Esas No
E. 2009/7504
Karar No
K. 2011/1525
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/7504 E.  ,  2011/1525 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2009/1-2009/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili olan köy tüzel kişiliği ile davalı arasında düzenlenen 21.08.2008 tarihli sözleşmeyle Kilitbahir-Kepez limanı arasında yolcu ve araç taşımacılığı esaslarının belirlendiğini ancak davalının sözleşmeni 7. maddesine aykırı olarak Eceabat limanına da taşıma yaptığını, bu maddeye göre ihlalin tespiti halinde hiçbir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin münfesih sayılacağının kararlaştırıldığını, bahse konu ihlalin de mahkeme kararıyla tespit edildiğini ileri sürerek, anılan sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi istemine ilişkindir.

Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup; mahkemece, kendiliğinden göz önünde tutulmalıdır. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakkını el­de edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki ko­runmada, (davada) zorunluluk olmalıdır.

Somut olayda davacının bir eda içerir talebi bulunmayıp, sadece taraflar arasındaki sözleşmenin feshini istemektedir. Oysa, sözleşmenin feshinin sağlanması için bir mahkeme ilamına ihtiyaç bulunmayıp, davacı kendi iradesiyle bu fesih işlemini gerçekleştirebileceğinden işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog