Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/9105
Karar No
K. 2023/3101
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/9105 E.  ,  2023/3101 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/9105
Karar No: 2023/3101
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):

1.

2.

3.

VEKİLLERİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları …'nin, Manisa ili, Alaşehir ilçesinde askerlik görevini ifa ederken vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik anne … ve baba … için ayrı ayrı 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, kardeş … için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun olmadığı, gerçekleşen ölüm olayı ile askerlik hizmeti arasında nedensellik bağı bulunmadığından, olayın askerlik hizmeti ile bir ilgisi olmadığından kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; yakınlarının ölümüne neden olan olayda kendisinin kusuru ve ihmali bulunmadığı, askerlik vazifesini yerine getirirken vefat ettiği, idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu, askerlikten önce ölümüne sebebiyet verecek bir rahatsızlığı bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Dosyanın incelenmesinden, davacıların yakını …'nin, Manisa ili, Alaşehir ilçesinde askerlik görevini ifa ederken 23/06/2016 tarihinde sabah rahatsızlanarak mide bulantısı, halsizlik şikayetiyle askeri birliğin revirine başvurduğu, gribal enfeksiyon teşhisi ile revirde tedavi uygulanarak gönderildiği ve eğitime katıldığı, rahatsızlığı devam ettiğinden akşam yemeğinden sonra tekrar revire gittiği, revirdeki nöbetçi subay tarafından acil bir durum yoksa yarın viziteye gelmesinin söylendiği, gece şikayetlerinin devam ettiği, ertesi gün 24/06/2016 tarihinde sabah içtimasından sonra tekrar revire başvurduğu, doktorun yapmış olduğu muayene sonrasında, serum ve diğer uygulamalar yapılarak müşahade altına alındığı, tedavisinin bitmesinin ardından saat 13.00 civarında revirden ayrıldığı, öğle yemeğinden sonra eğitime katıldığı, saat 14.00 civarında kendisini kötü hissetmesi üzerine ambulansla tekrar birlik revirine gönderildiği, revirdeki doktor tarafından serumun yeni uygulandığı belirtilerek bol bol duş alarak istirahat etmesi önerisinde bulunulduğu, bunun üzerine davacılar yakınının başka bir askerin refakati ile koğuşa giderek istirahat ettiği, saat 16.00 sıralarında koğuştan aşağıya indiği ve ardından bayıldığı, ambulans çağrılarak 16.15 civarında 42 derece ateş ile Manisa Alaşehir Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği, yapılan otopsi sonucu düzenlenen Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun … tarih ve … sayılı raporunda; kişinin ölümünün otopsi bulguları ile odağı belirlenemeyen bir enfeksiyon hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiği, davacılar tarafından, davalı idareye 28/07/2017 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulması, maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir.

Diğer bir ifadeyle, idarece hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların, taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgelerin yanı sıra idari yargı yerince re'sen araştırma ilkesi uyarınca temin edilen bilgi ve belgeler ile ortaya konulması zorunlu bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, davacılar yakınının askerlik görevini ifa etmekte iken rahatsızlandığı, defalarca revire başvurduğu, iki kez tedavi uygulandığı, iki kez ise kayıt dahi açılmadan istirahat etmesi söylenerek geri gönderildiği, Adli Tıp Raporuna göre davacılar yakınının ölüm sebebinin vücudundaki enfeksiyon olduğu, enfeksiyonun tespitine ilişkin gerekli tetkiklerin yapılmadığı ve 2 gün boyunca rahatsızlığı devam etmesine rağmen askeri revirde yapılacak teşhis ve tedavinin kısıtlı olduğu dikkate alındığında gerekli tetkik ve tedavi için herhangi bir sağlık kuruluşuna zamanında sevkinin sağlanmadığı hususları göz önüne alındığında ayrıca davacılar yakınına etkin tıbbi müdahalede bulunulduğuna dair delil de bulunmadığından davalı idarenin dava konusu olayın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğu kanaatine varılmaktadır.

Bu itibarla, davacıların dava konusu olay sebebiyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tespit edilerek tazmin edilmesi gerekirken davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog