Esas No
E. 2023/75
Karar No
K. 2024/508
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/75

KARAR NO: 2024/508

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/10/2022

NUMARASI : 2020/499 Esas - 2022/563 Karar

DAVACI: ... - ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (İpoteğe dayalı icra takibinden kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/10/2020
KARAR TARİHİ: 18/03/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 04/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kandıra İcra Müdürlüğü"nün 2020/565 Esas sayılı takip dosyasıyla müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunulduğunu, takip dayanağının 2279 Sayılı Kayıplar Tarım Kredi Kooperatifi' nin alacaklısı bulunduğu ... isimli kişinin doğmuş ve doğacak borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla, 350.000TL limitli 08.06.2018 tarihli ipotek taahütnamesi olduğunu, bu taahhütname ile ... ... Köyü ... ada .... parsel sayılı taşınmaza ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin bu müteselsil kefaleti nedeniyle hakkında Kandıra İcra Müdürlüğünün 2018/819 sayılı takip dosyasıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/24 esas sayılı dosyası ile takibin iptalini istediklerini, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi' nin müteselsil kefalete ilişkin sözleşmenin 6098 Sayılı BK nın 583/1 maddesindeki şekil şartlarını taşımadığından takibin iptaline karar verdiğini, takibin iptali üzerine davalı tarafın bu kerre de aynı kefalet sözleşmesi dahilinde kefalete teminat olarak alınan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/565 esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi talebine esas takip dayanağı 08.06.2018 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi İpotek taahhütnamesi başlıklı yazının 1. Bendinde açıkça "... isimli kişinin doğmuş ve doğacak borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla, 350.000 TL limitli 08.06.2018 tarihli ipotek taahütnamesi ile ... ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazına ipotek tesis edildiği" şerhinin yazılı olduğunu, ipoteğin müteselsil kefil sıfatıyla verildiğini, kefaletin TBK' nın 583/1 maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, maddede yazılı iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bunlardan birincisinin kefalet sözleşmesinin düzenleme tarihinin kefilin el yazısı ile yazılması, ikincisinin ise el yazısı ile yazılmış tarih, azami teminat miktarının ve müteselsil kefaletin kabul edildiğinin kefiller tarafından kendi el yazıları koşulu olduğunu ancak bu koşulların yerine getirilmediğini, davalının takip başlatmada kötüniyetli olduğunu beyanla takibin karar kesinleşinceye kadar tedbiren teminatsız durdurulmasını, müvekkilinin borçlu bulunulmadığının tespitini, Kandıra İcra Müdürlüğü' nün 2020/565 Esas sayılı takibin iptalini, takip miktarının %20'si oranında haksız icra tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili kooperatifin asıl borçlu ... ile yaptığı genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aklığını, asıl borçlu ...'in tüm asalet barçlarına karşılık da davacı tarafın dava diekçesinde bahsettiği ... ada ... parsel sayılı taşınmazı ipotek verdiğini, aradan 5 yıl geçmesinin ardından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğundan bahisle Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/24 Esas sayılı dosyasıyla takibin iptali için dava açtığını, davacının o davada da işbu davaya konu ettiği gerekçeleri sıraladığını, yerel mahkemenin farklı bir gerekçe ile davayı kabul ettiğini ancak kararır henüz kesinleşmediğini, davacının huzurdaki davayı ikame ettiğini ve yine aynı gerekçelerle aynı taleplerini yenilemek suretiyle Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/77 Esas sayılı dosyası ile Kandıra İcra Müdürlüğü'nün 2020/565 esas sayılı dosyasına yönelik memur muamelesini şikayet ettiğini, bu davanın Kandıra lcra Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildiğini, davacı tarafın huzurdaki davada ileri sürdüğü hususların hukuki olmadığını, davanın da reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde müteselsil kefalete teminat olarak verilen ipotek senedinin BK 583. Maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığını