Esas No
E. 2021/857
Karar No
K. 2024/367
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/857

KARAR NO: 2024/367

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 7/1/2021

NUMARASI: 2019/937 (E) - 2021/18 (K)

DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat

KARAR TARİHİ: 5/3/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ' ye ait olay yerini terk etmesi nedeniyle kimliği saptanamayan kişinin yönetimindeki ... plakalı aracın, müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı araca arkadan çarparak hasar görmesine neden olduğunu, bu olay nedeniyle müvekkili şirket tarağından sigortalısına 18/6/2018 günü ödenen 5.547,87 TL'nin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davalının Bakırköy ..'nci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibine itirazının iptaline, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.109,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde de belirttikleri gibi davaya konu ... plakalı aracı, dava dışı ... inşaat Sanayi Ticaret Limited şirketine uzun dönem kiralayan oto kiralama işi yapan müvekkili şirketin taraf sıfatının bulunmadığını; kazanın oluşumuna ilişkin kaza tespit tutanağı ve kusur raporu sunulmadığını, tek taraflı tutulan tutanağın kabul edilemeyeceği, bu nedenle öncelikle keşif yapılarak kusur konusunda bilirkişi ya da adli tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini; kanıtlar toplanılmadan ve tanıklar dinlenmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğnu belerirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, kasko sigortacısı davacının sigortalısına ödediği tazminatın, haksız fiil failinin işleteni olan davalıdan, rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) hükümlerine göre, trafik sicil kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3'üncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3'üncü maddesinde işleten, " ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85'inci maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Eldeki davada ise, cevap dilekçesinde... plakalı otomobilin dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine uzun dönemli kiraya verildiğini savunan davalı ... Limited Şirketi vekili, 10/6/2020 tarihli dilekçe ekinde ... plakalı aracın 2/4/2018 gününden 30/6/2018 gününe kadar sürede kiralandığına ilişkin 2/4/2018 günü düzenlenen Araç Kiralama Sözleşmesi sunmuştur. Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davalı işleten ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... Temizlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedildiği ileri sürülen kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3'üncü kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde davalı işleten ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan kanıtlarla desteklenip desteklenmediği saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Kararın kaldırılma gerekçelerine göre davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürüdüğü diğer istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü ... Ticaret Limited Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 5/3/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.