Esas No
E. 2023/11771
Karar No
K. 2023/12523
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11771 E.  ,  2023/12523 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2279 E., 2023/2247 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 18. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/193 E., 2022/270 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Perspektif Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’nde ortak olduğu dönemle sorumlu olduğunun göz önünde bulundurulmadan düzenlenen ödeme emirlerinin iptalinin gerekmekte olduğunu, davacının Perspektif Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’ndeki ortaklığının 09.02.2011-16.06.2011 tarihleri arasında olduğunu, tebliğ edilen ödeme emirleri nin müvekkilinin şirkete ortak olduğu tarihten öncesini ve ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonrasını da kapsamakta olduğunu belirterek ödeme emirlerinin iptaline ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin usul ve Kanuna uygun olduğunu, davacının Kurum alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın kısmen kabulüne, Ümraniye SGK'nın davacı hakkında başlattığı -2010/028947, -2010/028948, -2010/028949, -2012/026974, -2012/026975, -2012/026976 takip numaralı ödeme emirlerinin iptallerine, Ümraniye SGK'nın davacı hakkında başlattığı -2012/014456 takip numaralı ödeme emirindeki 2011 yılı 7, 8 ve 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarının iptaline, davacının 2012/014456 takip numaralı ödeme emirindeki 2011 yılı 4 ve 5 inci aylara ilişkin 15.796,19 TL asıl alacak ve 33.835,29 TL gecikme zammı borcu olduğu, takibin bu şekilde devamına, Ümraniye SGK'nın davacı hakkında başlattığı -2012/018492 takip numaralı ödeme emrinin iptali talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, davacının sorumlu kabul edildiği 2011/2,3,4,5 ve 6. dönem borçlarının zamanaşımına uğramış olduğunun gözden kaçırıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Kurum vekili; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttikleri üzere 6183 sayılı Kanun'un 35 inci madesinin 2 ve 3 fıkraları gereğince davacının payını devir almasından ve devretmesinden sonraki dönemlerde de payını devir aldığı ve devir ettiği kişilerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun devam ettiğini, davacının şirkette sadece görev yaptığı dönem ile sınırlandırılarak diğer ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7143 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 35, 55, 58 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi,

2.6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde, "Limited şirket ortaklan şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” hükmü öngörülmüş iken, öngörülen istisnaları dışında 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 04.06.2008 tarih 5766 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde yer alan “Şirketten tahsil imkanı bulunmayan” ibaresi şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı maddeye, “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden, birinci fıkra hükmüne göre, müteselsilen sorumlu olurlar. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda, pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde, bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde fıkralar eklenmiştir.

3.6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde de “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kuramların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.” hükmü düzenlenmiştir.

3.Değerlendirme

Eldeki davada; ödeme emrine konu alacakların Perspektif Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi işyerine ait borçlardan kaynaklandığı, davacının 09.02.2011 tarih ve 5278 sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile pay devraldığı, 14.02.2011 tarih ve 2011-02 sayılı ortaklar kurulu kararı ile devrin kabulüne ve devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine karar verilerek 22.02.2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketteki hissesini 16.06.2011 tarih ve 21298 sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile Hakan Düz'e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 29.06.2011 tarih ve 2011-04 sayılı ortaklar kurulu kararı ile devrin kabulüne ve devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine karar verilerek 18.07.2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği görülmektedir.

Mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve açıklamalar çerçevesinde ticaret sicili kayıtları esas alınarak 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi kapsamında sorumluğu belirlenip değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin, bu maddi ve hukuki esasları gözetmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.