ileri sürdüğünü ancak anılan kanun maddesinde bahsedilen müteselsil kefalete ilişkin hükümlerin bu davada uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, ipotek sözleşmesi ile kefalet ilişkisi arasında hiçbir bağın bulunmadığını, üçüncü kişi lehine ipotek, alacaklı bakımından aynı bir teminat sağlarken, kefaletin şahsi teminat sağladığını, davacı ... tarafından verileri ipoteğin, dava dilekçesinde bahsedilen müteselsil kefalete ilişkin verilen bir ipotek olmadığını, davacı tarafın kredi sözleşmesinden bağımsız olarak yapılan ikinci bir sözleşme ile kendi kefaletinin teminatı olarak değil, asıl borçlu ...'e açılmış veya açılacak kredilerin teminatı olarak taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirdiğini, kredi ipotek taahhütnamesinde açıkça “Kooperalifçe 339 No.lu ortak ... adına açılmış ve açılacak krediler ile müşterek borçlu müteselsil kefalet nedeniyle düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesindeki/sözleşmelerindeki aldığı/alacağı tüm asalet borçlarına karşılık borcun ödenmesini sağlamak üzere...” denildiğini, dolayısı ile burada BK 583. Maddesinde bahsedileri müteselsil kefalete ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı yan'ın kefilliği dolayısı ile ipotek vermediğini tam aksine asıl borçlunun asalet borçlarına karşılık taşınmazını ipotek ettirdiğini, davacının iddia ettiği Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği tarihin 20.05.2015 olduğunu, davacının hem Kredi İpotek Taahhütnamesi hem de ipoteğin düzenlenme tarihinin 08.06.2018 olduğunu, iddia edildiğinin aksine kefalet sözleşmesinden bağımsız olarak taraflar arasında ipotek tesisine ilişkin bir rehin sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın farklı müesseseler olan, kefalet ile ipotek tesisisini birbirinin aynı olarak gördüğünü, Kefalet sözleşmesinin TBK 581 ve devamı maddelerinde düzenmiş ve şekil şartlarının bu maddelerde belirtildiğini, ipotek sözleşmesinin ise TMK 850 ve devamı maddelerde düzenlendiğini, ipotak sözleşmesinde şekil şartı olarak TMK 856/2 maddesinde geçerliliğin resmi şekikle yapılmış olmasına bağlı olduğu hükmünün getirildiğini ve mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının duruşma günü beklenmeksizin kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, İcra takibinin durdurulması için infaz edilmiş ihtiyati tedbir kararı olmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kandıra İcra Hukuk mahkemesi müteselsil kefil olmayan üçüncü kişinin borçlunun borcuna verdiği ayni teminat zannedip davamızı reddetmiştir. İpotek sözleşmesi aynı zamanda müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesidir. Yargıtay 19.HD.2018/2767 esas-2020/81karar sayılı ve 28.01.2020 tarihli kararında ipotek sözleşmesinin müteselsil kefaletin teminatı olarak verilmesi halinde TBK 583 ve 584. maddelerde belirtilen koşulları içermesi gerektiği, bu nedenle ipotek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tesbitine karar vermiştir. Yargıtay 19.HD.2015/11906 esas-2016/5303 karar sayılı ve 24.03.2016 tarihli kararında aynı doğrultuda karar vermiş, müteselsil kefalete teminat olarak verilen ipoteğin sözleşmesinin de müteselsil kefalete ilişkin şekil koşullarını taşıması gerektiğine karar vermiştir. İpotek sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinin köy ihtiyar heyeti tarafından tasdik edilmiş bulunması 6098 sayılı TBK 583/1 maddesinde tarif edilen amir hükmün öngördüğü şekil şartlarının uygulanmasına engel değildir. Müteselsil kefalete teminat olarak sonradan verilmek zorunda kalınan ipotek sözleşmesi de müteselsil kefalete ilişkin koşulları taşımak zorundadır. İpotek sözleşmesi müteselsil kefalete ilişkin koşulları taşımadığından ve yasanın amir hükmüne aykırı olduğundan ilam niteliğinde değildir. Geçersizdir, keza müteselsil kefalete teminat olarak verilen ipotek sözleşmesinin de TBK 583/1 maddesindeki şekil koşullarını taşıması gerekmekte olup ipotek sözleşmesi bu koşulları taşımamaktadır" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Yerel mahkeme huzurunda görülen iş bu davada davacı taraf ipoteğin fekki talebinde bulunmuştur. Ancak bu talep ve iddia davacı tarafça yerel mahkemede ispatlanamadığı gibi ileri sürülen tüm hususlar da doğru değildir.

