Esas No
E. 2009/3140
Karar No
K. 2011/1414
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/3140 E.  ,  2011/1414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2008/13-2008/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ...ve ... vekili ..., ihbar olunan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekili Av.... duruşmaya geldi, davetiye tebliğine rağmen ihbar olunan ...duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ... şirketinin sigortalısının kiracı olarak bulunduğu ...., 75, 76 ve 85 numaralı dükkanlarda 18.01.2006 tarihinde çıkan yangın sonucunda içerisindeki eşyalarla birlikte yandığını, sigortalısına hasar bedelinin 24.01.2006 tarihinde ödendiğini, davalıların zarara sebebiyet veren işyerinin sahibi ...’in mirasçısı olduklarını ve sigortalı işyerinde meydana gelen hasardan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, Türk Ticaret Kanununun 1301. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 71.100 YTL’nin ödeme tarihi olan 31.01.2006 tarihinden itibaren 17.250 YTL’nin ödeme tarihi olan 24.01.2006 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 88.350 YTL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan miras payı oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, yangının meydana gelmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek zamanaşımı def’i ve davanın sigorta hukuku kapsamında olması nedeniyle davaya bakmakla ticaret mahkemesi görevli olduğunu belirterek işbölümü itirazında bulunmuş, davanın yerinde olmadığını savunarak reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, sigortacının halefiyete dayalı açacağı davalarda zamanaşımı, zarara sebebiyet veren aleyhine sigorta ettirenin açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup davanın hukuki niteliği itibariyle haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin bulunduğu, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi gereğince olay tarihi olan 18.01.2006 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde 1 yıllık zamanaşımı dolduğundan davacının zarara ve failine ıttılaının olay tarihinden sonra olduğunu da ispat edemediğinden davalılar vekilini zamanaşımı def’i yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dava davacı sigortacının sigortalılarının kiracısı olduğu dükkanlarda çıkan yangın sonucu oluşan hasar bedelinin kiralayanlardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.

Somut olayda, sigorta ettirenler ile zarar sorumlusu davalılar arasındaki ilişki kira sözleşmesine dayalı olup mahkemece davalıların zamanaşımı def’inin kira sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken olayda uygulanması mümkün bulunmayan haksız fiil hükümlerine dayalı olarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog