Esas No
E. 2023/127
Karar No
K. 2024/548
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/127

KARAR NO: 2024/548

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/11/2022

NUMARASI : 2022/450 Esas - 2022/1459 Karar

DAVACI: ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 13/04/2022
KARAR TARİHİ: 27/03/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 16/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının %25 pay sahibi olduğu Kütsert Otomotiv Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin genel kurulunun 17/12/2021 tarihinde saat 17.00'da yapılması öngörülen ve ilan edilmesine rağmen toplantının saatinden önce başladığını, davacının toplantı saatinden 3 saat önce toplantı yerinde olması sebebiyle toplantıya katılabildiğini, toplantı esnasında diğer ortakların tehdit içerikli sert tavırları sebebiyle davacının toplantıyı terk ettiğini, bu sebeple toplantıda karar alınıp alınmadığını bilmediğini ancak imzalaması için önüne konulan kağıda şerh düşerek imzaladığını, bu belgenin içeriğine göre sermaye arttırımına ilişkin karar alınmak istendiğini ve şirketin en önemli taşınmazının satışı hususunda yetki verilmek istendiğini, tescil edilmiş bir genel kurulu kararın olmadığını belirterek bu genel kurulda alınmış bir karar var ise genel kurulca alınan bir karar sonrasında ailevi bağlarına güvenip şirketin durumunu düzeltmek için ortakları olan ağabeyleriyle anlaşmaya çalıştığını ancak olumlu bir sonuç alamadığını tüm bu sebeplerle davanın kabulüne, şirkete ait taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; toplantının usul ve yasaya uygun yapıldığını, davacının toplantıya katılarak tutanağı imzaladığını, iptal davası açılması için yasal 3 aylık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, genel kurul kararlarının yokluk ya da butlan şartlarının oluşmadığının, iptal sebeplerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu; dava konusu genel kurul kararı tescil ve ilan edilmemiş ve ayrıca yapılan oylamaya konu karar sermaye arttırılması olmayıp şirketin tek taşınmazı ve faaliyet konusu olan işlerin yapıldığı yerin satılmasına ilişkin olduğunu; bu nedenleri sıralayarak karar hatalı olmakla yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi veya davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; genel kurul toplantıları yapılmamış, yapılmış olsa dahi davacıya usulüne uygun çağrı yapılmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; iptal davasının TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gerekli olduğunu; bu süre hak düşürücü süre olduğunu; 17/12/2021 tarihinde alınan genel kurul kararına karşı eldeki davanın üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 13/04/2022 tarihinde açıldığının anlaşıldığını; dava konusu genel kurul toplantısında şirket karının sermayeye eklenmesi sermaye arttırımı olarak kabul edilecekse de yasanın aradığı 2/3 karar nisabı sağlanmış olmadığını; dolayısıyla alınan kararlar yönüyle yokluk ve butlan halleri de gerçekleşmediğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2022 Tarih - 2022/450 Esas - 2022/1459 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

DAVA; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı şirketin %25 pay sahibi olduğu, şirketin 17/12/2021 tarihinde yapılan genel kurulunun çağrı usulsüzlüğü, toplantı saatinin yanlış bildirilmesi ve diğer iptal nedenleri uyarınca iptaline olmadığı taktirde yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Davacının 17/12/2021 tarihli genel kurul kararında alınan kararların iptalini olmadığı taktirde yoklukla malul olduğunun tespitini veya butlanla malul olduğunun tespitini istediği, genel kurulda 5 nolu karar ile yönetim kurulu üyeleri ibrasına, 6 nolu karar ile şirket taşınmazının satışına, 4 nolu karar ile de "Şirket karından ise Kanun ve Esas Sözleşme gereği yapılması gereken sermaye arttırımına %75 kabul oyu %25 ret oyu ile oy çokluğuyla karar verilmiştir." şeklinde sermaye arttırım kararı alındığı, genel kurulda başka karar alınmadığından istinaf incelemesinin bu kapsamda yapılması gerektiği görülmektedir. Davalı şirketin türü limited şirkettir.

Davacının davalı şirkette %25, ... ve ...'nün %37,5 pay sahibi oldukları, ...'nin şirket müdürü olduğu, 17/12/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı çağrısının 29/11/2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı, tüm ortakların toplantıya katılarak oy kullandığı, davacının alınan kararlara red oyu vererek imza kısmında " 17/12/2021 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınmak istenen kararlara şirketin kötü yönetilmesi ve şirket zararı doğuracağını düşünmem nedeniyle katılmıyor ve muhalefet şerhi ile imza altına alıyorum" ibaresi yazarak imzaladığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 622. maddesinde, "Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır." hükmü, 617-(3) maddesinde ise; "Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde genel kurul kararlarının iptal sebepleri "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklinde, butlan sebepleri de Kanun'un 447. Maddesinde "Genel kurulun, özellikle;

a)Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,

b)Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

c)Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklinde düzenlenmiştir.

