Esas No
E. 2022/7992
Karar No
K. 2024/497
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2022/7992 E.  ,  2024/497 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekili süre tutum dilekçesi sunarak kararı temyiz etmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; delillerin değerlendirilmesinde isabetsiz davranıldığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kusur durumuna, eksik inceleme yapıldığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde sanığın idaresindeki otomobil ile bölünmüş iki şeritli il yolunda sol şeritte seyir halindeyken kavşak noktasına geldiğinde yaya geçidinden karşıdan karşıya koşarak geçmekte olan mağdura çarptığı, sanığın fren yapmasına rağmen zeminin ıslak olması nedeni ile duramadığı, sanığın yol, hava ve zemin şartlarını dikkate almadan hızını yeterince ayarlamadığı, geçiş yapmakta olan yayaya geçiş hakkını vermesi gerekirken bunu yapmayarak yoluna devam etmek sureti ile kazanın meydana gelmesine asli kusurlu olarak neden olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilişkin mahkûmiyet kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli kararıyla; "... asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin nitelikli şekilde ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması..." Nedeniyle bozulmasına karar verildiği, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.07.2021 tarih ve 2018/18-467 esas 2021/331 karar sayılı kararında “1412 sayılı CMUK'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafinin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK'nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.” hususlarına yer verilmiş olup; somut olayda davaya yeniden bakan mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, Dairemizin 24/11/2020 tarihli ve 2019/6361 esas 2020/6287 karar sayılı bozma kararı sanık aleyhine olmasına rağmen, sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 CMUK’un 326. ve 5271 sayılı CMK’nun 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog