21. Hukuk Dairesi
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/453 Esas 2024/426 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2021
NUMARASI : 2016/757 Esas 2021/914 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şubesinden, ipotek borçlusu ... ve diğer bağımsız müteselsil kefiller ile birlikte davacı müvekkiline Ankara Altındağ 5. Noterliğinden 08.01.2016 tarihinde gönderilen ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği belirtilerek toplam 958.435,20 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin istendiğini, davacı müvekkilinin yasal süresi içerisinde Ankara 62. Noterliği'nin 07.09.2016 tarihinde 32193 yevmiye nolu ihtarı ile itiraz ederek gecikmeye maruz kalan ve ödenmeyen herhangi bir borç bulunmadığından sözleşmenin 17 vd maddeleri gereği temerrüt hükümlerinin doğmadığını belirttiğini, ihtarnamede sözü edilen kredi borcu ve kefalete konu tüm yükümlülüklerin diğer davalı ... tarafından yerine getirildiğini, gayrinakdi riskin ise depo edildiğini, bu hususun davalı ...'nın ... Şubesince 15.01.2016 tarihli belgesi ile kayda geçtiğini, buna rağmen banka tarafından müvekkiline ve diğer kefillere borç bildirimi yapılmasının banka içinde irtibatsızlık bulunduğunun göstergesi olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara karşı 958.435,20 TL borcunun bulunmadığının tespitini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkil banka ile davacı ve dava dışı diğer müteselsil kefiller ile borçlu ... arasında imza altına alınan 27.06.2011, 04.03.2013 ve 26.08.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin TBK ve TTK amir hükümleri uyarınca düzenlendiğini, borçlu şirket ve müteselsil kefillere imzalatılarak nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, dava dışı ... Üniversitesinin müvekkil bankadan kullandığı nakdi ve gayrinakdi kredilerin ödenmemesi sebebiyle müvekkili banka tarafından davalıya, diğer müteselsil kefillere ve asıl borçluya Üsküdar 21 Noterliğinin 01.09.2016 tarih 76723 sayılı ihtarnamesinin gönderilerek hesabın kat edildiğini, davacının sözü edilen kredi borcu ve kefalete konu yükümlülüklerin dava dışı ... tarafından yerine getirildiğini belirterek hesap kat ihtarına itiraz ettiğini, davacı tarafından belirtildiği şekilde tüm yükümlülüklerin dava dışı üniversite tarafından yerine getirilmiş olması ve davalı tarafından ihtarnameye itiraz edilmiş olması düşünüldüğünde iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığının davacının bizzat beyanı ile ortaya konulduğunu, davacının yükümlülüklerinden kaçmak ve müvekkil bankanın alacağına kavuşmasını ötelemek için iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığını belirterek davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan ile davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı banka tarafından keşide edilen 01.09.2016 tarihli ve 76723 yevmiye numaralı ihtarnameye konu borçların ihtarname tarihinden önce kapatıldığı ve davacının müteselsil kefaleti kapsamında sorumluluğu kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının, davalı tarafından keşide edilen Üsküdar 21. Noterliğinin 01/09/2016 tarihli ve 76723 yevmiye nolu ihtarnamesine konu edilen 958.435,20 TL nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından icra takibi başlatılmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Mahkemece davacının sunduğu belgenin fotokopisine dayanılarak karar verildiğini, belge aslının ve belgeyi imzalayan kişinin yetkili temsilci olup olmadığının araştırılmadan karar verildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmamış olmasına rağmen rapor alınmak suretiyle karar verildiğini, alınan bilirkişi raporunda davacının sorumluluğu kapsamında hukuki değerlendirmeler yapıldığını, raporun bu yönüyle kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte aynı konuyla ilgili olarak Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/944 esas sayılı dosyasından rapor alındığını, alınan bu raporda davalı kefil ...'in 5.153,90 TL pos ücreti yönünden borcunun devam ettiğinin tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, müvekkili banka tarafından dava dışı ... Üniversitesine çek yaprağı ve teminat mektupları verildiğini, davalı kefilin de imzalanan sözleşme kapsamında verilen çek yaprağı ve teminat mektuplarından kaynaklı sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkili banka tarafından kullandırılan teminat mektuplarının müvekkili bankadan tazmininin talep edildiğini, davacı kefilin de bu tutarlardan sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacaktan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı ... A.Ş. hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/41-942 sayılı dosyasında iflas kararı verildiği Müflis ... A.