Davacı taraf Genel Kredi Sözleşmesine kefalet ile ipotek vermeyi aynı olarak görmektedir. Halbuki Genel Kredi Sözleşmesine kefil olmak ile taşınmazını üçüncü şahıs lehine ve üçüncü şahsın borçlarına karşı ipotek vermek sureti ile rehin sözleşmesi düzenlemek farklı hukuki müesseselerdir. Davacının iddia ettiği gibi kredi ipotek taahhütnamesinden yola çıkarak TBK 583. maddede belirtilen şekil noksanlığından bahsedilemez. Zira Kredi ipotek taahhütnamesi ile davacı taraf "ipotek taahhüdünde" bulunmuştur. İpotek taahhüdünün de kefalet sözleşmesi olmadığı ortadadır. Bir taahhüt içermekte olup, bunun herhangi bir şekil şartına bağlandığına ilişkin bir yasa hükmü de yoktur. Nitekim bu taahhütten sonra asıl sözleşme yapılacaktır ki, bu da yukarıda da belirtildiği üzere türk medeni kanunu 856 ve devamı maddelerinde belirtilen resmî şekilde yapılması şartına bağlanmıştır. Resmi Şekil ise tapu sicil memuru tarafından verilecek olup, zaten davacının taşınmazı üzerine ipotek tapu sicil memuru tarafından resmi sözleşme yapılmak sureti ile konulmuştur" beyanı ile davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih, 2020/499 Esas - 2022/563 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacının Kandıra İcra Dairesinin 2020/565 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davalı tarafça Kandıra İcra Müdürlüğü"nün 2020/565 Esas sayılı takip dosyası üzerinden davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunulduğu, takip dayanağının 2279 Sayılı Kayıplar Tarım Kredi Kooperatifi' nin alacaklısı bulunduğu Yaşar Çelik isimli kişinin doğmuş ve doğacak borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla, 350.000TL limitli 08.06.2018 tarihli ipotek taahütnamesi olduğu, bu taahhütname ile ... ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ipotek tesis edildiği, davacı aleyhine müteselsil kefaleti nedeniyle Kandıra İcra Müdürlüğünün 2018/819 sayılı takip dosyasıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/24 esas sayılı dosyası üzerinden sözleşmenin 6098 Sayılı BK nın 583/1 maddesindeki şekil şartlarını taşımadığından takibin iptaline karar verildiği, takibin iptali üzerine davalı tarafın bu kerre de aynı kefalet sözleşmesi dahilinde kefalete teminat olarak alınan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/565 esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi talebine esas takip dayanağı 08.06.2018 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi İpotek taahhütnamesi başlıklı yazının 1. Bendinde açıkça "... isimli kişinin doğmuş ve doğacak borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla, 350.000 TL limitli 08.06.2018 tarihli ipotek taahütnamesi ile ... ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazına ipotek tesis edildiği" şerhinin yazılı olduğu, ipoteğin müteselsil kefil sıfatıyla verildiği, kefaletin TBK' nın 583/1 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, maddede yazılı iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, bunlardan birincisinin kefalet sözleşmesinin düzenleme tarihinin kefilin el yazısı ile yazılması, ikincisinin ise el yazısı ile yazılmış tarih, azami teminat miktarının ve müteselsil kefaletin kabul edildiğinin kefiller tarafından kendi el yazıları koşulu olduğu, ancak bu koşulların yerine getirilmediği iddiasıyla davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/565 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olunmadığı yönünde karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan 28/12/2021tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, huzurdaki dava konusu ipoteği; dava dışı asıl borçlunun davalı Kooperatiften almış olduğu kredilere vermiş olduğu müteselsil kefaletin teminatı olarak oluşturduğunu, vermiş olduğu kefaletin geçersiz olması nedeniyle borçlu olmadığını ve ipoteğin fekkedilmesi gerektiğini, davalı tarafın ise; davacı tarafından verilen ipoteğin, kefalete ilişkin olarak verilen ipotek olmadığını, davacının kendi kefaletinin teminatı olarak değil, asıl borçlu ...'e açılmış veya açılacak kredilerin teminatı olarak tesis ettirildiğini ileri sürdüklerinin görüldüğünü, davaya konu ipoteğin kefalet sözleşmesinin teminatı olarak mı, yoksa kefalet sözleşmesinden bağımsız olarak mı dava dışı borçlu ...'in borçlarının terninatı olarak mı verildiğinin tespitine yönelik olarak; davalı Kooperatif'in 30.03.2021 tarih 42302372-859-3 sayılı yazısı ek'inde, dava dosyasına sunmuş olduğu "Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Sözleşmesi suretinin incelenmesinde; Davalı Köoperatif ile dava dış ... Arasında 20.05.2015 tarihinde düzenlendiği limitinin 350.000,00-TL olduğunu, sözleşmenin 7. Sayfasındaki "Müteselsil Kefiller" kısmında davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, kefalet tutarının rakam ve yazı ile 350.000,00-TL olarak ve adı-soyadının el ile yazılarak imzalanmış olduğu ancak“Müteselsil Kefi” olarak yazılmış kefalet türünün, matbuu yazı olduğu el ile yazılarak belirtilmemiş olduğu ve kefalet tarihinin bulunmadığının görüldüğünü, 6098 sayılı TBK'nun 583. Maddesi 1. Fıkrası hükmüne göre; davacı ...'nın belirtilen kredi sözleşmesindeki kefaletinin şekil şartlarının, tamamen ikmal edilmemiş olduğunun tespit edildiğini, Kandıra Tapu Müdürlüğü'nün dava dosyasına sunduğu, Huzurdaki dava konusu 08.08.2018 tarih ... Yevmiye nolu 350.000,00-TL tutarlı ipotekle ilgili "Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi İpotek Taahhütnamesi'nin incelenmesinde;1. Maddesi metnindeki ifadeden; dava konusu ipoteğin, davalı Kooperatif'in dava dışı ... adına açılmış/açılacak tüm asalet borçlarına karşılık borcun ödenmesini sağlamak üzere verilmiş oktuğunu, Kredi Sözleşmesindeki kefalet borcu ile ilişkili olmadığını, kefalet sözleşmesinden bağımsız olarak verildiğinin anlaşıldığını, madde metninde yer alan "müşterek borçlu ve müteselsil kefalet nedeniyle düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesindeki/Sözleşmelerindeki şartlarla” ifadesi ile sadece; borçlunun asaleten aldığı kredinin şartlarını düzenleyen sözleşmenin tarif edilmesini sağlamasının amaçlandığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı kooperatifin müzekkere cevabı 30/03/2021 tarihli yazı ekinde dava dosyasına sunmuş olduğu asıl kredi borçlusu ...'in ''Ayrıntılı Ortak Kredi Kartı'nın'' incelenmesinde; 03/04/2021 tarihli itibariyle 13 ayrı krediden kaynaklanan toplam 230.144,64-TL borcunun bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada; davalı ... Kayıplar Tarım Kredi Kooperatifince ipotekle teminat altına alınan alacağının tahsili için 19/10/2020 tarihinde Kandıra İcra Dairesinin 2020/565 takip sayılı dosyasından davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, dosya arasına alınan İpotek sözleşmesinin incelemesinde; davacı ... tarafından davalı kooperatif ortağı olan dava dışı ... adına açılmış/açılacak krediler ile müşterek borçlu ve müteselsil kefalet nedeniyle düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesindeki şartlarla aldığı/alacağı tüm asalet borçlarına karşılık borcun ödenmesini sağlamak üzere adına kayıtlı ... Köyü ... ada ... parsel de kain taşınmazını davalı kooperatif lehine ipotek verildiği, ipotek limitinin 350.000,00 TL olduğu, davacı taraf ipoteğin müteselsil kefil sıfatıyla verildiğinden bahisle 6098 sayılı Borçlar Kanunun 583 maddesinde belirtilen şekil şartlarını taşımadığını, davalı kooperatifin dava dışı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takipte Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 07.10.2020 tarih 2020/24 Esas 2020/42 Karar sayılı kararı ile takibin iptal edilmesi sonrasında aynı sözleşmeye dayanarak takip yapıldığını iddia ettiği, eldeki davada, dava konusu yapılan takip ve takibin dayanağı ile İcra Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edilen takip ve takibin dayanağının farklı olduğu, iptal edilen Kandıra İcra Dairesinin 2018/819 Esas sayılı takip dosyasının dayanağı 20.05.2015 düzenleme tarihli 1558 sayılı sözleşme numaralı Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesi olduğu, davacının iş bu sözleşmeyi dava dışı ...'in borçlarına karşılık müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, oysaki dava konusu takipte dava dışı ...'in kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçları davacının davalı kooperatif lehine verdiği ipotekle teminat altına alındığı anlaşılmıştır.

Kefalet ve ipotek farklı farklı hukuki kurumlar olup, birbirinden bağımsızdır, geçerli olmaları için gerekli şekil şartları ve sağladıkları teminatın niteliği farklılık arzetmektedir. Kefaletin geçerli olması için TBK'nun 583 ve 584 maddesi geçerlilik şartı iken ipoteğin kurulmasında böyle bir şart öngörülmemiştir. Kefalet sözleşmesinde kefil borçtan kişisel olarak sorumlu iken başkasının borcu için taşınmazını ipotek veren kişinin sorumluğu ayni bir sorumluluktur ve taşınmazla sınırlıdır. Taşınmaz ipoteğinde müteselsil kefalete ilişkin TBK.nun 583 maddesi uygulanmaz.

Eldeki davada, yerel mahkemece; dosya arasına aldırılan 28.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu ipoteğin kefalet sözleşmesinden bağımsız olarak verildiğinin belirtildiği, 07.07.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ipotekle teminat altına alınan alacağın ödenmediği, kaldı ki davacı tarafın ödeme yönünde bir iddiası da bulunmadığı anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; tarafların vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/03/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.