Limited şirketlerde genel kurul kararı alınması için gerekli nisaplar 6102 sayılı TTK'nın 620. ve 621. maddesinde belirlenmiştir. Bu hükümlere göre; kanun ve şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa olağan karar alma nisabı toplantıda temsil edilen payların salt çoğunluğudur(m. 620). Önemli kararlar için gerekli oy nisapları ise karar türlerine göre farklı farklı düzenlenmiştir (m.621). Bu açıklamalardan sonra iptali istenen kararların ayrı ayrı incelenmesinde;

1.Yönetim kurulunun ibrasına dair 5 nolu kararın incelenmesinde;

İbra kararı %75 kabul, %25 ret oyu ile alınmıştır. Müdür kendi ibrasında oy kullanamayacağından müdür olan ...'nün %37,5 oyu kabul oylarından çıkarıldığından kabul oyu %37,5, ret oyu %25 olup, müdür olan ortağın oyları dikkate alınmadığında dahi ibra için gerekli %50 nisabın sağlandığı görülmekle bu kararın iptaline koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

2.Taşınmaz satışına ilişkin 6 nolu kararın incelenmesinde;

Şirketin önemli miktardaki malvarlığının (eldeki davada fabrikanın bulunduğu taşınmaz) yarısının satışı hakkında yasada ve sözleşmede özel bir karar nisabı öngörülmemiştir (Yargıtay 11. HD., 08/12/2021 tarih, 2020/306 E., 2021/6945 K.). Genel kurulun 6 nolu kararı %75 kabul, %25 ret oyu ile alındığına yani toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu sağlandığına göre bu kararın iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

3.Genel Kurulun 5 ve 6 nolu kararlarının yokluğunun tespitine ilişkin istinaf isteminin incelenmesinde;

Davacının genel kurula katıldığı, muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, eldeki davada da muhalefet şerhi ve imzayı kabul ettiği görülmekle, toplantı çağrısına ilişkin itirazların yerinde olmadığı, toplantının yokluğunda yapıldığına dair itirazlarının, tutanak içeriği gereğince dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.

Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanunî şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir.

Eldeki uyuşmazlıkta, genel Kurulun 5 ve 6 nolu kararlarının bu kararları almaya yetkili genel kurul tarafından ve gerekli nisaplara göre alındığı görülmekle, kararların yok hükmünde olmadıkları anlaşılmıştır. Kararların içeriğinde 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde sayılı butlan hallerin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince Genel Kurulun 5 ve 6 nolu kararlarının iptal ve yokluğunun tespiti istemlerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu kararlara yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

4.Genel Kurulun 4 nolu kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; Genel kurulun 4. kararı aynen "Şirket karından Kanun ve Esas Sözleşme gereği yapılması gereken sermaye artırımına %75 kabul oyu, %25 ret oyu ile karar verilmiştir." şeklindedir. Öncelikle bu kararın sermaye artırım kararı mı yoksa yedek akçe ayrılması kararı mı olduğunun belirlenmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 576. maddesi uyarınca limited şirket ana sözleşmesinin zorunlu kayıtları sayılmış olup c bendine göre "Esas sermayenin itibari tutarı, esas sermaye paylarının sayısı, itibari değerleri, varsa imtiyazlar, esas sermaye paylarının grupları" da zorunlu kayıtlar arasındadır. Bu durumda ana sözleşmede belirlenen sermayenin artırılması da ancak ana sözleşme değişikliği ile olabilir. Ana sözleşme değişikliği için çağrı da değiştirilecek maddenin eski ve yeni şeklinin yazılması genel kurul kararında da yine maddenin eski ve yeni şeklinin yazılması gerekir. Ayrıca, sermaye artırımında sermayenin kaç liraya çıkartıldığının, yeni pay durumunun ve kullandırılacak ise rüçhan hakkının da genel kurul kararında belirtilmesi ve karara bağlanması gerekir. Bu açıklamalara göre genel kurulun 4. maddesinin bir sermaye artırım kararı niteliklerini taşımadığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 608. maddesi; "(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibari değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece;

a)Zararların karşılanması için gerekliyse,

b)Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir." şeklindedir. Genel kurulun 4. kararının "Şirket karından Kanun ve Esas Sözleşme gereği yapılması gereken..." kısmı dikkate alındığında genel kurulda şirket kârından yedek akçelerin ayrılmasına karar verilmeye çalışıldığı izlenimi oluşmaktadır.

Bu maddenin kâr payı ve yedek akçe ayrılmasına ilişkin olduğu varsayıldığında, şirketin ne kadar kâr ettiği, ne kadarın kanuni yedek akçe olarak ayrıldığı, ne kadarının dağıtılabilir kâr olduğu ve dağıtılabilir kârın ne olacağı şeklinde açıklama bulunmadığından usulüne uygun bir yedek akçe ayrılması ve kâr payı dağıtım kararı olduğu söylenemeyecektir. Açıklanan bu nedenlerle genel kurulun 4. maddesinin iptali gerekirken bu karar yönünden de davanın reddi doğru olmadığından davacının istinaf isteminin bu karar yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

5.Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2022 Tarih - 2022/450 Esas - 2022/1459 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı şirketin 17/12/2021 tarihli genel kurulunda alınan 4 nolu kararın iptaline, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

b-Ayrı bir dava niteliğinde olan ve tefrik edilmiş olan genel kurul kararının iptali talepli bu davada (asıl dava kapsamında) harç alınmadığı görülmekle 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, c-Davacı tarafından sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 132,75-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%50 Kabul) 66,38-TL'lik kısmının peşin yatırılan 427,60-TL harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

2.)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan 220,70-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 93,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamı 313,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.