Esas No
E. 2023/8773
Karar No
K. 2023/11751
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/8773 E.  ,  2023/11751 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1599 E., 2023/274 K.
KARAR: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/252 E., 2021/195 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin murisi ...'in 2000 tarihinden 16.07.2011 tarihine kadar geçen süre içinde davalı ...'na petrol istasyonunda sigortasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işveren sıfatına haiz olmadığını, vergi dairesinde ve SGK'da işletmecilik ile ilgil bir kaydının mevcut olmadığını bu nedenle yanında çalışmış bir personel de olmadığını, davanın husumet yönenden reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde yada herhangi bir iş yerinde 2000-16.07.2011 tarihleri arasında sigortalı çalıştığına dair herhangi bir kayda ve belgeye rastlanmadığının tespit edildiğini, mahkemece çalışıldığı iddia edilen süreler yönünden yazılı belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını bu nedenle öncelikle süre yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; "Davanın reddine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; "...1-Adana 11. İş Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararını, gerekçeli karar ile dosya içeriğini süresi içerisinde incelememiz neticesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğu tarafımızca anlaşılmıştır. Bu nedenle izah ettiğimiz nedenlerle zikredilen kararı lehimize hüküm ifade etmek üzere İstinaf kanun yoluna başvuruyoruz.

2.Yerel Mahkeme tarafından " ...'in işvereni sıfatıyla aralarında işçi işveren ilişkisi doğuracak bir faaliyette bulunmadığı, yargılama sırasında dinlenen tüm tanıkların da davacılar murisi ... ile davalı arasında işçi işveren ilişkisini ortaya koyacak nitelikte somut bir beyan olmadığı ve bu hususta dosya kapsamında herhangi bir yazılı delil olmadığı göz önünde bulundurularak davanın husumet yokluğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yerel Mahkemece verilen söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerekmektedir. İstinaf başvuru sebepleri :

1.) "...'in işvereni sıfatıyla aralarında işçi işveren ilişkisi doğuracak bir faaliyette bulunmadığı" gerekçesi ile davamız reddedilmiştir. Ancak iş bu gerekçe asılsızdır. Çünkü müteveffanın 2000 yılından iş kazası geçirdiği 16.07.2011 tarihine kadar fiilen bir işletmede bekçi olarak mesai saatleri içerisinde bulunması "eğer iş ilişkisi kapsamına alınmayacak ise" mahkemece bu kişinin geçimini nasıl sağladığı ailesi ile beraber kaldığı bahsi ile düşünecek olsak bile hayatın olağan akışına aykırıdır.

Yargılama aşamasından da görülecektir ki işletme sair zamanlarda çeşitli kişilere kiraya verilmiştir. Kiraya verilen aktif bir işletmede vasfı bulunmayan bir şahsın bekçi olarak 11 yıl orada nöbet tutması mümkün değildir. Ne mal sahibi bu işleme izin verir ne kiralayan kiracı bu duruma rıza gösterir.

2.) "Yargılama sırasında dinlenen tüm tanıkların da davacılar murisi ... ile davalı arasında işçi işveren ilişkisini ortaya koyacak nitelikte somut bir beyan olmadığı ve bu hususta dosya kapsamında herhangi bir yazılı delil olmadığı göz önünde bulundurularak" davamız reddedilmiştir. Ancak dosya içerisinde yer alan 16.03.2013 tarihli jandarmanın araştırmasında "Kazanın olduğu tarihte ... isimli şahsın istasyonda mülk sahibi ...'nun bırakmış olduğu 10 yıldır istasyon kenarında ikamet eden bir şahıs olduğu" tutanak altına alınmıştır. Yine dosya içerisinde yer alan 09.09.2013 tarihli jandarmanın araştırmasında "işletmenin atıl vaziyette olduğu istasyonu koruması için bir bekçi bulunduğu bekçi aracılığı ile ...'na ... nolu telefonundan ulaşıldığı" tutanak altına alınmıştır. Adana 4. İş Mahkemesi 2021/165 Esas sayılı dosyasının 13.06.2014 tarihli duruşmasında tanıklarımız dinlenmiş olup,

Tanık ..., " Ben davalı ...'na ait petrol istasyonunun bitişiğinde bulunan tarlanın kiracısıyım,.... ...'i davalıya ait petrol istasyonunda bekçi olarak çalışmaya başlamasıyla tanıdım.... ise devamlı burada kalır, çalışırdı. ... burada yaklaşık 8-10 yıl kadar bekçi olarak bi fiil ara vermeden çalıştı." demiştir.

Tanık ..., " Ben beni bildim bileli bu tarla vardır ve bende bu tarlanın ekin biçim işinde her zaman çalıştım. ...'i de bu petrolde bekçi olması dolayısıyla tanırım... Tahminimce davacı burada 10 yıl kadar bekçi olarak çalıştı,..." demiştir.