Ş.'nin iflas işlemlerinin kaydedildiği İstanbul 1. İflas Dairesinin 2017/14 İflas sayılı dosyasına yazılan yazıya 11.10.2021 tarihinde verilen cevapta, iflas kararının 27.01.2020 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağının bildirildiği görülmüştür. ... AŞ. ... Şubesi'nin 15/01/2016 tarihli Güncel Borç Bilgisi Hakkında konulu yazı fotokopisinin incelenmesinde; Altındağ 5. Noterliği 719 ve 736 yevmiye numaralı 08.01.2016 tarihli 2 adet ihtarnamede gösterilen ve muaccel hale geldiği ihtar edilen nakdi kredilerin ve gayri nakdi kredilerin hesaplarda depo edildiği belirtildiği, söz konusu yazının müdür ve yönetmen tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davalı bankanın 29.01.2018 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen CD içerisindeki hesap ekstreleri ile 15.08.2017 tarihli cevabi yazı ekindeki tahsilat dekontları ve hesap özeti incelendiğinde, Üsküdar 21. Noterliği tarafından onaylı 01.09.2016 tarih ve 76723 yevmiye numaralı ihtarnameye konu edilen, 52,50 TL gayrinakdi kredilerden kaynaklı komisyon borcu ve 5.153,90 TL POS ücreti bedeli ile ilgili borç gösteren herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlenen 15.01.2016 tarihli Güncel Borç Bilgisi Hakkında konulu yazıda da TC Altındağ 5. Noterliği 719 ve 736 yevmiye numaralı 08.01.2016 tarihli 2 adet ihtarnamede gösterilen ve muaccel hale geldiği ihtar edilen nakdi risklerin kapatılmış olduğunun da bildirildiği görüldüğünden, nakdi borcun ödenerek kapatılmış olduğu kanaatine varıldığı, 941.618,80 TL meri mektup ve 11.610,00 TL çek sorumluluğu olmak üzere toplam 953.228,80 TL'nin deposunun talep edildiği, ancak davalı banka tarafından gönderilen dökümanlarda devam eden gayrinakdi risk kaydına dair herhangi bir belge/bilgi gönderilmediği, gayrinakdi risk kaydına rastlanılmadığı, davalı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlenen 15.01.2016 tarihli Güncel Borç Bilgisi Hakkında konulu yazıda da T.C. Altındağ 5. Noterliği 719 ve 736 yevmiye numaralı 08.01.2016 tarihli 2 adet ihtarnamede gösterilen gayrinakdi risk tutarı kadar hesaplarda depo edildiğinin bildirildiği görüldüğünden, gayrinakdi riskin depo edildiği kanaatine varıldığı, dolayısıyla davalı banka tarafından keşide edilen 08.01.2016 tarih ve 719 yevmiye numaralı İhtarnameye konu borçların devam ettiğine dair banka dökümanlarında kayda rastlanılmadığından kapatıldığının anlaşıldığı, davalı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlenen 15.01.2016 tarihli Güncel Borç Bilgisi Hakkında konulu yazıda da asıl borçlunun nakdi ve gayrinakdi alacaklar bakımından ibra edildiğinin görüldüğü, bu nedenle davalı banka tarafından keşide edilen 01.09.2016 tarih ve 76723 yevmiye numaralı İhtarname'ye konu borçların ihtarname tarihinden önce kapatılmış olduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı yanca dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde kendisinin kefaleti bulunduğundan bahisle dava dışı ... Üniversitesinin kullanmış olduğu nakdi ve gayri nakdi kredilerin ödenmediği iddiasıyla 01/09/2016 tarihli Üsküdar 20. Noterliğinden hesabın kat edilerek kat ihtarında belirtilen nakdi alacağın ödenmesi, gayri nakdi alacağın ise deposunun talep edildiğini, kat ihtarına konu borçtan kefil sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığından bahisle eldeki işbu dava açılmıştır. Dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere davaya konu ihtarnamede belirtilen 52,50 TL gayri nakdi krediden kaynaklı komisyon borcu ile 5.153,90 TL pos ücreti bedeline ilişkin herhangi bir hesap ekstresinin davalı bankadan istenmesine rağmen sunulmadığı, davalı bankanın söz konusu nakdi alacağı bulunduğunu ispatlayamadığı, aynı ihtarnamede 941.618,80 TL mer'i teminat mektubu ile 11.610,00 TL çek sorumluluk tutarı olmak üzere 953.228,80 TL'nin deposunun talep edildiği, yine davalı bankadan gayri nakdi alacağa ilişkin ihtarname tarihi itibariyle bilgi belgenin ve hesap ekstrelerinin talep edilmiş olmasına rağmen herhangi bir gayri nakdi risk alacağının bulunduğuna ilişkin bilgi belgenin davalı bankaca dosyaya kazandırılmadığı gibi davacı yanca dosyaya kazandırılan 15/01/2016 tarihli borç bilgisi hakkındaki yazıda Altındağ 5. Noterliği'nden çekilen 719 ve 736 yevmiye numaralı 08.01.2016 tarihli 2 adet ihtarnamede gösterilen ve muaccel hale geldiği ihtar edilen davaya konu hem nakdi hem de gayri nakdi kredilerin asıl borçlu tarafından davalı bankaya ödendiği ve depo edildiği, bu hale göre davalı bankanın davaya konu ihtarnameden kaynaklı davalı kefilden nakdi ve gayri nakdi alacağı bulunduğunun somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı gibi dosyaya sunulan 15/01/2016 tarihli davalı bankanın şubesince verile yazı içeriğine göre de söz konusu alacak kalemlerinin davalı asıl borçlu tarafından ödenmek suretiyle kapatıldığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davalı bankaca istinaf başvuru dilekçesinde 15/01/2016 tarihli davacı yanca sunulan yazının fotokopi olduğu, aslının celp edilmediği ve söz konusu belgeyi imzalayan görevlilerin yetkili temsilci olup olmadığı araştırılmadan karar verildiği iddia edilmiş ise de, yapılan yargılama sırasında davalı yanca dosyaya sunulan söz konusu belgeye yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, belgenin aslının celp edilmesinin talep edilmediği gibi söz konusu belgedeki imzaların da davalı bankanın yetkili temsilcileri tarafından imzalanmadığı yönünde herhangi bir iddiada bulunulmadığından bu aşamada HMK 357. Maddesine göre İlk Derece Mahkemesince ileri sürülmeyen savunmalar istinafla ileri sürülemeyeceğinden yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Diğer yandan, yine davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği üzere HMK'nun 266.maddesi gereğince çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirir hallerde taraflardan birinin talebi üzerine veyahut mahkeme kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilecek olup, dava konusu olayda da davalı bankanın davacı kefilden imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda bankacı bilirkişiden rapor alınmasında da usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.