiyeti davacıya ait kiralama konusu malların aynı kanunun 33. Maddesi gereğince teslim alındığı şekilde kiralayana iadesi şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.