Kaldı ki, Adana 4. İş Mahkemesi 2021/165 Esas sayılı dosyasının ret kararında "dosyada belgelerden tanık beyanlarından ve ceza dosyasından davacının bekçilik yaptığı anlaşılmış" denilmiştir. Tanık ... 01.06.2018 tarihli celsedeki beyanında, "Ben ...'i kendisiyle beraber aynı iş yerinde çalışıyor olmam nedeniyle tanırım. Ben 2011 senesinde petrol istasyonunda çalışmaya başladığım zaman davacı ... söz konusu petrol istasyonunda bekçi olarak çalışıyordu." demiştir.

Tanık İlyas Irmak 01.06.2018 tarihli celsedeki beyanında, "Yıl olarak tam hatırlamıyorum ama yaklaşık 7 yıl önce ikimizde farklı benzin istasyonlarında çalışıyorduk, ikimizin benzin istasyonu arasından yol geçerdi, aralarda birbirimize gelir giderdik. Ben kendim 1 yada 1.5 yıl benzin istasyonunda çalıştım. ... benzin istasyonunda beklerdi." demiştir.

Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/28 talimat esas 06.03.2019 tarihli celsesinde Tanık ... beyanında, "... vefat edinceye kadar o iş yerinde çalıştı ve bekçiydi, ...'nun bekçisiydi." demiştir.

Hatta mahkemece davacının işvereninin değişip değişmediği, değiştiyse işverenin kim olduğu sorulduğunda tanık, "O petrol ... kiralanmıştı. Kiralayan ...'di. Ancak Abdurrahmanın bekçisiydi bizimle bir alakası yoktu." demiştir.

Aynı şekilde "Ben günde 12 saat çalışırdım. Her çalıştığımda ...'i çalışırken görürdüm. ... biz 2 yıl çalıştık. Bu süre zarfında ... patronu Abdurrahmandı. Benim patronum ise ...." demiştir.

3.) Bu kadar ayrı ayrı tanık beyanlarının birbirini doğrulaması üzerine mahkemenin red hususunda dayandığı tek delil keşiftir. Ancak 2021 yılında yapılan keşif ile müvekkil müteveffanın 2000 -2011 yılları arasındaki çalışmasının tespiti ile alakalı bir bağlantı yoktur. 10 yıl sonra yapılan keşif ile müteveffanın orada çalışmadığı ve işçi işveren ilişkilerinin bulunmadığı nasıl tespit edilmiştir.

4.) Dosya kapsamındaki Bordro tanıklarının maddi kaygı gütmesi nedeni ile beyanları dikkate alınmamalıdır. Kaldı ki, yukarıda bahsi geçen birbirinden farklı bir çok tanığın beyanları göz önüne alındığında bordro tanıklarının ezberletilmiş beyanlar olduğu görülecektir. bordro tanıklarının beyanları birbirine çok benzerken tarafımızca dinletilmiş, veya dinlenmiş tanıkların beyanları birbirinden çok farklı olmakla birlikte sonuç olarak müteveffanın bekçi olarak çalıştığına tanıklık ettiklerine ilişkindir.

İlk derece tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen karar usule ve yasaya aykırıdır. bu kadar yazılı belge, bilgi ve delil içerisinde dosya kapsamında somut bir beyan ve yazılı delil olmadığı bahsi ile davamızın reddedilmesi gerçeklerle uyuşmamaktadır. .." şeklinde talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK 353/1-b.2 ve 355 inci maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ortadan kaldırılmasına II- Davanın kabulü ile

1.Davacıların murisinin, davalıya ait taşınmazda 01.01.2000 - 16.07.2011 tarihleri arasında bekçi olarak hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ... vekili özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/8 inci maddeleridir.

3.Değerlendirme

Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacılar murislerinin 2000 tarihinden 16.07.2011 tarihine kadar geçen süre içinde davalı ...'na petrol istasyonunda sigortasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, esas hakkında karar veren bölge adliye mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de eksik araştırma sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı ...'nun petrol istasyonunun bulunduğu taşınmazın maliki olmadığı, ayrıca petrol istasyonunu da işletmediği anlaşılmakla, işverenlik sıfatı bulunmamaktadır. Bu bakımdan öncelikle, davacılardan taleplerini somutlaştırmaları istenilmeli, murislerinin nerede çalıştığı, nerede kaldığı, hangi işleri yaptığı, kimin emir ve talimatı ile çalıştığı, çalışma ilişkisinin ne şekilde belirlendiği sorulmalı ve beyanlara göre gerçek işveren belirlenerek HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacılara mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle

1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog